Fehmi Koru

Fehmi Koru

BDP’nin bir türlü anlayamadığı gerçek

BDP’nin bir türlü anlayamadığı gerçek

BDP içinden geçtiğimiz süreci anlamakta zorlanıyor; o cepheden gelen bütün açıklamalar gelişmeleri doğru okuyamadıklarına ve bu yüzden hep yanlış adımlar attıklarına işaret ediyor.

Dün Meclis’e dönme kararı aldılar, geç kalmış olsalar da doğru bir karar bu; ancak kararı açıklarken kullandıkları gerekçelere bakıldığında ayaklarının hâlâ yere basmadığı meydanda...

Kimse kendilerinden kara gözlerinin hatırı için bir talepte bulunmuyor oysa...

Uygulanan politikalar sayesinde son yıllarda farklı gözle bakılan bir ülke haline geldi Türkiye... Teşbihte hata olmaz: Birinci ligten süper-lige çıkmış bir takım gibi... O durumdaki takımlar diğerleriyle rekabet edebilmek için nasıl kendilerine çeki-düzen veriyorlarsa, Türkiye de bir süreden beri bunu yapmaya çalışıyor.

İçinde bulunduğumuz süreç, doğal olarak, yeni bir anayasayla tamamlanacak...

Anayasalar bireyin devletle, devlet kurumlarıyla ilişkilerini de düzenler: “Vatandaşlık bağı hangi temeller üzerine oturacaktır; farklılıklar hangi zeminlerde korunacak, ortak değerler neler olacaktır?” sorularının cevabı anayasalarda verilir. Birileri “Statü, statü” diyorlar ya, onun da çözümü anayasadadır.

Türkiye’nin bugüne kadarki anayasaları yapıldıkları dönemlerin iç ve dış şartlarının eseriydi. Anayasaları kaleme alanlar geleceğin getireceklerini ‘fırsat’ sayıp onlara kolaylıkla uyum sağlayacak bir esneklik yerine, geleceğin getireceklerini ‘tehlike’ olarak görüp onları engellemeyi hedef almışlardı. Birçok maddesi değişse de, 1982 Anayasası, böyle bir zihniyeti yansıtıyor halen...

Yeni anayasa sadece bugünün şartlarını yansıtmayacak, içte ve dışta hızlı bir değişimin yaşandığı tespitinden hareketle yazılacağı için bugün içinde debelendiğimiz sorunları ortadan kaldırabilecek... Ülkemizin uluslararası alanda saygınlık kazanması ve halkına refah sunabilmesi için ne gerekiyorsa, ‘yeni anayasa’ buna imkân verecek biçimde kaleme alınacak.

Cümleler ‘cek’ ve ‘cak’ keskinliğiyle bitiyorsa, işin doğası anayasanın öyle bir metin olmasını gerektirdiğinden...

Fark edildiği üzere, ‘yeni anayasa’ konusunun açılmasından rahatsız olanlar, itirazlarını TBMM’nin bu işi üstlenemeyeceği noktasına kadar götürenler bile var. Bu da kimseyi şaşırtmamalı. ‘Yeni anayasa’, hemen her alanda geçmişten değişik olacağını belli eden ‘yeni Türkiye’ gerçeğinin tapusudur. Ülkedeki bütün siyasi renklerin yansıdığı Meclis tablosu, ülkenin bugününe yakışan ve daha parlak olacağı şimdiden belli geleceğini de hazırlayan bir anayasa çıkarmalıdır. Beklentimiz budur.

Söyleyeceği sözü, önereceği teklifi olan herkesin içinde yer almak için can atacağı bir değişim sürecini göz göre göre ıskalamak nasıl bir aklın ürünü olabilir? Bir yandan devletten, değişik kurumların yasakçı davranışlarından, varolan kısıtlayıcı ortamdan, ayrımcılıktan, baskılardan, inkârcı politikalardan şikâyet edeceksin, bir yandan da yakındığın bütün konularda iyileştirme umudunu hayata geçirme davetine “Hayır” diyeceksin...

Daha fazla kan dökülecek de ne olacak; kanla herhangi bir ülkeye özgürlük geldiği nerede görülmüş? Kan kanı davet eder ve araya niza sokar, nifak sokar, kan davası sokar...

Umarım bu gerçeği anlayarak almıştır Meclis’e dönme kararını BDP...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fehmi Koru Arşivi