Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Dil ve Din

Dil ve Din

İlk ezberlediğim şiir İstiklal Marşıydı. Tamamını ezbere biliyorum diye öğretmen okulu imtihanında başarısız sayılmıştım.
“Bu çocuk İstiklal Marşının tüm kıtalarını bildiğine göre ailesinde hacı hoca vardır” diye beni tard etmişlerdi.
Doğru, rahmetli dedem âlim bir insandı. Babam da kendi halinde iyi bir Müslümandı. Ben de zaten; “İstiklal Marşı vatan ve din sevgisini anlatıyor” diye ezberlemiştim.
Ezberlemiştim ezberlemeye de şiirin sözlerinden pek çoğunu anlamıyordum. Anlamadığım halde yine de seviyordum. Demek ki ruhuma hitap ediyormuş.
Dedem anlıyordu, babam anlıyordu, ben anlamıyordum. Dedemin diliyle benim dilim arasında problem vardı.
Evimizde kocaman bir “Osmanlıca Türkçe” sözlük bulunurdu. Böyle bir sözlüğün ne işe yaradığını çok sonra anlamıştım.
Kim benim dilime hangi hakla müdahale etmişti? Dedemin harfleriyle benim harflerimi kim niye değiştirmişti? Bu işi yapanların muradı neydi?
Soruların cevabını herkes bilir. “Dil değişirse belki din de değişir, yeni bir dille yeni bir din getirebilir miyiz çabalarıymış.”
Bugün ülkemizin resmi dili Türkçedir. Böyle de kalmalıdır. Yıllarca tüm değişim planlarına rağmen Türkçe bilenler Türkçesini, Kürtçe bilenler Kürtçesini korumuştur.
¥
D. Mehmet Doğan’ın İz Yayıncılık’tan çıkan “Yüzyılın Soykırımı” kitabında Türkçe üzerine oynanan oyunlar belgeleriyle anlatılır.
Dönemin MHP, DSP ve ANAP iktidarında, Türkçe üzerine oynanan oyunlardan bazı örnekler sunmak isterim.
Doğan’ın belgelere dayandırarak sorduğu sorular şöyle:
“İstiklal,” “Kanun,” “Millet,” “Milli,” “Milliyetçi,” “Nutuk” gibi kelimeler nasıl yasaklanabilir?”
Bunların olduğu gibi kullanılmasında resmi zaruret vardır. “İstiklal Marşı” yerine “Bağımsızlık Marşı” denilebilir mi?
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin adını “Ulus” meclisine çevirebilir miyiz? Milli Eğitim Bakanlığına durup dururken, “Ulusal Eğitim Bakanlığı” diyebilir miyiz?
Daha yasaklar ve sorular bu kadar değil, Mehmet Doğan çeşitli örnekler vermiş.
Mesela “Memleket” kelimesi bile yasaklar arasına girmiş. Dahası da var. “Vatan” da yasaklar arasına alınmış.
Yasaklanan kelimelerin nedeni çok açık. Bu kelimeler, dini değerleri çağrıştırıyor diye. Yani “Yine yanıyor yeşil köşkün lambaları” şarkısında olduğu gibi.
Bu şarkı da bir dönem CHP tarafından TRT radyolarında yasaklanmış. Sırf “Yeşil” İslam’ı çağrıştırıyor diye.
¥
Memleket nihayet tam huzura doğru yelken açmışken, iki dil tartışması meydana getirerek, Kürtçe üzerinden rant elde etmek isteyenlerin derdi; “dil” değil, “dindir.”
Bu ülkede barışı ve huzuru sağlayan tek neden “dini değerlerdir.” Kargaşa, kaos ve terör isteyenlerin esas rahatsızlığı da işte burada yatmaktadır.
Müslüman Kürtlerin dili üzerinden dinine müdahale edilmek isteniyor. Müslüman Kürtler din konusunda çok hassastır ve öncelikleri dilleri değil, dinleridir.
Terör örgütünün siyasi kanadı BDP ise, Müslüman Kürtleri bu nazik noktasından vurmak istiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi