Seif Kaddafi’den Koşaner’e ordu!

Seif Kaddafi’den Koşaner’e ordu!

The Wall Street Journal’ın salı günkü nüshasında da Bret Stephens’ın kaleme aldığı bir Seif Kaddafi makalesi vardı.

Seif, yıllar önce bir Davos toplantısında birarada oturduğu Stephens’e İsrail ordusunu öve öve bitirememiş.

Çünkü İsrail ordusu generallerle dolu değilmiş, astsubaylar yukarıdan kesin emir gelmeden kendi başlarına inisiyatif kullanabiliyormuş, albay rütbesindeki subaylar hükümeti devirmek için aylar boyu plan yapmıyormuş...

Ardından emekli Orgeneral Işık Koşaner’in internete düşen konuşmasını okudum.

Aslında Seif Kaddafi ile Koşaner’in eleştirileri aynı yerde birleşiyor: Silahlı Kuvvetler’in yapısında.

Dış düşmana karşı değil de, kendi halkına karşı örgütlenen orduların yozlaşması, gereksiz sayıda generalle dolu hale gelmesi, sonunda da darbelere merak sarması kaçınılmaz hale geliyor.

Amerikan ve İsrail ordularının bu hastalıklardan muaf olmaları, elbette demokrasi gelenekleri ve demokratik düzeni silahlı halkın kurmuş olmasından kaynaklanıyor.

Ama aynı zamanda bu orduların kendi halklarına karşı değil de, dış düşmana karşı örgütlenmiş ve yapılandırılmış olması önem taşıyor.

Kendi halkını tehlikeli gören bir ordu hızla siyasetin bir aracı haline geliyor, kendisini her türlü yozlaşmanın göbeğinde bulunuyor.

Bu öylesine yozlaşma ki, Türkiye’nin PKK gibi etkili bir örgüte karşı yürüttüğü mücadele bile bu hastalığın üstesinden gelememiş.

Bunun sonucunda da Silahlı Kuvvetler, silahlı bir örgütle mücadeleden ziyade hükümet düşürme, demokratikleşme girişimlerinin önünü kesme planları, programları yapar olmuş.

Bunun bedeli, yanlış yerlere, yanlış biçimde inşa edilen karakollar ve bu karakollarda öldürülen yoksul Anadolu çocukları olmuş.

Kurmaylar askerleri daha etkin bir silahlı kuvvet yaratmak yerine, çocuk bakımı, köpek gezdirme gibi işlerde kullanınca ortaya bu tablo çıkmış.

Bu eleştirileri gazeteci ve siyasetçiler yapınca medyadaki uzantıları tarafından hemen vatan haini ilan edilerek hedef haline getiriliyordu.

Şimdi bu gerçeği Silahlı Kuvvetler’in içinden gelen etkin bir komutan yapıyor.

Bu eleştiriler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin eğitim düzeninden yapılanmasına, general sayısından ekonomik ilişkilerine kadar her alanda köklü bir reforma ihtiyacı olduğunu gösteriyor.

Nereye mayın döşediğinden habersiz olduğu için kendi askerlerini bu mayınlı araziye gönderip ölümüne yol açan bir organizasyon köhnemiştir.

Koşaner’in çizdiği tabloda Silahlı Kuvvetler dış boyası yenilenmiş ama geri kalan her yeri köhnemiş eski bir köşke benziyor.

Dışarıdan bakanların gıpta ettiği ama içinde olanların binbir zorluk çektiği bir yapı.

Maalesef bu yapının köhne halinin bedelini hepimiz ödedik, ödemeye devam ediyoruz.

PKK ile mücadelede gereğini yerine getiremeyen bir ordu ile bölgesel güç olmanız, Suriye’ye demokrasi getirme iddiasında olmanız mümkün değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi