Faruk Çakır

Faruk Çakır

Dünyanın en yanlış işi

Dünyanın en yanlış işi

Bütün dünyanın barış ve huzura muhtaç olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Görünüşe göre barışı herkes istiyor, ama buna rağmen arzu edilen barış bir türlü sağlanamıyor.
“Dünya savaşları” ile ağır bedeller ödeyen insanlık, bir daha savaşların yaşanmaması için çeşitli birlikler, kurumlar ve kuruluşlar meydana getirmiş. Ancak bakıldığında, bu noktada samimiyet olmadığı anlaşılıyor. Güya savaş istenmiyor, ama savaşsız bir gün de yok. En büyük yanlış, güya barışı temin için kurulan Birleşmiş Milletler’in (BM) barışı değil de “5 daimî üye”sinin menfaatlerini korumak için çalışmasıdır.
Dünyayı ilgilendiren her ‘kavga’da bu mesele gündeme geliyor. Herkesin bildiğini bir defa daha hatırlamak ve hatırlatmakta fayda var:
Birleşmiş Milletler Örgütü ya da kısaca Birleşmiş Milletler (BM), 24 Ekim 1945’te kurulmuş bir teşkilât. Hedefi de dünya barışını, güvenliğini korumak. BM kendini “adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslar arasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş küresel bir kuruluş” olarak tanımlıyor. BM anlaşması ile uluslar arası ilişkilerde, kuvvet kullanılması güya yasaklanmış. Ancak baktığımızda ‘güçlü’ olan ‘güçsüz olan’ı yemenin peşinde. Kendi menfaatlerine zarar vermediği sürece de BM buna seyirci kalıyor. Daha doğrusu MB’yi ‘işgal’ eden “5 daimî üye” bu vesileyle dünyayı da sarıp sarmalamış, “büyük balık”ların “küçük balık”ları yemesini akvaryumda izler gibi izliyor.
BM, 24 Ekim 1945’de kurulmuş bir teşkilât. Kurulduğu yıllarda 51 olan üye sayısı son yıllar itibariyle 193’e ulaşmış. Bu teşkilâtın çeşitli ‘kurul’ları vardır. Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Yönetim Konseyi gibi.
BM Güvenlik Konseyi on beş ülkeden oluşuyor ve bu üyelerden beşi “daimî üye” statüsündedir ve mutlak veto yetkisine sahiptir. İşte meselenin ‘püf’ noktası buradadır. Dünya yıkılsa, uzay yarılsa bu 5 ‘daimî üye’nin dediğinden başka bir iş, başka bir karar burada alınamaz ve alınsa da uygulanamaz! Kimdir bu “5 daimî üye?”
Bu ülkeler ABD, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, Birleşik Krallık [yani İngiltere] ve Fransa’dır. BM Güvenlik Konseyi ne karar alırsa alsın, saydığımız bu “5 daimî üye”den biri buna itiraz ederse o karar alınmamış sayılır! Dünyada bundan daha yanlış, bundan daha hatalı, bundan da anti demokrat bir uygulama olabilir mi? Sayı ise sayı, nüfus ise nüfus, dünyanın bütünü bir yana, meselâ ABD ya da Rusya veya İngiltere bir yana! Bu yanlışa itiraz edilmez mi?
Ne hikmetse yarım asrı aşan sürede bu yanlışa ciddî manada itiraz eden olmamış. Olsa da bu itirazı yine bu ‘büyük ülke’ler dikkate almamış. Türkiye son yıllarda BM’nin bu yapısına itiraz ediyor. Ediyor etmesine, ama ‘küçük’lerden yine de destek alamıyor. Dünyayı ilgilendiren her ‘büyük’ iş için BM’nin karar vermesi bekleniyor. Meselâ komşumuz Suriye’deki kargaşa sonrası gözler bir anda BM’ye döndü. Ya da son günlerde Gazze’yi bombalayan İsaril’i durdurmak için de yine gözler BM’de. Sistem doğru şekilde işlese, dünya ülkelerinin bir araya gelmesi ve ‘meşveret’ ederek işlerine karar vermesi kadar doğru bir davranış olamaz. Ne var ki BM’nin bu günkü yapısını ‘meşveret’in ‘m’siyle bile izah etmek mümkün değildir.
Ülkelere tek tek sorulduğunda ekseriyetle BM’nin bu yapısına karşı çıkanlar olacaktır. Ancak karşı çıkan devletler bir araya gelip bu sistemi değiştirmek için bir adım atmıyor ya da atamıyor. İş yine gelip İslâm ülkelerinin bu hususta da önemli bir sorumluluğa sahip olduğunu anlamasına dayanıyor. İslâm ülkelerini temsil eden “İslâm İşbirliği Teşkilâtı” üye ülkeleri bu hususta ikna edip, “5 daimî üye” saltanatına son vermek için adımlar atmalıdır.
Dünyaya adaletsizlik yayan bu “5’li yapı” bir şekilde sona ermeli, ülkeler ‘meşveret’ ederek karar vermeli vesselâm.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Faruk Çakır Arşivi