Kim figüran,kimaktör, kim yönetmen?!

Kim figüran,kimaktör, kim yönetmen?!

Bir oyun oynanıyor... Ne kadarı gölge oyunu, ne kadarı tiyatro, ne kadarı gerçek hayat hikâyesi... Henüz belli değil. Bu oyunda kim maşa, kim tetikçi, kim karar verici, kim uygulayıcı... Tam belli değil.
Oyunu kurgulayanlar, önce topçu ateşiyle hedefi sislediler! Sisler tam olarak dağılana kadar, neyin ne olduğu net biçimde görülemeyecek. Sisler dağılana kadar da, zaten işlerini bitirmiş olacaklar!..
Şu bir gerçek ki, usta oyuncular oyunu iyi kurgulamışlar. Hâlihazırda pürolarını tüttürerek gidişatı seyrediyorlar. Dahası kimilerinin bu oyunu yorumlama biçimine de, hafiften gülüp ayrıca keyif alıyorlar. Baksanıza aynı anda üç televizyon kanalında Kemal Kılıçdaroğlu (Nam-ı diğer Gandi Kemal) konuk ediliyor. O da bu havaya kapılarak daha şimdiden iktidar için oy oranını yüzde kırk olarak ilan etti. Eh, zaten peşinen yapılmış olan anketlere göre de, yeni kahramanımızın ismi dahi yetmiş, daha şimdiden CHP’nin oyu yüzde 32’lere çıkmış bile... Yüzde kırka varmaya ne kaldı ki!
“Aah, rüyalar gerçek olsa...” diye başlayan bir şarkı vardı.
Elbette insan rüya da görebilir, hayal de kurabilir. Hiç değilse bu memlekette demokrasi var. İsteyen istediğini söyleyebilir. De... neticenin nereye varacağını iyi hesaplamazsa, hüsran kaçınılmaz olur. Medyanın bir bölümü, kahramanı çok fena uçuruyor. Özellikle Ayamama Deresini nehir sanan eski yönetmen ile onun yazı işleri müdürü, olayı fazlasıyla abartmış. Bakar mısınız şu başlığa: “O artık halkın Gandisi, o artık halkın lideri...” Mahatma Gandi, İngiliz sömürgesi olan Hindistan’da, halkı adına pasif direnişle özgürlük mücadelesi veriyordu. Ne alakası var şimdi, demeyin. Teşbihte hata olmaz deyip geçin. Hatta “Tıpkı İsmet Paşa’ya karşı, Ecevit’in köy köy, kapı kapı dolaşıp mücadeleyi sürdürmesi ve sonuçta Milli Mücadele Kahramanını alt etmesi gibi...” damardan giren şişirmelere de fazla takılmayın. Neticede bu üslup meselesi. Hem siyasette her şey doğru olmak zorunda değil ki!
“Gandi Kemal” herhangi bir sömürge yönetimine veya Baykal’a karşı öyle köy köy, kapı kapı dolaşıp bir mücadele vermedi. Tam tersine, böyle bir iş için aday bile olmayacağını ilan etti. Fakat ne olduysa oldu, herhalde oyun planı sonucu, 24 saat içinde fikrini değiştirdi ve yalnız adaylıkla yetinmeyip başbakanlığa da soyundu. Bakalım daha neler olacak... Neler olacak dediğim şu, esas oğlan kim olacak? Zira ilk günden beri, vatandaş ancak figüran olabilir diyorum. Yani esas Kemal arkadan gelecek. “Esas Kemal” dedim diye, siz hemen Kemal Derviş’i anlamayın! Olabilir de olmayabilir de. Memlekette çook Kemal var!
Kemal’e gaz verenler, Ecevit’in, “TOPRAK İŞLEYENİN SU KULLANANIN” diyerek, halkın gönlüne girdiğini hatırlatıyor. Sizce çağdaş Gandi‘nin sloganı ne olacak?.. Şu sorunun cevabı daha mühim: Figüranı gördük, beklenen aktör kim ve ne vakit gelecek? Ama asıl merak konusu: Bu müthiş oyunu sahneye koyan usta yönetmen kimdir kardeşim?!. Benim bir tahminim var...


Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi