Mehmet Talu

Mehmet Talu

Mevlid kutlanması, bid'ati seyyie değildir 7

Mevlid kutlanması, bid'ati seyyie değildir 7

Bunlara riayet edilmezse, mevlid çirkin bir bid'at ve insanları dinden uzaklaştıran bir kandırmaca ve bir günah vesilesi olmuş olur. Günümüzdeki uygulanış biçimi, ne yazıkki genellikle böyledir.

Zamanımızda dehşetli bir dinden uzaklaşma, irtidat cereyanı vardır. Mevlid törenleri halkı ve gençliği Peygambere ve dine yaklaştırmak için güzel bir vesiledir. Yeter ki, Mevlid bezirgânlığa âlet edilmesin, ruhsuz ve basmakalıp bir şekilde kutlanmasın, törene katılanlar coşturulsun, heyecanlandırılsın, gönüller harekete geçirilsin. Mevlidde bulunan şu sözlere kim karşı çıkabilir:

"ALLÂH adın zikredelim evvela

Vacib oldu cümle işte her kula


ALLÂH adın her kim ol evvel anâ

Her işi âsan eder ALLÂH anâ


ALLÂH adı olsa her işin önü

Hergiz ebter olmaya anın sonu


Bir kez ALLÂH dese şevkile lisan

Dökülür cümle günah misli hazan


İsm-i pâkin pâk olur zikreyleyen

Her murada erişir ALLÂH diyen


Aşk ile gel imdi ALLÂH diyelim

Dert ile göz yaş ile ah edelim."

Mevlidin sonundaki şu dua cümleleri ne mükemmel!

"Yâ İlâhi saklagıl îmânımız

Verelim îman ile tâ cânımız


Sâna lâyık kullarınla hemdem et

Ehl-i derdin sohbetine mahrem et


Hem Süleymân-ı fakîre rahmet et

Yoldaşın îmân makâmın cennet et


Yâ İlâhi kılma bizi dâllîn

Bu dûâya cümleniz deyin âmîn âmîn


Ümmetinden râzı olsun ol muîn

Rahmetullâhi aleyhim ecmâin."

Tek cümle ile özetlemek gerekirse, içinde şeriata aykırı şeyler ve haller olmamak şartıyla mevlid kutlamaları bid'at-i hasenedir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. O'nu ne kadar çok zikr edersek, ne kadar fazla anarsak, ne kadar candan seversek o derecede feyiz ve bereket buluruz.

Tanrılaştırmamak şartıyla O'nu ne kadar yüceltsek yeridir. Resûl-i Kibriya (S.A.V.) Efendimiz bizim ve bütün insanlığın velinimetidir. Bize ebedî saadet yolunu gösteren o zatı ne kadar tebcil etsek azdır. O, ALLAH'ın kulu ve Resûlüdür. Bize en güzel örnek ve model olarak gönderilmiştir. Yeri kalbimizdedir, zikri dilimizdedir.

Mevlid geleneği, bazı yönleriyle hâlâ çok canlı yaşıyor. Bazı yönleriyle diyorum, çünkü yarım asır içinde sosyal hayatta çok şey değişmiştir. Tabii bu değişim kültüre de yansıdı. Kırk elli sene önce kandil geceleri, camileri hıncahınç dolduran o kalabalıklar artık görülmüyor. Herkes evinde, televizyondan mevlid dinlemeyi tercih ediyor. Cami mevlidleri de, ev mevlidleri de eskisi kadar ilgi çekmiyor, çokça okunmuyor. Büyük sofraların kurulduğu yemekli mevlidler de artık yapılmıyor. Onun yerine, mevlid şekeri veriliyor. Sanıyorum şeker verme âdeti de yakında ortadan kalkar. Çünkü şekerin zehir olduğu söyleniyor. Eskiden mevlid okuyanlara açıktan para verilmezdi. Bir hediye paketi içinde, gizlice takdim edilirdi. Daha önceleri hediye bohçası verilirmiş. Bohçada bir gömlek, bir çift çorap, bir de havlu veya mendil olur, altınlar mendil veya havlu arasına konurmuş. O âdetler unutuldu. Şimdi birçokları, mevlid okuyan hafız efendiye, kapı aralığında taksi şoförüne ücret öder gibi açıktan ödeme yapıyor. Bununla görgü ve nezaket alanındaki gerilemeyi anlatmaya çalışıyorum. Mevlid okunan yer, okuyan kişi, okutan aile ve dinleyen cemaat açısından bir hayli değişiklik olmuştur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Talu Arşivi