Hasan Karakaya

Hasan Karakaya

“Zamanlama” ve “tesadüf”(!)lerle Taksim kalkışması!

“Zamanlama” ve “tesadüf”(!)lerle Taksim kalkışması!

Öncelikle; Başkan Mustafa Koca’nın şahsında, kısa adı ASKON olan Anadolu Aslanları İşadamları Derneği’nin yöneticilerini ve tüm mensuplarını “can-ı gönülden tebrik” etmek istiyorum.

Gerçekten de;
“Uyuz bir kedi” değil, “gerçek bir aslan” olduklarını gösterdiler...
“AK Parti İktidarı”nın sağladığı kolaylıklarla bitleri kanlanan birçok kişi, kuruluş ve de iş adamı; “Ama!.. Fakat!.. Lâkin”li ifadelerle Başbakan Tayyip Erdoğan’a “kerhen destek” verirlerken, “Anadolu Aslanları” çıktı ortaya ve bazıları gibi hiç kıvırmadan, tavırlarını net olarak koydular ortaya...
Akit’in 2. sayfasında dün yayınlanan “tam sayfa ilân”dan da okuduğunuz gibi, dediler ki;
“Gezi, masumiyetini yitirmiştir!”
Zira;
“Artık hiç kimse Gezi Parkı adıyla başlayıp geniş çevreyi tahrip eden eylemleri çevre duyarlılığı ile bağdaştıramamaktadır.”

AYY NE TESADÜF!!!

Mustafa Koca başkanlığındaki ASKON’un bazı gazetelere tam sayfa verdiği ilânda, “olayın özü ve özeti” anlatılıyor ve şöyle deniliyor;
“Gezi Parkı eksenli eylemler, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik açıdan yükselişte olduğu bir döneme denk gelmiştir... Eylemler çevre boyutunu aşarak siyasi bir manivelaya dönüşmüştür...
Hiçbir siyaset ve üslup hatası, yıkıcı ve yakıcı bir reaksiyonu haklı gösteremez...
15 gündür devam eden eylemlerin içinden çıkan sloganlar, dövizler, duvar yazıları, talepler ve uluslararası reaksiyonlar bize, meselenin asla masum olmadığını ve büyük siyasi operasyonun bir parçası olduğunu göstermektedir.
Bu eylemler her nasılsa terör belasının sonlandığı, IMF’ye borcun bitirildiği, faizlerin minimum seviyeye indirildiği ve negatif faizlerin gündeme girdiği bir zamana denk gelmiştir;
Ne tesadüf!
Bu eylemler ülkenin vesayetten kurtulma mücadelesini sonlandırmaya doğru gittiği bir zamana, İsrail gibi bir zalimin burnunun sürtüldüğü bir zamana, Esed gibi bir zalimin durdurulmasına çalışılan bir zamana denk gelmiştir;
Ne tesadüf!
Türkiye’ye güvenin zirve yaptığı, bir haftalık yatırım kararlarının birçok ülke bütçesini katladığı bir zamana denk gelmiştir;
Ne tesadüf!
Gelişmiş kabul edilen ülkeler krizden inlerken, Türkiye’nin büyüme rekorları kırmaya devam ettiği bir zamana denk gelmiştir;
Ne tesadüf!
Ne hikmetse bu tesadüfler, hep ülkemizin kendine gelme, başını kaldırma zamanlarına denk gelmektedir.
Biz faiz lobilerini iyi tanıyoruz. Tatlı kârlarından oluyorlar; onu da biliyoruz.
Hazmedemedikleri bu.
IMF’ye olan borç gibi bir gün bitmesinden korkuyorlar.
Biz bu eylemleri de tanıyoruz.
Menderes zamanından, Özal zamanından, Erbakan zamanından tanıyoruz. Organizatörler de tanıyor ve tehdit amaçlı olarak onların sonlarını Sayın Başbakan’a hatırlatıyorlar.
Bu liderler arasında ülkenin bağımlılıklardan kurtulması ve millete hizmet için seferber olunması konusundaki benzerlik olduğu doğrudur. Ama bilin ki millet de eski millet değildir. Millet bu oyunu artık çözmüştür. Artık kendi değerlerini, birikimlerini ve liderlerini faiz lobilerine, küresel güçlere, küresel tezgahlara kaptırmayacaktır.”

ZAMANLAMAYA DİKKAT!

Kıvırtmadıkları ve bu kadar “net” ifade kullandıkları için ASKON Yönetimi’ni tekrar kutluyor ve ilândaki “bazı ayrıntılara” dikkatinizi çekmek istiyorum.
Dikkat ederseniz;
İlânda, Taksim’de başlayan eylemlerin “zamanlama”sına vurgu yapılıyor ve “Ne tesadüf!” denilerek, “eylemin başlangıç günü”ne dikkat çekiliyor.
Gerçekten de; “eylem ile bağlantılı” o kadar olay var ki,  “ASKON’un ilânı”nda da belirtildiği üzre, bu eylem “Türkiye’ye yapılmış büyük bir siyasi operasyonun küçük bir parçası”dır!..
Ve, ne ilginçtir ki, eylemler;
“Terör”ün sonlandığı,
“IMF’ye borç”un bitirildiği,
“Faiz”lerin düştüğü,
“Vesayet”ten kurtulmaya başladığımız,
“İsrail” gibi bir katilin burnun sürtüldüğü, “Esad” gibi bir zalimin durdurulmaya çalışıldığı,
“Gelişmiş ülkeler krizde inlerken”, Türkiye’nin “büyüme rekorları” kırmaya devam ettiği bir zamana denk gelmiştir.

CHP’NİN MEYDAN OKUMASI!

Yine, şu “tesadüf”(!)e bakın ki;
Tam da “Taksim Gezi Parkı’nda eylem başlatılmasının arefesi”nde CHP, bir “kampanya” başlatıyor, maalesef “yandaş gazeteler”in de içinde bulunduğu gazetelerin içinde “insert”ler dağıtıyor, cadde ve sokaklara “afiş”ler asıp, diyor ki;
“Kentine güven Türkiyem.”
“Kentine güven canım İstanbul’um.”
Ve ardından;
“Meydan okuyoruz!”
Kime meydan okuyor CHP?..
Elbette AK Parti’ye!..
AK Parti’yi halka şikâyet ediyor CHP... Hem de, şu cümlelerle;
“Emek Sineması ile, Taksim Gezi Parkı ile bizden Beyoğlu’nu, yani hafızamızı çalmaya çalışıyorlar!”
Tabiî, sokak ve caddelerde afişler;
“Meydan Okuyoruz!”
İlk önceleri, bu afişlerin ne demek olduğunu kimse anlamasa da, CHP’nin 18 Mayıs’ta Aydın’da başlattığı, daha sonra her yerde “meydan okuması”nın ardından “Taksim Meydanı’nın karışması” sizce bir “tesadüf”(!) olabilir mi?..
Ne “tesadüf”(!)tür ki;
“Sosyal Demokrat Belediyeler’in İstanbul Buluşması” da “29 Mayıs-2 Haziran” arasında CNR’da yapılacaktı!..
Ne hikmettir bilinmez;
“CHP yerine, CHP zihniyetli provokatör eylemciler meydan okumaya” başlayınca, CHP’liler ne yapmış biliyor musunuz?.
“Meydan Okuyoruz” yazılı afişleri apar-topar indirip, bir anlamda “Eylem ve eylemcilerle hiçbir bağımız, bağlantımız yok!” demek istemişler!..
Tabiî, yersen!..
Ne var ki;
“Gövde”yi kaçırsalar da, “kuyruk”ları açıkta kaldı... Önceki gün televizyonda seyretmişsinizdir, “Taksim Gezi Parkı’ndaki eylemciler”in büyük çoğunluğu “CHP’ye oy vermiş” biliyor musunuz?.. Bundan sonra da “CHP’ye oy verecekler”miş!..
Anlayacağınız; aralarında “bir tek AK Partili” yok!.. Yüzde 50’den fazlası “Erdoğan karşıtı!”
Acaba bu da mı tesadüf?!?..
Demek oluyor ki;
Birileri, CHP’nin kulağına bir şeyler üflemiş, onlar da 18 Mayıs’tan itibaren “Meydan Okumaya” başlamışlar, daha sonra da, Taksim Meydanı’nı “provokatörlerin meydan okumasına” bırakmışlar!..
Var mı itirazı olan?..

CNN’İN YAPTIKLARI!

“Zamanlama” dedik ya... Şu “Amerikan Yahudileri’nin kontrolündeki CNN International Televizyonu”nun tavrını da inceleyelim.
l Reyhanlı’da 53 vatandaşımızın öldürülüşünün üzerinden bir ay geçti... Peki, CNN International, “canlı yayın” aracını hâlâ orada niye tutuyor?.. Yoksa, “Suriye’den gelip, Türkiye’de katliam yapacak 100 kişilik timin eylemi”ni mi bekliyor?!?..
Ama, o tim yakalandı!..
l Suriye’den canlı yayın yapmayan CNN’in, “Taksim’den 9 saat canlı yayın” yapması acaba bir “tesadüf”(!) müdür?..
l Son iki gündür, CNN International’ın ünlü sunucusu Christiane Amanpour’dan söz ediyorum... Bu kadın; Başbakan’ın Başdanışmanı İbrahim Kalın’a ve Mısır Başbakanı Hişam Kandil’e; Türkiye’nin bir “yangın yeri” olduğunu kabul ettirmeye çalıştı ama başaramadı!..
Christiane Amanpour adlı bu kadının “Yahudi asıllı ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Eric J. Rubin’in eşi” olması, acaba bir “tesadüf”(!) müdür?..
l Ersoy Dede’nin de dün aktardığı gibi; Rotahaber Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık’ın, TV-8’de Gökmen Karadağ’ın programında söylediği; “İki yabancı ajans, canlı yayın arabalarını, olaylardan iki hafta önce kiraladılar” yönündeki sözleri, son derece ilginç değil mi?..
Yani daha ortada ne protesto var, ne eylem! Ama yabancılar, Haziran’ın ilk haftasında kullanmak üzere Türkiye’den canlı yayın arabası kiralıyorlar!..
Ayy ne “tesadüf”(!)

İRAN NE YAPMAK İSTİYOR?

Kim ne derse desin; Türkiye son 20 günde “oyun içinde oyun”larla boğuştu... Bu “büyük oyun”un içinde ABD vardı, “Yahudilerin kontrolündeki ABD ve İngiliz medyası” vardı... Elbette İsrail vardı, Avrupa vardı!..
“Ayy ne tesadüf”(!)tür ki;
İran da varmış, iyi mi?..
Türk medyasının ve dünya medyasının yakından tanıdığı, 20 yıldır Türkiye’de yaşayan gazeteci Muhammed El Abbasi, İran Devlet Televizyonu Al Alam TV’de 8 yıldır çalışıyor... Gezi Parkı olaylarıyla ilgili Ankara’dan canlı yayın yaparken televizyonun yetkili müdürü kendisine demiş ki;
 “Türk Hükümeti, halka karşı uçak ve tank kullanıyor diyeceksin!”
Abbasi de cevap vermiş;
“Türkiye’de yaşanan olaylar Arap ülkelerindeki gibi değil... Türkiye’de demokrasi var, hükümet seçimle geliyor... Burası Suriye değil, Türkiye... Siz yalan haber veriyorsunuz ve bana da yalan söyletmeye çalışıyorsunuz, kusura bakmayın ben yalan söylemem!”
Sonra da “istifa” ettiğini söylemiş Muhammed El Abbasi!..
Söyler misiniz;
Bu da mı tesadüf?

KOMPLO TEORİSİ DEĞİL!

Merak ediyorum;
Tüm bu gelişmelerin yaşanmasını “senaryo” olarak görenler, “komplo teorisi” olduğunu iddia edenler, acaba hangi ülkede yaşıyorlar?.. Türkiye’ye bu kadar “Fransız” olduklarına göre, acaba “Uzayın hangi galaksisi”nde hayat sürüyorlar!..
“Olaylar” ortada!..
“Zamanlama” ortada!..
Çıkarlarına dokunulanlar tarafından Türkiye’nin “karıştırılmak” istendiği ortada!..
Hem de;
“İç”ten ve “dış”tan!..
Hele sorun bakalım;
CHP’nin sokak ve caddelere astığı “Meydan Okuyoruz” afişlerinden hemen sonra “provokatör”lerin devreye girip, Hükümet’e karşı “meydan okumaya” başlaması, bir “tesadüf”(!) müdür?..
CHP kurmayları, “Yahudi medyası tarafından kışkırtılan Taksim kalkışması”nın “neresinde” olduklarını açıklamalı değil midir?..
“İçinde” değillerse;
O “afiş”leri niye topladılar?!?..

 

Biz Amerikan CNN’ini çoook iyi biliriz!

Amerikan CNN International televizyonunun “ne büyük ve ne tarafsız gazetecilik”(!) yaptığını, biz “Körfez Savaşı”ndan biliriz!..
Amerikan uçaklarından atılan “füze”ler ve “bomba”lar Irak halkının tepesine düşerken, CNN diyordu ki; “Gökyüzünde sanki bir ışık cümbüşü var!.. Irak semaları,  yıldız kaynıyor!”
İşbu CNN, şu anda, “Türklerin çoğu” tarafından seyrediliyormuş!.. Christian Amanpour öyle diyormuş... Çünkü, “Türkler kendi medyalarına güvenmiyorlar”mış!..
Çok doğru... Bizler, Saddam’ı devirip asan ABD’nin CNN’ine çok güveniriz!.. O CNN ki; “Saddam Hüseyin’in petrol kuyularını ateşe verdiğini, boşa akan petrolün bir deniz haline geldiğini” ve bunun da “Karabatak kuşları”nı tehdit ettiğini söylemişti... Söylemekle kalmamış; “Petrole bulandığı için debelenen Karabatak kuşları”nın görüntülerini de getirmişti ekrana!..
Ne var ki, bir “ayrıntı”yı unutmuşlardı...
O Karabatak kuşları “Körfez bölgesinde yaşamıyor”du!.. O görüntüler de; “Fransa’daki bir deniz kazası”nın görüntüleriydi!..
Ne ilginç değil mi; o günlerde “CNN’in kirli çamaşırları”nı ortaya çıkaran Cumhuriyet gazetesi, bugün “Yahudi sermayeli CNN’in yanında” ve ona “‘övgü”ler düzüyor!.. Çok ilginç!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Hasan Karakaya Arşivi