Yener Dönmez

Yener Dönmez

Reform derken Otonomi yapmayalım

Reform derken Otonomi yapmayalım


twitter.com/@yenerdonmez

Yeni Büyükşehir Belediyesi Kanun Tasarısı, öngördüğü düzenlemelerle Türkiye’ye son derece kritik etkiler bırakacak tarzda ilerliyor.

Yanı başımızda bağımsız Kürdistan’a doğru hızla adımlar atılırken ve komşularımızda mezhepçi bölünmeler yaşanırken bu tasarı Türkiye açısından bir hayli riskli.

Tasarıyla gelen yenilikler özetle:

Mevcut 14 Büyükşehir Belediyesi’nin sınırları il mülki sınırı olacak şekilde genişletiliyor.

Toplam il nüfusu 750.000’i aşan 13 ilde sınırları ilin mülki sınırları olacak şekilde Büyükşehir Belediyeleri kuruluyor.

Orman köyleri de dahil olmak üzere yaklaşık 16 bin köy kaldırılarak mahalleye dönüştürülüyor.

Yeni büyükşehir olacak 13 ilde en az 13 yeni ilçe kuruluyor.

İl genelindeki tüm belde belediyeleri ile köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak mevcut ilçelerde ilçe belediyesine, yeni kurulan ilçelerde bu belediyelere mahalle olarak katılıyor.

Tasarı’yı hazırlayanlar sebebini imar kargaşasına son vermek olarak açıklarken, muhalefet partileri ise AK Parti’deki 3. Dönem kısıtlaması nedeniyle “güçlü siyasetçilere yer açma çabası” olarak eleştiri getiriyorlar.

Tasarı’nın geneline bakınca bunlardan daha derin sonuçlardan sözetmemiz gerektiğini söyleyebilirim.

Öncelikle bu tasarıyla Büyükşehir değil, Bölgesel Yönetim Merkezleri kuruluyor adeta.

Bu sınırların tüm il sınırlarını kapsamasıyla birlikte Büyükşehir Belediyeleri’nin yerel yönetim niteliğini kaybetmesi sözkonusu...

Örneğin Antalya’da mezarlık alanlarının tespiti, binalara numara verme gibi yerel hizmetlerin 250 km uzaklıktaki Antalya Büyükşehir Belediyesi veya Hollanda Devleti kadar il sınırına sahip Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından karara bağlanması yerinden yönetim anlayışının tamamen kaybolması demektir.

Büyükşehir belediyelerinin sayısını artırmak ve görev alanlarını il sınırlarına çıkarmak (İstanbul ve Kocaeli Büyükşehir belediyelerinde olduğu gibi) yerel yönetimleri güçlendirmek değil, organları seçimle gelen bölgesel yönetimler kurmaktır.

Yerel Yönetim düzeyinde ortaya çıkan bu yapılanma Bölgesel Otonomi’nin önünü açar.

Tasarı’yla oluşturulacak büyükşehir modelinin nüfus ölçeği, coğrafi genişlik, bütçe büyüklüğü vb. birçok açıdan bölgesel yönetimlerle örtüştüğü görülüyor.

Dünyada son yıllarda yaşanan gelişmeler dikkate alındığında, ülkemizin güçlü idari yapısını sarsacak düzenlemelerin ülkemize yönelebilecek tehditlerin önünü açma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

Kırılgan Güneydoğu politikaları, Irak’ta oluşan mezhebe ve ırka dayalı parçalı yapı, İran’ın Ortadoğu’da yürüttüğü ben merkezli politikalar, Suriye’nin yaşadığı akibeti belirsiz süreç, Barzani yönetiminin bağımsızlığın eşiğine getirdiği Kuzey Irak ortada dururken federatif yapıyı çağrıştıran böyle bir modelin denenmesi Türkiye’yi geri dönüşü olmayan bir maceraya atmaktır.

Alanı çok büyüyen büyükşehir belediyelerinin, (Ankara’da 3 kat, Erzurum’da 20 kat, Konya’da 30 kat) tüm alana etkin ve verimli hizmet götürmeleri mümkün değil.

Bölgenin siyasi haritası da oldukça önemli.

Zirve yaptığı 2011 seçimlerinde AK Parti’nin yeni büyükşehir olacak illerden Van ve Mardin’de aldığı oy oranları sırasıyla % 40 ve % 32.

Bu oran Diyarbakır’da % 33.

Bölgesel yapıyı çağrıştıran yeni düzenlemenin etnik milliyetçilikle birleştiğinde oluşacak atmosferde bu vilayetlerde etnik merkezli siyasal partilerin dışında seçim kazanmayı imkansız hale getireceği ortada.

Oysa yakın dönemde Van Belediyesi ve hali hazırda Mardin Belediyesi AK Parti tarafından kazanılmıştı.

Bu düzenlemeyle terör örgütüyle içli dışlı bir görüntü arzeden, terörün finansmanı hususunda çıbanbaşı konumunda olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne iki büyükşehir belediyesi daha ilave edilecektir.

Büyükşehirlerde belediye başkanları konumları gereğince güçlü siyasi kişi olarak ortaya çıkıyorlar.

Güneydoğu’da yetkileri il geneline yayılmış yeni Büyükşehir Belediye Başkanları’nın, valilerin silik olduğu yeni düzende, birer Otonom Devlet Başkanı gibi hareket edecekleri aşikar.

Büyük maddi kaynaklar ve rantla, bu başkanlar bölgenin adım adım kopmasının öncülüğünü yapacaklardır.

Ve örgüt tarafından özel olarak bu misyon için tespit edilmiş isimler olacaklardır.

Bu konunun diğer büyük risklerine devam edeceğim...

twitter.com/@yenerdonmez





Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yener Dönmez Arşivi