24 Nisan 2018 Salı9 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:30Güneş 06:05Öğle 13:08İkindi 16:55Akşam 20:00Yatsı 21:28
    • 19°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 18°C Afyon
    • 9°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 19°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 19°C Balıkesir
  • BIST: 110.059 -0.79
  • Altın: 175,019 0.00
  • Dolar: 4,0867 0.65
  • Euro: 5,0024 0.36

Kapakçılar

Engin Ardıç

Türkiye'nin TIME dergisine karşı duyduğu, yıllardır da iliklerine işlemiş aşağılık kompleksini hiçbir zaman anlayamadım.
Tövbe, Türk halkının umurunda değil tabii, "Türk basınının" diyecektim.
Türk basın mensupları, öteden beri, TIME dergisini "dergilerüstü bir tanrı" olarak algılarlar, sözü Kelam'dır.
Bu zihniyet, kıytırık bir ülkenin kıytırık bir gazetesinde hakkımızda dört satır haber çıkınca "bizden sözettiler" diye sevindirik olan sömürge aydını zihniyetidir.
TIME'a verdikleri olağanüstü önemi, haftada dört milyon satmasına bağlayanlar da vardır tabii. (Üç yüz milyonluk Amerika'da bu rakam aslında düşük sayılmalıdır.)
TIME, çeşitli ülke ve dünya olaylarını, ortalama Amerikan okuruna "hap yapıp yutturan" orta halli bir dergidir. Bu şekliyle, Amerikan okurunun en kabız, en hödük, en alt tabakasına seslenen "Reader's Digest" dergisinden azıcık daha üst düzeyde sayılır. Biri, okurun yetişemediği, okumaya çapının da takatinin de yetmeyeceği kitapları kısaltıp, özetleyip onun "yutabileceği" hale getirir, öteki haberleri.
Oysa Türk okuru, Amerikalı kasaba okuru kadar "gabi" değildir çok şükür...
Böylece, Türkiye'de "TIME benzeri bir dergi" çıkarmaya heves eden bütün basın mensupları da paldır küldür batmışlardır (ünlü AKİS dergisi Menderes'e karşı vahşi muhalefet yaptığı ölçüde, onun mirasçısı ünlü YANKI dergisi de "postalcı Ankara bürokratlarının sesi" olduğu ölçüde ayakta kalmışlardır.)
TIME dergisinin kapakları, Türk basını için çok anlamlı ve önemlidir... Bizden sözederse tabii!
Bu derginin ara ara yaptığı "yılın adamı", "yüzyılın en etkili yüz kişisi" falan gibi satış rakamını arttırmaya yönelik ticari yarışmalar, yani "yayıncılıkta klasik sayılan numaralar" da bizim basın çemişleri için aşırı bir önem taşır: Görev sayarlar, kampanya açarlar, Atatürk'ü seçtirmek için (elbette!) ülkemizde toplam iki bin kadar satan dergiye yetmiş bin kadar mektup yollatırlar ve... rezil olurlar.
TIME dergisi, Recep Tayyip Erdoğan'ı kapak yaptı.
Asıl bugüne kadar yapmaması ayıptı!
Bu dergi yurt içine ayrı, yurt dışına ayrı kapaklar yaptığı için, başbakanın "Amerikan baskısında da" görünüp görünmediğini bilmiyorum.
(Hemen her dergi yapıyor bunu, örneğin Fransa'da çıkan Le Nouvel Observateur dergisi Fransa baskısının kapağına Fransız okuru ilgilendiren ama bizim aldırmayacağımız yerel bir politikacısını koyar, Ortadoğu baskısına da, Ortadoğulu okurun hoşuna gidecek başka bir konuyu...)
Bu gibi durumlarda, Türk basını hemen TIME'ın bizimle ilgili eski kapaklarını arşivinden çıkarır (görüntüsünü tabii, derginin tamamını gören de okuyan da yoktur!), ısıtıp piyasaya sürer:
TIME dergisi, hem de iki kere, 1923 ve 1927 yıllarında Atatürk'ü kapak yapmış... Vay be!
TIME dergisi, 1941 yılında İnönü'yü de kapak yapmış... Vay be!
TIME dergisi, 1958 yılında vallahi billahi Menderes'i de kapak yapmış... Vay be!
Mehmet Ali Ağca'yı da yapmış, Doktor Mehmet Öz'ü de. Naim Süleymanoğlu'nu da. Ha, bir de, üniversiteye sokmadıkları başörtülü kızı.
Türk basını, aşağılık kompleksi paçalarından aktığından, "ulan teresler, doksan senede bizim hepi topu dokuz kere mi farkımıza vardınız" diye kızamaz.
Pardon, on kere... Varlık Vergisi'nin ve Fenerbahçe'nin babası Şükrü Saracoğlu'nu da kapak yapmış, 1943 yılında. Saracoğlu'nu "Amerikan yanlısı" olarak nitelemiş! Ben böyle yazsam işten kovarlar, herif hem cahil hem de kafasız diye.
Bu yazı da sömürge aydınlarına kapak olsun, son zamanların moda deyimiyle.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.