Ersoy Dede

Ersoy Dede

Karadayı İçin Tedavi Vakti

Karadayı İçin Tedavi Vakti

Tıp iyice ilerledi.. Artık bunamanın bile çaresi var.. Alzheimer diyorlar.. Karadayı’nın durumuna yönelik dünkü Akit’in “teşhis”i yerindeydi..

Misal 28 Şubat’ın kudretli Paşası Çevik Bir, ille de tutturmuş; “Karadayı’nın bilgisi olmaksızın bir şey yapmadık” diye.. Kastettiği Batı Çalışma Grubu.. Karadayı da ısrarla diyor ki; “Rüştü Erdelhun’a rağmen 27 Mayıs nasıl yapıldıysa, bunlar da öyle yapmışlardır”.. Tam anlaşılamadıysa diye de ekliyor; “Batı Çalışma Grubu adıyla faaliyet gösteren bir grup yoktu. BÇG’den haberdar değilim. Böyle bir yapılanmaya ilişkin verdiğim bir emir de yok”..

Allah’tan Akit gazetesi var da mumları yatsıya kadar bile yanmıyor.. Dünkü manşetimizi okuyunca utanmış mıdır acaba İ.Hakkı Karadayı?.. Ne yazmış dün gazeteniz? “… Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen 10 Haziran 1997 tarihli ‘İrtica faaliyetleri’ başlıklı toplantı kayıtlarına göre, açılış konuşmasında Karadayı, irticayla mücadele etmek için ‘Batı Harekat Konsepti’ oluşturduklarını ve bu konsept dahilinde BÇG’nin kurulduğunu belirtip, sözü dönemin Genelkurmay İstihbarata Karşı Koyma ve Güvenlik Dairesi Başkanı Tümgeneral Fevzi Türkeri’ye bırakıyor. Karadayı’nın alkışlar arasında kürsüden inmesinden sonra Fevzi Türkeri sinevizyon eşliğinde Batı Harekat Konsepti ve Batı Çalışma Grubu ile ilgili detaylı bilgiler veriyor...”

Utanmayacağından eminim. Zira utanacak olsa, Rüştü Erdelhun’un adını anmazdı.. O Rüştü Erdelhun ki, cuntanın başına geçme teklifini; “arkadaşlar, bizler silahlı kuvvetler olarak seçilmiş hükümetin emrindeyiz” sözüyle elinin tersiyle itmişti.. Nitekim, 27 Mayıs gecesi saat 03:00’de tutuklanıp götürülürken, bu tavrı nedeniyle başına gelecekleri çoktan göze almıştı.. Rütbelerinin söküleceğini, cezaevinde türlü aşağılanmalara maruz kalacağını biliyordu..

Eğer Karadayı bir parça utansa, ifadesine o şerefli ismi karıştırmazdı.. 27 Mayıs cuntasına direnen Rüştü Erdelhun’a karşı 28 Şubat’ın Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ne diyordu o vakitler? (aynı toplantı tutanağından) “…. Sizleri bugün buraya, anayasada esasları belirtilen cumhuriyet rejimimizi yıkarak, yerine dini esaslara dayalı siyasal İslam düzenini kurmak isteyen, irticai unsurların ulaştığı boyutlarla ilgili değerlendirmemizi sunmak için davet etmiş bulunuyoruz. TSK yasaların kendisine verdiği vazife doğrultusunda giderek artan irticai faaliyetleri değerlendirmiş ve buna istinaden ‘Batı Harekat Konsepti’ni oluşturmuş ve nasıl ki daha önce iç güvenlikle ilgili bir teşkilat yapmışsa, bu konsepte istinaden de irtica ile mücadele için, Batı Çalışma Grubu adı altında yeni bir teşkilat kurmuş ve bu teşkilat siyasal İslam’ın resmini oluşturmak için çalışmalarını ülke genelinde başlatmıştır….” Bu anlayışla, Rüştü Erdelhun arasındaki farkı taktirlerinize bırakıyorum..

ALTIN TEPSİDE İKTİDAR

Şimdi nakledeceğim sözler Karadayı’ya ait olduğu iddiasıyla yayınlandı.. Taraflarca da yalanlanmadı.. “…Hoca için, Demirel’le konuştum. ‘Mutlaka gitmesi lazım, biliyorsunuz dev gazeteler verdi nizamiyeden döndük’ dedim. Nizamiyeden döndük lafı enteresandır.. 28 Şubat’tan sonra Bodrum’a gitmiştim. Orada da Mesut Yılmaz ile bir araya geldik. Berna Hanım, benim hanım, dördümüz oturduk. Mesut Bey’e dedim ki; ‘Mesut Bey, size altın tepside bir iktidar teslim ediyoruz. Altın tepside önünüze kondu. Bunu iyi değerlendirin.’ Demirel cumhurbaşkanlığını fevkalade iyi yaptı, ilişkilerimiz de fevkalade iyiydi. (...)

Tabii çok iyi ilişkilerimiz vardı, ben ne dersem onu yapardı. Mesela Adana’ya gidecek efendim şu mesajı verirseniz iyi olur, kesinlikle, bir de bir birimizden hiçbir şeyi saklamazdık…” İsteyene Karadayı’nın 27 Mayıs döneminde Davutpaşa’daki maceralarını ya da 27 Nisan (367 garabeti) sürecinde, Erkan Mumcu ile olan konuşmalarını da hatırlatırım.. Dün Akit “Bunadın mı Paşa?” başlığıyla çıktı ya, icap ederse tedavisi de mümkün, ilacı da var yani… Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ersoy Dede Arşivi