23 Nisan 2018 Pazartesi8 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:32Güneş 06:07Öğle 13:09İkindi 16:54Akşam 19:58Yatsı 21:27
    • 18°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 14°C Afyon
    • 10°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 19°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 110.932 -1.06
  • Altın: 174,897 -0.13
  • Dolar: 4,0605 0.06
  • Euro: 4,9845 0.07

BDP’yi devre dışı mı bırakmalı?

Fehmi Koru

Bizim en büyük sorunumuz, sorunlarımız üzerinde konuşmayı bilmemek... Ticari hayatta ortaklıklar bu yüzden yürümüyor; karı-koca tahammül sınırlarını aşana kadar sorunlarını birbirleriyle konuşmadıkları için aileler çözülüyor. Dayak, silâh gündelik hayatın bir parçası olmuşsa, iyi bilin, insanların konuşarak sonuç almayı bilmemesinden...

‘Kürt sorunu’için de durum farklı değil. 1980 öncesinden başlayan ve bugünü de içine alan süreçte ne kadar kan döküldüğünü biliyoruz. Ülkenin en değerli beşerî ve mâlî kaynaklarını tüketen bir süreç bu. Ancak uzun yıllar boyunca her kafadan bir ses çıktı da, soruna taraf olanlar birbirlerini anlamak üzere fazla bir çaba harcamadılar.

Devlet‘terör sorunu’ile‘Kürt sorunu’arasında bir fark görmedi; Kürt siyaseti de terör ile Kürt sorunu arasında varolan ilişkiyi görmezden geldi. İki taraf da konuşarak anlaşma yolunu aramak yerine niyet okuma yöntemini yeğlemekte...

BDP eş-başkanı Selahattin Demirtaş’la iki gün süren Neşe Düzel mülâkatı (Taraf, 9 ve 10 Nisan 2012) bu sebeple önemli. Demirtaş’ın hükümetle ve politikalarıyla ilgili görüşleri yine‘niyet okuma’düzeyinde; ancak BDP için çizdiği sınırlar ve terörün sona erdirilmesini getirebilecek tavsiyeleri üzerinde durulmayı hak ediyor.

İngiltere’de etnik kökenli terörü bitiren süreçte örgütün yasal siyasi uzantısı belirleyici rol oynamış, müzakereler IRA sürece dahil edilmeden Sinn Fein ile yürütülmüştü. Devlet adına müzakereye taraf olanlar ise, karşılarında oturan‘politikacılar’ın geçmişte IRA ile yollarının kesişip kesişmediğini sorgulamadılar.

En çetrefil sorunların üstesinden, görüşerek konuşarak gelindi.

Selahattin Demirtaş bizde bu yolun geçerli olmadığını söylüyor. BDP Sinn Fein’in karşılığı değilmiş; şiddetin durdurulması, militanların dağdan inmesi gibi konularda herhangi bir rolleri olamazmış... “Onları İmralı veya Kandil ile konuşmalı hükümet” diyor Demirtaş; hükümeti de konunun yalnızca bu yönüyle ilgilendiği için suçluyor. BDP ile konuşulacak konuları anadilde eğitim, yerel yönetimlere yetki (özerklik), kimliklerin anayasal güvenceye alınması ile sınırlıyor.



Çok dar bir alan... BDP’nin siyasi gücü bu sınırlardan ileri konuları konuşabilmesiyle oluşur ancak... Şiddetin durmasını getirecek, dağdan inmeyi kolaylaştıracak bir‘misyon’üstlenemedikten sonra, BDP niye muhatap alınsın ki?‘Oslo süreci’türü doğrudan görüşmeler olacaksa BDP’ye ne ihtiyaç var? Hükümet de bu tür soruları sorup olumsuz cevap veriyor olmalı.

Hayır,“BDP’den bir şey olmaz”demek istemiyorum; tam tersine BDP’nin kendisine çizdiği sınırların ötesinde bir misyon üstlenmesi gerekiyor ve bunun için cesaretlendirilmeye ihtiyacı bulunduğu açık. Bunu sağlamak da devre dışı bırakılmasından değil, tam tersine gerçek siyasi gücünü daha iyi anlayabilmesini sağlayacak biçimde‘muhataplık’ görevini üstlenmesinden geçiyor.

Ak Parti’nin ve sorunu devlet adına çözmekle görevli olanların bir noktayı anlaması şart: Bu tür sorunlar tek taraflı girişimlerle veya‘vererek’çözülemiyor; görüşerek, konuşarak, ikna ederek hedefe varılabiliyor...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.