Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu

Yaktın Müftü’yü “Noel Baba!”

Yaktın Müftü’yü “Noel Baba!”

“Noel Baba” yapacağını yaptı yine, Keşan Müftüsü’nün canını yaktı! “Noel Baba”ya sataştı diye, hakkında soruşturma başlatıldı.

Aslında “Noel Baba” ile hep problemli yaşadık. Kimi varlığına inandı, kimi inanmadı. Gazete dizi yazılar yazanlar mı ararsınız, televizyonlarda açık oturum yapanlar mı? Hatta vaktiyle bu tartışmalardan birine bendeniz de katılmış, koskoca köşe yazarının bu efsaneye inandığını görüp şaşırmıştım.

Çam süsler, hindi kaynatır, kirli çoraplarını radyatörün (şömine bulamayan radyatörle Noel Baba’sını kandırmak zorunda) üstüne serip pamuk sakallının hediye getirmesini beklermiş...

“Hiç getirdi mi peki?” dedim, “Yok” dedi; “Bekliyor musunuz?” dedim, “Evet” dedi. İnanç bu, yargılayamazsınız. Ama ülke kalkınmasını bu kadar hararetle ve inançla isteseydik, çoktan kalkınmıştık!

Rahmetli Ahmet Kabaklı Hocam, “Noel Baba”ya fevkalâde milliyetçi duygularla yaklaşırdı. O kadar ki, bildiğimiz “Noel Baba”yı “Nail Baba” yapmış, Anadolu’nun bilmem neresinde yaşadığını ispatlamak için bir hayli çabalamıştı.

Noel Baba için “Adam olsa bacadan, pencereden değil, kapıdan girer” dediği rivayet edilen Keşan Müftüsü Süleyman Yeniçeri, muhtemelen Hoca’mın o yazılarını okumadı ya da belki okudu, ama benim gibi o da ikna olmadı.

“Noel Baba diye birisi yoktur” demesi bundandır!.. “Aziz Nicholas diye biri var, ama bu uyduruk bir kişidir. Noel Baba baca ve pencereden giriyor. Ama doğru dürüst birisi olsa kapıdan girerdi.”

He valla! “Adam gibi adam”san, buyur, kapıdan gel! Konuksever bir milletiz biz, kapımız herkese açıktır: O yaşta bacada-macada ne işin var?

Sonracığıma, bacalar da eskisi gibi geniş değil, doğalgaz çıkalı inceldikçe inceldiler, göbeğin de maşallah büyük, tıkanır-mıkanırsan üstümüze kalırsın! Başımıza “adam” sayarlar. Zaten bir “Noel Baba katili” muamelesi görmediğimiz kalmıştı. Alimallah Sarkozy filan duyar da, “Türkler bizim Noel Baba’yı bacaya sıkıştırıp soykırım yaptılar” diye vaveylayı basar! Bir kanun da bunun için çıkartmaya kalkar! Durduk yerde başımız belaya girer!

Sen sen ol, baca hevesini artık bırak. Zaten yaşlandın. Kapı gibi kapılar dururken, buyur kapıdan gel. Hadi kovulsan neyse: “Kapıdan kovsan bacadan girer” deyimine uygun biçimde davranıp, bacadan girersin! Ama kovan eden yok ki... Bacada ne arıyorsun?

Zaten Keşan müftümüz de bunu önermiş: “Buyur kapıdan gel” mealinde konuşmuş. Sözünün etkisini arttırmak için de biraz süsleyip püslemiş.

Sen bilmezsin Noel Baba, ama ülkemizin her yerinde çok sayıda “muhbir vatandaş”larımız vardır. Yememişler içmemişler, “Vay sen misin Noel Babamıza lâf çakan” diye dellenip, medyaya haber salmışlar. Eh, zaten bizim medya, işin içinde müftülerin, hocaların olduğu haberleri saptırmaya bayılır, allayıp-pullayıp basmış alışkın olduğu meşhur çığlığı: “Aha da irtica hortladııı! Laiklik elden gidiyooo!”

Bu kadar yaygaraya can dayanmaz birader! Diyanet İşleri Başkanlığı, kemal-i ciddiyetle Keşan Müftüsü’nün bağlı bulunduğu Edirne Müftülüğü’ne yazı döşenip Keşan Müftüsü hakkında inceleme başlatılması emri verdi. Müfettişlerden biri gelir, biri gider artık.

Gördün mü Noel Baba, ne dertler açtın başımıza!

Ha bu arada Demre Belediye Başkanı Süleyman Topçu devreye girip, Aziz Nicholas’ın Demre’de yaşadığını ispat sadedinde bizim Müftü’yü Demre’ye dâvet etmez mi? Bayıldım...

Başkan şöyle diyor: “Noel Baba diye bilinen Aziz Nicholas’ın Demre’de yaşadığını tüm dünya biliyor ve kabul ediyor. Müftü Bey’i ilçemize davet ediyorum. Aziz Nicholas’ın uyduruk değil, gerçek bir şahsiyet olduğunu tarihiyle anlatayım... Aziz Nicholas, zamanında varlıklı ve iyi bir ailenin çocuğuymuş. Yardım yaparken, kimden yapıldığı belli olmasın diye hediyeleri bacadan, kapıdan atarmış. Aziz Nicholas’ın kapıdan girmediği için dürüst olmadığını söyleyen müftünün kendisi dürüst mü acaba?”

Efsane ile gerçeği, bilimle masalı bu kadar pervasızca karıştırabilen şu Demre Belediye Başkanı’nı doğrusu “Noel Baba”dan daha çok merak ediyorum. Sahi bu dünyada mı yaşıyor?

Şimdi buna ilişkin çok ciddi bir teklifim olacak: Bu ülkeye mutlak surette bir “Fuzuli İşler Genel Müdürlüğü” kurulması lâzım. İncir çekirdeğini doldurmayan mevzuları bu kadar büyütebildiğimize ve bir damla suda fırtınalar koparabildiğimize göre, evet, mutlaka bir “Fuzuli İşler Genel Müdürlüğü”ne ihtiyaç var.

Bize de bekleriz Noel Baba!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yavuz Bahadıroğlu Arşivi