27 Nisan 2018 Cuma11 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:24Güneş 06:01Öğle 13:08İkindi 16:55Akşam 20:03Yatsı 21:33
    • 16°C Adana
    • 14°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 11°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 13°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 107.015 -0.36
  • Altın: 172,213 -0.84
  • Dolar: 4,0658 -0.91
  • Euro: 4,9307 -1.38

Geçici olduğunu bilseydik

Fatma Tuncer

Kızım, ergenlik süreci ile ilgili sorunlarını eve taşıyordu. Öfkeliydi, ne söylesem karşılık veriyor vaktinin büyük bir kısmını odasına kapanarak ya da sınıftaki arkadaşları ile konuşarak geçiriyordu. Derslere olan ilgisi azalmıştı daha çok arkadaşlarıyla gezmek ve onlarla vakit geçirmek istiyordu.

Bir gün ona pembe bir etek aldım. Annelik duygularımla bu hediyenin onu mutlu edebileceğini düşünmüştüm. Ama hiç de beklediğim gibi olmadı, eteği aldı ve "ben bunu giymem, anne ne kadar da zevksizsin" dedi. Bütün bunların doğal bir tepki olduğunu bilsem de kabul etmekte zorlanıyordum. Çocukluk günlerinde, aldığım küçük bir hediye ile büyük mutluluk yaşayan kızım artık kendi beğenilerini de ortaya koyuyor ve kolay kolay mutlu olamıyordu. Yaşadığm her olayda geçmiş yıllara gidiyor ve buruk tebessümle o günleri yeniden yaşıyordum. Bu olayı yaşadığımda da, beş yaşında ona aldığım pembe güllü terlikleri hatırladım. O gün çantamdan çıkarıp terliği ona uzatmıştım. Terliği elimden almış ve arkadaşlarına göstermek için aşağı bahçeye koşmuştu.

O zamanlar kızım beş yaşındaydı ve beş yaşında bir çocuğu mutlu etmek çok kolaydı. On beş yaşına geldiğinde ise ondan beş yaşında verdiği tepkiyi bekleyemezdim. Artık her şeyi kendi iradi süzgecinden geçiriyor ve kendi kararını veriyordu.

Onu anlayabilmek için kendi gençlik yıllarıma gitmeli ve olaylara onun penceresinden bakmalıydım. Çünkü o artık bir genç kızdı ve kendi elbiseleri seçebilirdi. Eteği beğenip beğenmediğini ifade etme hakkı olmalıydı. Bunu doğal karşılamalıydım. Üstelik bu yaşlarda gençler, aileye karşı ilişkilerinde sürekli muhalif ve eleştirel yaklaşım sergilerler. Bu sürecin geçici olduğunu bilmek içimi rahatlatıyordu. Doğru davranmalı, sevgi ile yaklaşmalı ve zamanı kollamalı idim. Öyle de yaptım... Aradan dört yıl geçmişti ki, kızım bütün bunları benimle birlikte konuşuyor değerlendiriyor ve tuhaf buluyordu. O günlerde bana nasıl tahammül ettin diye soruyordu. Her anne çocuğuna tahammül ederdi. Çünkü anneler hem çocuklarına karşı yoğun bir sevgi beslerler hem de bu sürecin geçici olduğunu bilirler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.