Mehmet Talu

Mehmet Talu

Huzur ikliminde irşad umresi

Huzur ikliminde irşad umresi

Mebrur yani makbul umre: ALLAH Teâlâ'nın rızasına uygun bir şekilde eksiksiz olarak yapılan, kendisine hiçbir günah karışmayan, ALLAH Teâlâ katında makbûl, kabul olunmuş umre anlamına gelir. Mebrûr umre, zihnen, kalben, fikren yanlış duygu, düşünce ve günahlardan arınma, temizlenme ve kurtulmayı ifade eder. Gerçekten umreye giden pek çok insan, günahlarına tövbe edip kötülüklerini terk etmek suretiyle dinî ve ahlâkî hayatında bir dönüşüm geçirmektedir. Umre yapmış kişinin; umreden sonraki hâlinin, hayatının: Umreden önceki hâlinden, hayatından daha güzel olması, yaptığı umrenin mebrûr olduğunun alâmeti kabul edilmektedir.

Umreye giden kimse, duası istenecek kişidir. Hz.Ömer (R.A.) demiştir ki:

- Resûlullah (S.A.V.) efendimizden umre yapmak için izin istedim. Bana izin verdi ve:

"Kardeşciğim! Bizi de duadan unutma! Kardeşciğim! Duana bizi de ortak et." buyurdu. Bana öyle bir söz söylemiş oldu ki, onun yerine tüm dünyaya sahip olmam beni o kadar sevindirmezdi. (Ebu Davud, Vitr:23, No:1498, 1/470; Tirmizi, Deavat:110, İbn-i Mace, Menasik:5)

Umre, normalde gaza yoluyla yapılan cihada katılamayan yaşlılar, küçükler, güçsüzler ve kadınların cihadı olarak nitelendirilmiştir. Ebû Hureyre (R.A.)'den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:

"Büyüğün, küçüğün, zayıfın, kadının cihadı Hac ve umredir." (Nesâî, Hac:4, No:2626, 5/114; İbn-i Mâce, Menâsik:8, No:2902) buyurmuştur.

Hac ve umrenin cihada benzetilmesi, bu iki amelde mevcut meşakkat ve zahmetler sebebiyledir. Cihad da meşakkat ve zahmet yönü ağır basan bir ibadettir. İnsan nefsi, her üç amelle de aynı terbiyeleri alabilecektir. Bu sebeple, sevap yönüyle bunların aralarında benzerlik, yakınlık ve hattâ şartlara göre ayniyet olduğu Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz tarafından bildirilmektedir. Öyleyse cihada muktedir olamayan, söz gelimi çocuk, kadın veya yaşlı birisi hac veya umreyi yaparak aynı sevabı kazanabilecektir.

Hz. Aişe (R.Anhâ) validemiz, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize şöyle sorar:

- Ya Resûlellah! Kadınlara da cihad var mı? Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurur:

"Evet! Kadınlara, içinde vurma-öldürme olmayan bir cihâd var: Hac ve umre..." (İbn-i Mace, Menasik:8, No:2901, 2/968)

Hadîs-i şerifte, hac ve umrenin cihad olarak tavsifi, hac ve umrede karşılaşılan meşakkatler sebebiyle bir nevi nefis mücadelesi yapılmasındandır. Nitekim hadîs-i şeriflerde nefisle yapılan mücadele de: "cihad" ve hatta "efdal" ve "ekber" yani "en faziletli", "en büyük cihad" olarak ifade edilmiştir.

Hac ve umreye "cihad" denirken muhatabın kadın olması da mühim bir husustur. Sözleri değerlendirirken muhatap unsurunu da nazar-ı dikkate almak gerekir.

Umre yolunda ölmenin büyük fazileti vardır. Cabir b. Abdullah (R.A.)'dan rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:

"Bu Beytullah, İslâmın ana sütunlarından bir sütundur. Kim hac veya umre yapmak için girişimde bulunup yola çıkarsa, ALLAH Teâlâ'nın garantisi altına girmiş olur. Eğer yolda ölürse ALLAH Teâlâ onu Cennetine koyar. Eğer hac veya umresini yapıp ALLAH Teâlâ onu sağlıcakla ailesine döndürürse, pek büyük sevap ve ganimetle döndürür." (Taberânî, el-Mu'cemül-Evsat: No:9029, 10/15) buyurdu.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Talu Arşivi