26 Nisan 2018 Perşembe10 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:26Güneş 06:02Öğle 13:08İkindi 16:55Akşam 20:02Yatsı 21:31
    • 18°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 15°C Amasya
    • 13°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 107.401 -2.42
  • Altın: 173,640 -0.67
  • Dolar: 4,1031 0.40
  • Euro: 4,9999 -0.05

Bu dünyanın yoksullarıyız

Fatma Tuncer

Yoksulluğumuzda kendimizi görme, varlık sebebimizi yeniden gözden geçirme ve hayatımızı muhakeme etme fırsatı bulabiliriz. Çünkü yaşadığımız dünyada, bizi kendimizden koparan ve adeta bir sarmaşık gibi kollarına alan o kadar çok şey var ki, o yüzden kendimizi bir türlü göremiyoruz. Dünya bütün çekiciliği ile bizleri uzaklara renkli hayatlara götürüyor ve kaybetme korkusu veriyor. Aç kalırsın, açıkta kalırsın diyor, hiçbir zaman ulaşamayacağımız hayaller sunuyor. Bir koşuşturmacanın içinde yüzüyoruz adeta. Ne yapsam, ne yesem, ne giysem kiminle görüşsem, hangi toplantılara katılsam... Hayatın içinde elbette bunlar da var, olacak da. Ama bütün bu keşmekeşler bizim kendimizi görmemize engel oluyorsa yaşam tarzımızı yeniden gözden geçirmemiz gerekir.

Bize renkli fotoğraflar gösteriyorlar. Dünya hiç değişmeyecek, insanlar ölmeyecek ve biz bulunduğumuz noktada hep aynı kalacakmışız gibi davranıyorlar. O yüzden yoksulluğumuz çoğu zaman bize acizliğimizi, çaresizliğimizi ve muhtaç olduğumuzu öğretiyor, sorumluluğumuzu hatırlatıyor.

Eğer, yoksulluğumuz ve çaresizliğimiz olmasa ihtiyaçlı olduğumuzu nasıl görebiliriz? Mücadele etmesine edelim, ihtiyaçlarımıza koşalım ama bu ara dönemde yaşadığımız yoksunluk aslında bizi kendimize döndürüyor ve bencilliğimizi, vurdumduymazlığımızı iyileştiriyor; bunu da görelim...

Bizler bu dünyanın yoksulları ve emanetçileriyiz. Beden emanet, para emanet evlat emanet, sağlık emanet, akıl emanet... Peki bizim yapıp ettiklerimizden başka neyimiz var? Ne ile kibirlenir dururuz? İyiler kalıcı bir servet için çalışırken, bizler şu dünyanın emanetlerini bizim zannedip avunursak gidişimiz nasıl olur?. Evimiz, işimiz, diplomalarımız, çevremiz, çocuklarımız, eşimiz dostumuz, güzelliğimiz gençliğimiz... her şey emanet. Ve emanet olan her şey bizi terk edip gidecek. Yani hepimiz bu dünyada emanetleri taşıyan birer yolcuyuz. Gerçek yurdumuza olan hasretimiz ise sonsuzluğa duyulan tutku ile ortaya çıkıyor..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.