M. Emin Parlaktürk

M. Emin Parlaktürk

Spor Mabedleri

Spor Mabedleri

Yozlaşma mı, cehalet mi, adını koyamıyorum.
Dalalet mi, sapıtma mı, bilemiyorum.
Dinsizleşme mi, soysuzlaşma mı, söylemeye dilim varmıyor!
Ama şurası bir gerçek ki, korkunç bir yanlışın normalleştiğine şahit oluyoruz.
Bu yanlış; stadyumların mabede dönüştürülmesidir.
Yanlış okumadınız.
Asrın en muhteşem mabedleri oldu stadyumlar!
Yani, top sahaları...
***
Batlılılar veya gayrimüslim unsurlar için haydi neyse!
Onlar, stadyumlarını mabed yapabilirler.
Kiliseler ve havralar, zaten çoktandır "mabed" olmaktan çıkarıldılar.
Her biri, konser salonlarına, sosyal yardım alanlarına ve hatta entrika yuvalarına dönüştürüldüler.
Bu yüzden stadlarını mabed yapmaları onlara yakışır.
Ama, ya Müslümanlar?!
Bakıyorum da, batıdan ithal tüm spor branşları ve bunların yapıldığı mekanlar, batılılara taş çıkartacak önem ve kıymette Müslüman tarafından benimseniyor.
Bu sporlar, adeta kutsanıyor, sporcular mabudlaştırılıyor, mekanlar mabedleştiriliyor.
Korkunç bir şey bu!
Açın bizim gazetelerin spor sayfalarını.
Görün taraftarlıktaki imanı ve takım tutmadaki fanatik hali.
Ve stadyumları için, "burası bizim mabedimiz" haykırışlarını...
Futbolun İlahı, Basketbol Cini, Sarı Melekler, Kırmızı Şeytanlar....
Bunlar hep spor dünyasında kullanılan tanımlamalar!
Bu yanlış kullanımları basite alırsak, bu yozlaşmanın sonu nereye varır?!
***
Ali Sami Yen Stadı'nın yıkılma kararı ve yerine T.Telekom Arena Stadı'nın yapılmasıyla kullanılan tabirler beni ürküttü.
"Eski mabedimize ağlıyoruz ama, yeni mabedimize kavuşuyor olmak tek tessellimiz" diyen Müslüman taraftarlar gördüm.
Bir mabedin yıkılışına ağlayan, üzülen, hüzünlenen Müslüman!
Acaba, Mescid-i Aksa yıkılırken aynı hüznü de yaşıyor mu, diye düşündüm.
Ali Sami Yen için döktüğü gözyaşı kadar, yer yüzünde bombalanan camiler, mescitler için de göz yaşı akıtabildi mi bu Müslüman!
Yeni mabedi Arena'nın açılışına sevindiği kadar, bu kardeşimiz yeni açılan cami ve mescitlere de sevinebildi mi acaba!
Mabed!
İbadet edilen yer.
Kulluk yapılan mekan.
Allah'a secde edilen kutsal ev.
Bunların ortak adı, Müslümanlar için Camiler ve Mescidlerdir.
Ve ibadet anlamında her yer Cami ve Mescittir.
Yani ibadet edecek olan bir Müslüman, yeryüzünün her tarafını cami ve mescit olarak kullanabilir.
Eğer stadyumlar, bu amaca hizmet etmek üzere inşa edilmişlerse mesele yok!
Buralar da mabed sayılabilir.
Ama stadlar, ne yazık ki böyle bir amaç için inşa edilmiyorlar.
Aksine, oradaki faaliyetler ve musabakalar, onbinlerce seyirciyi tam da ibadet saatlerinde namazdan alıkoyuyor.
Allah'ı anmaktan, dua yapmaktan, Allah'a kul olmaktan uzaklaştırıyor.
Dolayısıyla bu yerler, Allah'a ibadet yeri anlamında "mabed" olmaktan çkıkıyor, Allah'tan insanı uzaklaştıran "mabed" haline geliyor.
Bir başka ifadeyle, "Şeytan'ın mabedi"ne dönüşüyor.
Çünkü, insanı Allah'tan uzaklaştıranın ancak Şeytan olduğunu her Müslüman bilir.
Bu anlamda stadyumlara "mabed" yakıştırması, Şeytan'a nispet edildiği taktirde doğrudur.
***
Stadyumları dolduranların büyük çoğunluğunun Müslüman olduğu düşünülürse, manzara hazindir.
Hele, bu yerler için bir Müslüman'ın "bizim mabedimiz" demesi, imani bir problemdir.
Medya'daki bu yanlış ve tehlikeli kullanımdan, yetkililerin de sakınması gerekmektedir.
Kavramların yanlış kullanılması ve yerleştirilmesi, bir toplumun felaketi için yeterlidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
M. Emin Parlaktürk Arşivi