Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Esnafa “kredi desteği” ve “sosyal koruma” politi

Esnafa “kredi desteği” ve “sosyal koruma” politi

Esnafa kredi desteği kapsamında 2,5 günde KOSGEB üzerinden milyarlarca lira para dağıtıldı.
Aslında esnafa aktarılan bu para piyasaya enjekte edildi.. Hem de tam da benzeri daha önce değişik Avrupa ülkelerinde ve Dubai’de görülen alışveriş festivali öncesinde..
Ardından Ömer Dinçer yeni bir projeden söz etti. SGK kapsamında, Hükümet, geliri asgari ücretin yarısından az olan ailelere, “sosyal koruma” adı altında sabit maaş verecek. Türkiye’de, aile yardım ödeneği, doğum yardımı ödeneği, ölüm yardımı ödeneği, cenaze gideri, asgari geçim indirimi, primden muaf tutulan çocuk ve aile zamları, özürlü yakını aylığı, özürlü bakım parası olarak pek çok yardım yapılıyor.
Dinçer tüm Avrupa ülkelerindeki aile yardımlarını, “primsiz yardım” sistemine ilişkin örnekleri incelediklerini söylüyor.. Bu kapsamda, yapılan tüm yardımları “sosyal yardım” kapsamından çıkarıp “sosyal hak” anlayışına kavuşturmak istediklerini söylüyor Dinçer.
Yani bu ülkenin yurttaşı olan herkes bu haktan yararlanacak. Bunu daha da ileri götürmek gerek. Bu ülkede yaşayan herkes, yabancılar da dahil, koruma kapsamına alınmalı..
Bu konuda devlet de yardımcı olabilir ama, toplum da bu konuda örgütlenmeli. Hatta devlet bu yardımları insani yardım kuruluşları eliyle yapmalı..
Aslında bu 3-5 milyarı gözümüzde büyütmeyelim. Tamam eskiden 700 milyon dolar borç alacağız diye IMF’nin kapısında bekletildiğimiz günlerden geliyoruz, ama artık IMF’nin kapısını dün bize borç veren ülkeler çalıyor, ama aslında bu şekilde davranarak biz kaybetmiyoruz, kazanıyoruz.
Kazancımız sadece manevi bir kazanç, vicdani bir tatmin değil.
Piyasaya enjekte ettiğiniz bu mikro krediler, anında piyasaya yansıyor.. İnsanlar borçtan kurtuluyor. Piyasa canlanıyor.. Bir yıl içinde bu para aslında devlete daha fazlası ile geri dönüyor..
Bu konuyu zaman zaman yazıyorum. Aslında konuyla ilgili başka projelerim de var.. Hükümet ve belediyelerin vatandaşa borcunu ödemesi, şirketlerin Maliye’den alacaklarının ödenmesi, hem Maliye’yi ve hem de piyasayı ciddi bir şekilde rahatlatır. Bunun için de yeni piyasa enstrümanları üretebiliriz..
Yurt dışında çalışan A(hmet), ilçesine geri döner. Gayrimenkul ihtilafının çözülmesi için dava açmak gerekmektedir ve bunun için avukat B’ye gider. Avukat ile 200.000 liraya anlaşırlar. 100.000 lira peşin ve 100.000 daha sonra ödemek üzere.. A, sabah 9.00’da parayı avukat B’ye öder. 100.000 lira alan B, yeni bir daire almıştır ve müteahhit C’ye 100.000 lira borcunu kapatır. Müteahhit C 100.000 lira alınca doğru nalbur D’ye giderek 100.000 lira borcunu kapatır ve borcu kalmaz. 100.000 lira alan nalbur D elindeki para ile fabrikatör E’ye olan 100.000 lira borcunu öder. Fabrikatör E aldığı 100.000 lira ile hammadde toptancısı, ithalatçı F’ye olan borcunu kapatır. F aldığı para ile aylardır işçilerine yemek sağlayan ödeme yapmadığı catering firması G’ye olan borcunu kapatır. G, gıda toptancısı H’ye olan borcunu öder. H elindeki para ile tarım işletmecisi I’ya olan borcunu kapar. I, yurt dışından gelen A ile bir gayrimenkul üzerinde ihtilaflıdır. Aldığı parayı avukatlık ücreti olarak öder. Pazartesi akşamı saat 5 civarı A avukatın ofisine gelir ve avukatlık anlaşmasından vazgeçtiğini ve kaparosu olan 100.000 lirayı geri istediğini söyler. Avukat da I’dan aldığı 100.000 lirayı geri verir. Böylece ilçede herkesin borcu bitmiştir ve A da üstüne parasını geri almıştır. Sabah saat 9’da verdi ve akşam 5’te geri aldı. Herkes de borcundan kurtuldu. Ortada para yok. Ama piyasada bir hareketlilik olur.. 100.000 lira tam 1.000.000 liralık iş başarmıştır.. Aslında piyasadaki bu hareketlilik domino etkisi ile başka alışverişleri de tetikleyecek, devlet de bundan vergi alacaktır.. Yani bu işte herkes mutludur..
Piyasada hareket sağlamak için “alış”-“veriş” gereklidir. Hem piyasaya para enjekte etmek ve hem de onu geri toplamak gerekiyor..
Ve tabii piyasayı dengelemek, kötü amaçlı müdahalelerden korumak için de, devletin piyasaya güven vermesi, illegal müdahalelere karşı dikkatli olması ve Merkez Bankası’nda belli bir stok tutması gerekiyor..
Merkez Bankası artık 50 milyar değil, 100 milyar derken, 150 milyara varan rezervi ile aslında piyasalara güven ve istikrar kazandırmaktadır.. İzlanda, Yunanistan, İrlanda, İspanya, Portekiz, Belçika krizle cebelleşirken, Türkiye’de işler iyi yönde gelişmeye devam ediyor.. Yeni yıla güvenle giriyoruz.
Selam ve dua ile..


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahman Dilipak Arşivi