Muhsin Meriç

Muhsin Meriç

Afrika Müslüman Dini Liderler Zirvesi

Afrika Müslüman Dini Liderler Zirvesi

İstanbul, baş döndürücü bir hızla ‘umudun başkenti’, ‘dünyanın vicdanı’ olma yolunda ilerliyor.

Mahzun, mazlum ve mağdur milletler İstanbul’da her fırsatta “imdat!” haykırışlarını dile getirip Türkiye’nin ellerinden tutmalarını, yanlarında olmalarını istiyorlar.


Üç gündür devam eden, 46 Afrika ülkesinden 125 temsilcinin katıldığı “Kardeşlik Buluşması”, II. Afrika Müslüman Dini Liderler Zirvesi’nde de Afrika’nın sorunları konuşulmakla birlikte Türkiye’den beklentiler, umutlar dile getirildi.


Bazı çevrelerin içlerindeki bedbinlik ve eziklik veya hodkâmlık illetlerinden kurtulamadıkları için, Türkiye’yi iddiasız, dâvâsız ve cihan devleti rüyaları gören bir ülke gibi görmelerine bakmayın siz!


Türkiye’nin onca eksikliğine ve içerde bir yığın tuzak ve problemle uğraşmasına rağmen hem kendi halkına hem de bilhassa İslam dünyasına çok ciddi katkılar yapabilecek kabiliyet kapasitede olduğuna şüphe yok.


Asıl aşılması gereken bu kabiliyet ve kapasitenin harekete geçirilmesi için gerekli mekanizmaları kurmak.


Afrika zirvesine dönecek olursak, toplantının açılış oturumuna katılan Başbakan Erdoğan’ın şu ifadelerini dikkatle ‘mütalâa’ etmek gerek; ortak derdimize işaret ediyor çünkü: “Esasen bugün tüm İslam coğrafyasında karşı karşıya kaldığımız birçok sorunun temelinde de, istişarenin terk edilmesi, ihmal edilmesi yatmaktadır. Bütün ön yargılardan, bütün kişisel hesaplardan arınmış olarak, temiz bir kalple ve samimiyetle yapılacak istişarenin, ülkelerimizin, halklarımızın, bütün coğrafyamızın meselelerine kalıcı çözümler üreteceğine ben yürekten inanıyorum. Bu ve benzeri zirvelerin çoğaltılması, istişare mekanizmasının en güzel şekilde işletilmesi, karşı karşıya olduğumuz birçok güncel, siyasi, ekonomik ve sosyal meselenin çözümünü hızlandıracağına şüphe yoktur.”


Afrika, kuzeyi ile, güneyi ile, nüfusu ile, etnik yapısı ile muazzam ve ihtişamlı bir kıta. İslâm’ın ilk hicret yurdu. Sömürgeciliğin tüm vahşetinin yaşandığı coğrafya. İslâm dünyasının şu an bile her yönden imtihana tabi tutulduğu bir bölge...


Afrika’nın kuzeyi fırtınalı bir ‘bahar’ heyecanı yaşarken güneyi yoksulluk, açlık, bulaşıcı hastalıklarla mücadele ediyor ve daha da önemlisi kanlı çekişmeler ve çatışmalar yaşıyor. Sefaleti de sefahati de tüm boyutlarıyla görüyor. Bu tükenmişlik içerisinde, Afrika’nın âkil adamları, maneviyat sahipleri, Afrika’da İslâm varlığını tesirli ve kuvvetli kılmanın yollarını ararken, devâsa kaynaklarla çalışan misyoner teşkilatların fitnelerine karşı da savunma sistemleri geliştirmeye çalışıyorlar.


“Artık bu kıtanın medeniyetlere beşiklik eden karakteristik özelliğini yeniden kazanmasının vakti gelmiştir.” diyen Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in şu tespitinin altını bir kez daha çizelim: “Aslında Afrika kıtasının bugün maruz kaldığı felaketin adı kuraklık ve kıtlık değildir. Bugün kıtada yaşanan acının gerçek adı, insanlığın merhamet pınarlarının kurumuşluğudur.”


Afrika, 46 ülke ve 900 milyon nüfusu ile “Gençliğin Kıtası”...


Yüz yıllarca sömürüldüğü için “Köleliğin Kıtası”...


Bağımsızlık sonrası (1960’lardan sonra) yaşanılan 50 civarı etnik çatışma, işgal, müdahale ve iç savaştan dolayı “çatışma ve Kaosun Kıtası”...


Zengin ama fakirleştirilmiş, zenginleşen ama refahı tabana yayılmayan bir yığın uydu devletten oluştuğu için “Yoksulluğun ve Yolsuzluğun Kıtası”...


2050’de 1,5 milyar nüfusa ulaşması beklenen ve gittikçe gençleşen nüfusu, siyasi, sosyal ve ekonomik hamleleri ile “Korkunun ve Umudun Kıtası”...


Komorlar Eski Cumhurbaşkanı Ahmed Abdullah Muhammed Sambi’nin, Afrika’daki sorunları devamlı görüşüp çözümler üretmek için Türkiye’nin başkanlığında bağımsız bir ulemâ komisyonu kurulması teklifi Dini Liderler Zirvesi’nin en somut ve destek bulan sonucu olacak gibi.


Diyanet İşleri Başkanlığı, düzenlediği zirve ile çok önemli bir buluşmaya vesile oldu. Takdire şayan bir başarı...


Zor olan bundan sonrası; taahhütlerin, beklentilerin yerine getirilmesi ve umutların boşa çıkmaması için düne göre bugün, daha çok gayret ve samimiyetle birlikte daha sistemli ve basiretli çalışmalar yapmak gerekecek.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Muhsin Meriç Arşivi