Serdar Arseven

Serdar Arseven

Esnafı Rahat Bırakın!..

Esnafı Rahat Bırakın!..

Başbakanlık önünde bir takım eylemler oldu.

Neyse ki henüz bir esnaf eylemi olmadı.

Konuştuğum esnafların büyük bölümü, Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyor ve güveniyor.

Ancak, AK Parti’nin Sayın Erdoğan tarafından denetlenmeyen bazı uygulamalarına tepki var.

Mesela…

Bazı yerlere “müfettişler” gönderiliyor…

AB standartlarına uyumlu, güvenli iş yerleri…

İlk bakışta iyi, hepimiz destek veririz…

Ama önce altyapının hazırlanması lâzım.

Elli, atmış hatta seksen yıllık “esnaf” binalarında iş güvenliğinde AB’ye uygun standartlar arıyorsun…

Güzel;

Öyleyse ona uygun mekanlar hazırla!..

Esnafa yol göster!.

Örnek mekanlar oluştur!..

“İşte böyle olacak!” de.

Müfettiş, gariban esnafın kapısından içeri giriyor ve “Bu binanın yangın merdiveni niçin yok!” diyor.

Esnaf, o binadaki bağımsız bölümlerden birinin kiracısı, bina sahibi yanaşmayınca ne yapsın!..

Devlet uygulaması böyle, bas cezayı, kapat dükkânı…

Batsın!..

•

Bürokrat çoğu zaman yapıyor ama sonucu düşünmüyor.

Bürokrasi, Bakan’a “rapor” vermenin derdinde.

Bakan da yukarıya…

Aşağıdakinin canı çıkmasın!..

•

Bir de “hard vergi politikası” var.

Üç kuruş borcu olana mektup gönderiliyor; “Selam, Kelam, Haciz, Saygı!..”

Devlet enflasyonu azdırmamak için “sıkı para” politikası uygularken ve piyasalarda yaprak kımıldamazken, esnafın durumunu da göz önünde bulundurmak gerekmez mi?..

•

Bir de “asgari ücretten sigortalı yapana” yakın takip uygulaması çıktı.

Yine müfettişler, yine baskınlar…

Devlet, her iş kolu için bir “maaş baremi” belirleyecekmiş…

Buna göre, şu işçiyi en az şu fiyata çalıştırabilirsin tarifesi…

Başka kalemlerde “serbest piyasa ekonomisinin” kuralları geçerli, devlet fiyatlara ‘narh’ koyamaz, bu liberal ekonomiye yakışmaz vesaire…

Burada ise işçi ücretlerine narh!..

•

İşveren böyle durumlarda, önce “işçiden” kesinti yapar.

Yani, baktı ki devlet sıkıştırıyor, çalışan sayısını azaltmaya bakar!..

Sonrası işsizlik!..

Bir KOSGEB desteği vardı; bugünlerde KOSGEB’e başvuranlar bir dolu engelle karşılaşıyor, bu engelleri aşanlara da…

“Sene sonuna kadar bir kuruş ödememiz yok!” cevabı veriliyor!..

Onlar da haklı!..

•

Evet…

İsterim ki, her işyeri süper güvenlik ağları ile örülsün, isterim ki her çalışanın bordrosu şişkin olsun…

Amma velakin, bu işler birleşik kaplar gibi; bir taraf aksarsa her taraf aksar.

Esnaf, büyük fedakarlıklarla işini yürütmeye çalışıyor.

İstikbal vaad eden bir yerden “tarla” alıp, beş sene kulağının üstüne yatmak ve “rant” zengini olmak varken, bin türlü sıkıntı ile uğraşıyor…

Bir yufkacı dükkanı açmanın bile bin türlü maliyet kalemi var; çeşit çeşit vergi, defter, noter, muhasebeci, sigorta, ceza, şu, bu…

Esnaf, ülkenin temel dinamiği…

Dinamiğe dinamit atmak kimseye yaramaz!..

Öyle düzenlemeler yapılsın ki, hem devlet, hem işçi hem de işveren kazansın.

Ve o düzenlemeler İşsizliğin azalmasına katkıda bulunsun…

Görmüyor musunuz, AK Parti düşmanları “göz oymak” için sırada bekliyor…

Ve Türkiye, 2023 hedeflerine ulaşıp ulaşamayacağının belirleneceği son derece kritik bir sürece giriyor.

•

Ya sakın birileri, Sayın Erdoğan sonrası hesaplar için bir takım “numaralar” çeviriyor olmasın!..

Bence son derece yanlış bir adım olan “Üç dönem” uygulaması var ve herkesin kendince hesapları…

Dost zamanında uyarandır!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi