Ayhan Demir

Ayhan Demir

Kosova, dört yaşında!

Kosova, dört yaşında!

Bundan yaklaşık dört yıl evvel, 17 Şubat 2008 günü, Başbakan Haşim Thaçi’nin “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hâkim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz” sözleriyle bağımsızlığı ilan edilen Kosova, ABD ve AB üyesi birçok ülke tarafından tanındı. Türkiye de, Yugoslavya’dan ayrılan diğer Balkan ülkeleri gibi, Kosova Cumhuriyeti’ni de ilk tanıyan ülkelerden birisi oldu. Gana ve Haiti’yle birlikte, Kosova Cumhuriyeti’ni tanıyan ülke sayısı 87’ye yükseldi.

Uluslararası toplumun önde gelen aktörlerinden büyük bir kısmının desteğini alan Kosova, bağımsızlık ilanının dördüncü yılına girmesine rağmen hâlâ birçok belirsizlikle karşı karşıya bulunuyor. Mesela, kuzeydeki Sırp yerleşim bölgelerinde, henüz tam olarak devlet otoritesi tesis edilebilmiş değil. Bununla birlikte bazı Arap ve Afrika ülkeleri, Kosova’nın bağımsızlığını tanıma meselesini hala ağırdan alıyor.

Sırbistan ise hala mevcut durumu kabule yanaşmıyor. Belgrad yönetimi, Kosova’nın, uluslararası kuruluşlara üye olması, telefon kodu alması, ticaret yapması ve serbest seyahat hakkı gibi birçok konuda sürekli ayak diriyor.

Kosova halkı, jeopolitik ve diplomatik sıkıntıların yanında, ekonomi, eğitim ve sağlık sorunlarıyla da boğuşuyor. İşsizlik ve hayat pahalılığının, her geçen gün arttığı Kosova’da, geçinmek oldukça zor. Sınır güvenliğinin sağlanması, organize suçlarla mücadele, rüşvet ve yolsuzluğun önlenmesi ve elektrik kesintileri Kosovalıların çözüm beklediği diğer önemli meseleler. Ancak Kosova halkı, tüm bu saydıklarımızdan çok daha önemli bir sorunla karşı karşıya bulunuyorlar: Ahlâkî erozyon!

Kosova sokaklarında, jeep ile at arabasını yan yana görmeniz hiç de olağanüstü bir durum değil. Bunun en önemli sebebi, halkın büyük çoğunluğunun geçimini Almanya ya da İsviçre’de çalışan, bir aile üyesinin üzerinden sağlıyor olması. Ailede bir kişi çalışıyor ve geri kalanlarının geçimini sağlıyor.

Kosova’daki her Arnavut’un evinde mutlaka bir Kosova bir de Amerikan bayrağı bulunuyor. Yeni bir ev inşa eden her Arnavut, Kosova bayrağı ile birlikte ABD bayrağını da çatısına asıyor. Bunun en önemli gerekçesi, “ABD’nin, Sırp saldırganlığını durdurmak adına, NATO harekâtı düzenlenmesine öncülük etmesi.” Ancak Kosovalı Arnavutların gözden kaçırdığı önemli bir nokta var: Sırplara katliama girişme cesaretini verenler ile “katliamın durdurulmasını sağlayanlar” aynı kişiler!

Kosova Cumhuriyeti, insani yardım maskesine bürünen batılı misyonerlerin hedefi haline gelmiş durumda. BM Kosova Misyonu İdaresi raporuna göre, Kosova’da yetmişbir misyoner kuruluş faaliyet yürütüyor. Bu kuruluşların çoğu Kuzey Amerika ve İngiltere’den gelen Protestan gruplar. Misyonerler, büyük çoğunluğu Müslüman olan Kosova’yı ev ev dolaşarak, Hıristiyanlıkla alakalı el ilanları ve broşürler dağıtıyorlar. Sosyal yardım kuruluşları, hastaneler, okullar, dil merkezleri, yetimhaneler gibi bilindik misyonerlik yöntemlerinin yanı sıra; ABD’nin ülkenin siyasetindeki belirleyici rolü, Kosova’yı misyonerler için çok daha kolay bir av haline getiriyor.

Aslına bakarsanız, Kosova, çok büyük bir potansiyel zenginliği var. Ülke nüfusunun yarısından daha fazlası 18 yaş ve altındaki gençlerden oluşuyor. Bir başka ifadeyle, Kosova, büyük bir “gençlik merkezi”ni andırıyor. Ancak Kosovalı genç kızların birçoğu, ABD başta olmak üzere Batılı askerler ile evlenmek için can atıyor. Buna karşılık Batılılar da, Kosova’yı gayri ahlâki işlerin merkezi haline getirmek için yoğun gayret sarf ediyorlar. Elindeki alkol şişesiyle, gayrı ahlâki bir vaziyette Prizren ve Priştina sokaklarında dolaşan Kosovalı gençleri gördükçe, Batılıların kısmen başarılı olduklarını düşünmeden edemiyorsunuz.

Bir toplumun esas gücü öncelikle yüksek ahlâk değerleridir. Kosovalı gençlere iyi bir eğitimin yanında ahlâki değerlerle donatılırsa, önemli başarılara imza atabilir. Aksi söz konusu olursa, Kosova gençliği ahlâki değerlerden tamamen uzaklaşacaktır. Böylesine bir durumda, Allah korusun, Kosova için tam bir felaket olabilir. Ahlâki değerler olmadan sahip olunan bayrak ve marş, ülkeyi sömürge olmaktan daha ileriye götürmeyecektir. Maddi vatan bugün kaybedilir, yarın yeniden kazanılır. Fakat manevi vatan bir kez kaybedilirse, bir daha kolay kolay kazanılamaz.

Buraya kadar söylediklerimiz belki Kosovalı kardeşlerimizi üzmüş olabilir. Ama dost acı söyler. Asıl düşman, kardeşinin hatasını düzeltmek istemeyenlerdir. Kosova Cumhuriyeti’nin, dördüncü bağımsızlık yıldönümü kutlu olsun.


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ayhan Demir Arşivi