23 Nisan 2018 Pazartesi6 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:32Güneş 06:07Öğle 13:09İkindi 16:54Akşam 19:58Yatsı 21:27
    • 12°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 110.932 -1.06
  • Altın: 175,230 0.06
  • Dolar: 4,0581 0.43
  • Euro: 4,9812 -0.14

Müslümanlar Güven Vermeli

Cemal Nar

“Muhammedü’l Emin” olan Resulullahın (sav) ümmeti de tıpkı onun gibi güvenilir olmalıdır.

Sözün yalama olduğu, şahsiyetin silikleştiği, çıkarın mabut yerine konduğu, pragmatizmin genel geçer felsefe olduğu, ilkelerin haramların yanında meze gibi yenildiği bir zamanda yaşıyoruz. Çekler, senetler, garantiler bile güven vermiyor. İnsan aldatılmak korkusundan tebdilini şaşmış vaziyette.

İşte tam da bu zamanda Müslümanlar güvenli insanlar olmalıdır. Sözün bittiği yerde fazilet görülmelidir. “Bu adamı sev sevme, yiğidi öldür, fakat hakkını yeme, bu bir Müslümandır, sözü demir gibi sağlamdır” dedirtmeliyiz özellikle de düşmana.

Böyle yetiştirmeliyiz kendimizi, evladımız. Bizi böyle bilmeli kendi vicdanımız, omuzlarımızdaki melek arkadaşlarımız, nihayet Yüce Rabbimiz. Önemli olan budur. Böyle olursak bizi çevremiz de böyle emin ve doğru bilir. Böyle bilir o zaman dost düşman.

İmam Ahmed ve Ebu Davud Abdullah İbni Amir İbni Rebia’dan rivayet ederler. Abdullah şöyle demiştir: Ben çocuk iken Hz. Peygamber bize gelmişti. O sırada ben oyun oynamak için dışarı çıkmıştım. Annem:

- "Abdullah buraya gel, sana bir şey vereceğim' diye beni çağırmıştı. Hz. Peygamber

- “O’na ne verecektin?" diye sordu. Annem:

- "Hurma" dedi. Hz. Peygamber

- "Eğer ona vadettiğini vermeseydin aleyhine bir yalan yazılacaktı" buyurdu.


Yalan laneti gerektirir. Allahtan uzaklaştırır insanı. Bereketi kalkar işin. Başarısızlık yalanın yoldaşıdır. O da hüzün ve pişmanlık getirir, hüsran getirir, başka değil.

İşte bu emin olmak, güven duyulmak, yalandan uzak olmak müslümanın vicdanındaki ve şahsiyetindeki tertemiz ahlâktır. Yeryüzünde Allah'ın sistemini kuracak ve onu ayakta tutacak olan insanlara en yakışan ahlâk yapısı da budur.

İşte bu hakikat en büyük imtihan konusudur. Kendimizi ve toplumumuzu buradan test edelim. Edelim de kendimizi, ahlakımızı, başaracak güç ve düşmanı yenecek imkanımızı görelim. Bunu görmeden harekete geçmek, dereyi görmeden paçaları sıvamak demektir. Bakalım sular paçayı geçecek kadar mı, yoksa boydan aşkın mı?

Cihat konusuna gelince, insanlar bu kelimeyi sakız gibi çiğneyerek, yani yerli yersiz çok konuşarak tatsız tuzsuz hale getirdiler. Cihat kolay mı kardeşim? Ölüme gitmek kolay mı? Kolay olsaydı, Peygambere söz veren cemaat iş başa düşünce ölüm korkusuyla baygın baygın bakar mıydı? Bin bir bahane ile cihattan kaçar mıydı?

Bu zaaf ortada işte. Bu vaziyetten kendimizi nasıl kurtarır de ihlas ve samimiyetle seve seve cihada gidebiliriz?

Cevabı gelecek yazıda araştıralım mı?

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.