Hasan Karakaya

Hasan Karakaya

Hür Adam ve Kurtlar Vadisi Filistin... Bu düşmanlık niye?

Hür Adam ve Kurtlar Vadisi Filistin... Bu düşmanlık niye?

Bunun adı “çifte standart”tır, bunun adı “ikiyüzlülük”tür... Bunun adı “fikir fahişeliği”dir!.. Sen kalkacak, “Muhteşem Yüzyıl” adlı “müptezel” bir diziye tepki gösterenlere karşı çıkıp; “Ne var bunda?.. O, bir belgesel değil ki, bir kurgu!.. Alt tarafı bir film, bu tepki niye?” diyeceksin ama bir yandan da gerek Said Nursî’nin hayatının anlatıldığı “Hür Adam” veya “Kurtlar Vadisi Filistin” filmlerine, ağzına geleni söyleyeceksin!..
Neymiş, Said Nursi gibi bir adam, Mustafa Kemal’e nasıl kafa tutabilir, nasıl “namaz tavsiyesi”nde bulunabilirmiş!..
Ulan salak;
“O da bir film” deyip geçsene!..
Ne yani; koskoca Kanuni Sultan Süleyman’ın, Harem’den ve Hürrem Sultan’ın koynundan çıkmaması bir “film”, bir “kurgu” oluyor da, Hür Adam niye kurgu olmasın?..
TANRISEVER’E TEBRİK
Vaktim müsait olmadığı için “Gala”sına gidemediğim Hür Adam’ı, Cumartesi günü eşimle birlikte seyrettim.
Ne yalan söyleyeyim;
Bugüne kadar gittiğim filmleri “3-4 kişi” ile seyrederken, Hür Adam’ı, “bir salon dolusu insan”la birlikte seyrettim...
İlgi, hayli çoktu!..
Mehmet Tanrısever’i tebrik ediyorum.
Gerek “Said Nursi’nin hayatı”nı, gerek ona “hayatı zindan edenleri” öyle güzel tasvir etmiş ki, “yaklaşık 3 saat süren” filmi, adeta soluksuz izledim...
İtiraf edeyim ki;
Filmde, “mesaj enflasyonu” göreceğimi sanmıştım... Oysa Mehmet Tanrısever, mesaja boğmamış filmi... Bunun yerine, Said Nursi’nin çektiği “işkence”lere, verdiği “mücadele”ye ve birilerinin Said Nursi Hazretleri’ni “zehirleme” çabalarına ağırlık vermiş ki; “kurgu” olarak da, “teknik” olarak da güzel bir film çıkarmış ortaya...
Said Nursi, bir “Kürt” olmasına ve başına ne geldiyse “Kürtlüğünden” dolayı gelmiş olmasına rağmen, verdiği bir mesaj çok anlamlı geldi bana;
“Beni sürgün edenlere, bana işkence yapanlara, beni susturmak ve öldürmek isteyenlere baktım da, hiçbiri Türk değildi!.. Çünkü, yüzyıllarca İslâm’ın bayraktarlığını yapan Türkler, bir Müslümana bunları yapamaz!”
PKK-İSRAİL İŞBİRLİĞİ!
Galiba öyle...
Baksanıza; “Türk-Kürt kardeşliği”ni dilinden düşürmeyen Said Nursi; ne “Kürtçü”lerin gündeminde var, ne “Türkçü”lerin!..
Sorarım size;
Bunun altında bir “iş” yok mu?..
Bunun altında bir “hinoğluhinlik” yok mu?.. “Türk-Kürt kardeşliği” tezini savunması gerekenlere bakıyoruz, ya PKK ile kol kola, ya İsrail ile!..
Geçenlerde Akit’te yer alan haberi herhalde okumuşsunuzdur...
“PKK-İsrail ilişkisinin en net delilleri ortaya çıktı” deniliyordu haberde...
Çünkü, “İsrail televizyonları”nda yayınlanan bir “belgesel”de, PKK elebaşılarından Murat Karayılan, Türkiye’ye karşı savaşta “İsrail ile omuz omuza olduklarını” söylüyor ve göğsünü gere gere şunları söylüyordu:
“Siz Mavi Marmara’yı vururken, biz de İskenderun’daki Deniz Üssüne karşı çok başarılı bir eylem gerçekleştirdik!”
Belgeselde “MOSSAD ajanları” da konuşmuş ve “PKK’lıları nasıl eğittiklerini” ballandıra ballandıra anlatmışlar...
Programda; “PKK-İsrail kardeşliğine adanmış şarkılar” da yer almış ki, gerisini siz hesap edin!..
Demek oluyor ki;
Said Nursi’ye dün “fizikî” olarak “işkence” edip “dışlayan”lar nasıl “Türk” değilse, herhalde “Kürt” de değildir!..
Onlar, kafa kâğıtlarında “Türk” yazsa da, “yabancı”dırlar!..
Kim bilir, belki de “kabuklu”durlar!..
İSRAİL’İN DERDİ, KARTELİ GERDİ!
Bunu, işkembeden atmıyorum...
Elbette bir bildiğim var ki, söylüyorum.
Efendim, herhalde dikkatinizi çekmiştir!
Kanuni Sultan Süleyman gibi, ömrünün büyük kısmını “at” üzerinde geçiren bir adamı sürekli “avrat” üzerinde gösteren “Muhteşem Yüzyıl” adlı “müptezel” diziye övgü yağdıranlar, Hür Adam’ı gözlerden düşürmeye çalışırlarken, 28 Ocak’ta gösterime girecek “Kurtlar Vadisi Filistin” filminin “fragman”larına bile ateş püskürmeye başladılar!..
Neymiş, bu film “Türk-İsrail ilişkilerine zarar verir”miş!..
Bu film; “yumuşama eğilimi” gösteren ilişkileri, yeniden “gerebilir”miş!..
Ulan, “ikiyüzlü embesil”ler!..
Siz, o “müptezel dizi” ile “Türk halkını germiyor musunuz” ki, kalkmış İsrail’i dert ediyorsunuz?..
Söyleyen hele;
İsrail’in derdi, sizi niye gerdi?.
Yoksa siz “Türk” değil misiniz?.. Yoksa, “Mavi Marmara’da barbarca katledilen 9 Türk” sizin umurunuzda değil mi?..
“Sünnet” olmuş olabilirsiniz, ama galiba, sizin de beyniniz “kabuklu!”
Öyle olmalı ki;
“Kavuklu”lara hakaret ederken, hep “kabuklu”ların yanında yer alıyorsunuz!..
Ne garip değil mi?..
“Kurtlar Vadisi Filistin” filmine, tıpkı “yerli(!) kabuklular” gibi, Almanya’daki “Hıristiyan kabuklular” da tepki göstermişler!.. Bu haber, “kartel gazeteleri”nde 1. sayfadan kocaman verildi.
Filmin, Almanya’da 27 Ocak’ta gösterime girmesine tepki gösteren Almanların Hıristiyan ve Sosyal Demokrat siyasetçileri demişler ki; “Bu film, antisemitik duyguları körüklüyor!”
İsrail neyi körüklemişti acaba?..
“9 Türk’ü öldüren” ateşi körükleyen İsrail değil miydi?..
Ama ona “gık” yok!..
Çünkü “yular”ları İsrail’in elinde!..
Ben, yine de;
“Alman öfkesi”nin, sadece “Kurtlar Vadisi Filistin” filminden kaynaklandığını sanmıyorum...
Onların derdi, daha başka!..
Hani, bir atasözümüz vardır:
“Kızım sana söylüyorum,
Gelinim sen anla!”
Almanlar, “Polat Alemdar” üzerinden Türkiye’ye “mesaj” vermenin derdindeler... Türkiye’ye “düşman” görünüyorlar ki, İsrail’e “dost” olduklarını göstersinler!..
Hatırlarsınız;
Bunu, Alman Başbakanı Angela Merkel de yapmıştı geçtiğimiz günlerde!..
MERKEL’E ERDOĞAN’DAN CEVAP!
¥ Tarih, 11 Ocak 2011...
Kıbrıs Rum Kesimi’ne giden Almanya Başbakanı Angela Merkel, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ile görüşmüştü... Merkel Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünde Türkiye ve Kıbrıslı Türkler’in sorumlu olduğunu belirterek, “Güney Kıbrıs, çözüm için elinden geleni yaptı ama Türk tarafı buna karşılık vermedi” iddiasında bulunmuştu..
¥ Tarih, 12 Ocak 2011
Merkel’in iddialarına anında karşılık veren Başbakan Tayyip Erdoğan da demişti ki;
“Bayan Merkel konuştuğunu da herhalde unutuyor. ‘Güney Kıbrıs’ı AB’ye almak yanlış olmuştur’ ifadesini kullanan kendisi değil miydi?.. Sizin şansölyeliğinizden önceki dönemini de araştırın. Sayın Merkel, herhalde Kıbrıs sorununun kendi başbakanlığı döneminden itibaren devam eden bir süreç zannediyor. Kıbrıs sorununun geçmişini bilmiyor. Halbuki, şu anda anamuhalefet partisinin geçmişteki lideriyle bunu görüşme fırsatını bulabilseydi Kıbrıs sorununun asıl failinin kimler olduğunu gayet iyi anlardı.”
Erdoğan, bu cevapla da yetinmedi... Daha sonraki açıklamaları daha sertti:
“Merkel, bir tarih cahilidir!..
Ve de Kıbrıs meselesine Fransız’dır!
Türkiye’den özür dilemelidir!”
AMAAN PETROL, CANIM PETROL!
Şunu demeye çalışıyorum...
Ortada “fol yok, yumurta yok” iken önce Bayan Merkel, sonra da Alman politikacılar, niye “Türkiye’yi hedef almaya” başladılar acaba?..
Öyle ya; “Kıbrıs” olayında Rumlar, “Mavi Marmara katliamı”nda ise İsrail suçlu!.. Bu gerçek ayan-beyan ortada iken, Almanlar niye “İsrail”in yanında yer aldı, Türkiye’ye niye “düşman” kesildi?..
Size, her zaman derim ya;
Asla “gösterilen”lerle yetinmeyin, “perde arkası”nı araştırın!..
“Almanya tarafından tırmandırılan Türkiye aleyhtarlığı”nın gerçek sebebi de; ne “Kurtlar Vadisi Filistin”dir, ne de “Ada’daki çözümsüzlük!”
Bunun sebebi, “petrol”dür, petrol!..
17 Ocak 2011 tarihli Sabah’taki yazısında, Yavuz Donat, özetle şunları yazıyordu:
Güney Kıbrıs açıklarında “petrol” var, “gaz” var.
Bunu “ortak işletelim” diyen Güney Kıbrıs’la İsrail arasında anlaşma da var.
Almanya istiyor ki:
“Bu işe beni de dahil edin... Birlikte yapalım.”
“Oyuna” Almanya’yı dahil etmenin “bedeline” gelince...
Bedel “Türkiye eleştirisi!”
Fransa lideri Sarkozy de Güney Kıbrıs’a gidecek.
Kimsenin şüphesi olmasın, o da “Türkiye’yi eleştirecek.”
Belki “Merkel’den daha sert bir üslupla.”
“Nedeni” aynı:
“Petrol oyununun dışında kalmamak.”
Türkiye ile İsrail’in şu sıralar “arası açık.”
Öyleyse “durumdan vazife çıkarmak” gerek.
“Güney Kıbrıs... İsrail... Almanya... Fransa.”
Türkiye’ye karşı “can ciğer, kuzu sarması.”
“Tezgâh” bu kadar basit.
BUNLAR “ORGANİZE” İŞLER!
Evet, “tezgâh” bu kadar basit!..
Bir defa gördük ki;
“Eleştiri” veya “düşmanlık”ların perde gerisinde, “daha derin hesaplar” var!..
Siz, bu “ölçü”yü alın;
“Kurtlar Vadisi Filistin”e karşı “öfke kusanlara” uygulayın!..
Siz, bu “ölçü”yü alın;
“Müptezel” dizide; “at” üstünde ömür tüketmiş “kavuklu”ları “avrat” üstünden inmeyen biri gibi gösteren “kafası kabuklu”lara uygulayın!..
Göreceksiniz ki, “zihniyet” aynıdır!..
Bunlar “organize”dirler!..
Bunlar var ya;
“Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” diyen insanlara “düşman”dırlar!.
Çünkü onlar;
“Batı’nın müebbed köleleri”dir!..
Hep, “Sahibinin Sesi”ni dinlerler!..
=================
Rapor değil, diktanın diktesi!
Bir “ucube rapor” ki; İsrail’in Haaretz gazetesi bile; Emekli Yargıç Yaakov Turkel tarafından hazırlanan rapor için; “Sadece iyi değil, çok çok iyi” diyor!.. Haaretz; 7 aylık bir çalışmanın ardından raporunun ilk bölümünü yayınlayan Yaakov Turkel başkanlığındaki komisyonun, “kendisini atayan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun rüyasını gerçekleştirdiğini belirtiyor ve komisyon Netanyahu komisyonu olarak adlandırılsaydı, bundan daha iyi bir rapor hazırlayamazdı” ifadesini kullanıyorsa, gerisini siz hesap edin!..
Komisyonun raporunun, “Gazze’ye deniz ablukası uygulayarak, Gazze’ye giden filonun bayrak gemisi Mavi Marmara’yı ele geçirerek uluslararası hukuku çiğneyen İsrail’i tamamen temize çıkardığı” belirtilen Haaretz’in başyazısında; “Turkel raporunun zayıf tarafının sadece iyi olması değil, çok iyi olması” olduğunun altı çiziliyor!..
Haaretz, “Rapor çok çok iyi de...” deyip ekliyor; “Ama, durum kötü!”
Gazete; böyle bir “operasyon”a karar verenlerin, “askerlerin hayatını riske attığını” belirtiyor ve “İsrail Hükümeti’nin akıllı davranmadığının” altını çiziyor... “Zira” diyor; “Akıllı bir hükümet Türkiye ile arasını düzeltmeye çalışırdı, kendisini aklamaya değil!”
İsrail gazetesi bile bunları yazıyorsa; diktatör Netanyahu tarafından dikte edilen o raporu alsınlar, münasip bir yere koysunlar...
Çünkü, hiçbir kıymet-i harbiyesi yok!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Hasan Karakaya Arşivi