Dinleme kaydı!

Dinleme kaydı!

-Hoşgeldin önderciğim, gel, gel, nerelere kayboldun vefasız, haylidir görünmüyorsun?

-İyilik sağlık sayın genel başkanım, yuvarlanıp gidiyoruz; bu sene de havalar bir türlü ısınmadı gitti diyorum...

-Ne diyorsun önder Allah aşkına, hava durumu nerden çıktı şimdi; üstelik o saksının dibini kaleminle karıştırıp durma; köklere zarar vereceksin!

-Magazin dünyası ayağa kalkmış sayın genel başkanım; Müjde Ar'ın patlattığı son bombadan haberiniz vardır mutlaka?

-önder iyi misin; bomba filan deyip durma, biliyorsun dinleniyoruz.

-Ben de onu ima etmeye çalışıyorum ama yüzüme hiç bakmıyorsunuz ki efendim; ben de aynı şeyi söylüyorum; din-le-ni-yo-rumm!

-Olur mu be önderciğim, şu kritik günlerde dinlenmek de nereden çıktı; biraz sabret, Meclis tatile girsin, adli tatil başlasın, hükümet düşürülsün, o zaman hep birlikte huzur içinde dinleniriz. Sahi TRT Kanunu hakkında grup görevlerini dağıttın mı arkadaşlara; kim, hangi madde hakkında konuşacak?

-Haklısınız sayın genel başkanım, dün gece maçı seyrederken ben de aynı şeyleri düşündüm: Milli takımın sağ kanadı iyi ama, sol taraf pek işlemedi Fin maçında. Bu konuda şöyle sert bir gensoru dayasak diyorum hükümete...

-Sen onu bunu bırak da, anlat bakalım, nedir bu mesele?

-Ekmek mushaf çarpsın ki benim bir kabahatim yok efendim; öylesine havadan sudan laflıyorduk. Zaten yayınlanan şeyleri okumuş olmalısınız; öyle önemli bir şey yok içinde... Ne yani, bir misafirimizle de konuşamayacak mıyız?

-Onu kasdetmiyorum önder, pekâlâ anladın. Şu hacıemmi ile konuşmandan bahsediyorum; Araplara para kaptırma, boşver filan demişsin hani!

-Hâşâ efendim; ben laik Cumhuriyet'in temel esaslarına saygı çerçevesinde halkımızın dini şeylerine saygılı bir insanım. Sağa sola döviz saçmayalım, Türk parasını koruyalım diye bir espri yapayım dedim, yanlış anlaşıldı. Basın bana kompile yaptı...

-Kompile değil önder, komp-lo; hem niçin sana durup dururken kompile yapsınlar ki? Mâkul bir sebep yok! Ben meydanlarda dinden imandan bahsedeyim, âyetler, hadisler okuyayım, sen git orada espriden anlamayacak hacıemmilere takıl. Olmuyor önderciğim. Biliyorsun hükümeti başarılı muhalefetimizle iyice zor durumda bıraktık. Kapatılmaları şurada gün meselesi, sen ise partimizin imajını bozuyorsun. Seninle ne yapacağız bilemiyorum... Acaba yerini daha genç bir arkadaşa mı devretsen; ne dersin?

-Ama benim panikatağım var sayın genel başkanım; siz de böyle yaparsanız elâlem ne düşünür? üstelik benim odamı dinlediler biliyorsunuz; ben mağdurum efendim, lütfen...

-Durumunu takdir ediyorum önderciğim; gerçekten milli takımın sol kanadı iyi işlemedi o maçta. Orada diyorum Arda daha verimli olabilir, ama Ayhan'la beraber oynaması şart. Sen gensoru dilekçesini hazırla da, parti meclisinde görüşelim, olur mu?

-Başüstüne sayın başkanım. Tensib ederseniz Bülent Ersoy hakkında da bir Meclis araştırması isteyelim; halkı askerlikten soğutma şeysi vardı ya...

-Hıı, iyi olur iyi olur, çıkarken bana bir limonlu ıhlamur söyleyiver sana zahmet. Ne o yav, hemen kalkıyor musun; vaktin yok galiba. Peki, seni tutmayım o zaman. Kapıyı da örtüver bir hayrına, cereyan yapıyor...

-...! (Bantın bu kısmı parazit yüzünden anlaşılamamıştır)

*

Sâkin olunuz: Bu konuşma tamamen hayâl mahsulü olup, tutanaklarda ismi geçen kişiler, gerçek hayatta yaşamamaktadır. İsim ve ünvan benzerlikleri sadece tesadüften ibarettir.


Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi