Mustafa Özcan

Mustafa Özcan

Allah Yahudi aleyhtarı mı? (1)

Allah Yahudi aleyhtarı mı? (1)

Avustralya Başbakanı Julia Gillard hanım bazen hafif meşrep denilebilecek karelerde bulunuyor. Bazen de tuhaf açıklamalarıyla ve çıkışlarıyla gündeme geliyor. Bir defasında BM Genel Kurul toplantıları için New York’a giden Muhammed Mürsi ile Gillard arasında bir görüşme tertip ediliyor. Lakin görüşme öncesinde Muhammed Mürsi (fekkellahu esrehu) üzerini başını düzeltiyor. Kendisine çeki düzen veriyor. İşte bu kareleri yakalayan yabancı basın da meseleyi başka yöne çekiyor. Muzip sunucular bu karelerden kendilerine gevezelik malzemesi üretiyorlar. Yalanı yok; alımlı da bir kadın. Neyse. Geçenlerde Gillard güzelliğinin hilafına çirkin bir söz etmiş. Tutarsız bir mantık yürütmüş. Sanki Demirel’in Avustralya versiyonu gibi konuşmuş. Demirel başörtülüler ‘yallah Arabistan’a’ demişti. Julia da Demirel gibi karşılaştığı bir sakallı dindar Müslümana şöyle hitap etmiş ‘Senin gibi yobazların yeri ya Suudi Arabistan ya da İran! Neden bu ülkelere gitmek yerine buraya geldin? Buradasın çünkü bu ülke sana o ülkelerde yararlanamadığın hakları veriyor…” Müslümana karşı hazımsızlığını bu şekilde ortaya dökmüş. Sataşma bu minvalde akıp gidiyor. Sureta baktığınızda kadın doğru söylüyor. Lakin analize geldiğinizde neresinden bakarsanız bakın elinizde kalıyor. Çuvallıyor. Bilemediniz bir yıl kadar önce görüştüğü Mürsi’nin ülkesinde darbe oldu. Bu darbeyi ABD ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri kotardı. Ardından Suudi Arabistan da Sisi gibi Müslüman Kardeşleri terör listesine aldı. Hafız Esat’ın bir zamanlar 49’uncu madde ile yaptığını bu ülkeler şimdi farklı maddelerle yapıyorlar. Bu durumda Suudi Arabistan’da yaşayan Müslüman Kardeşler nereye gitsin? Herhalde bundan sonra Londra’ya da gidemezler. Demek ki, Julia bunu zamansız söyledi. Ya da Mürsi’nin başına gelenlerden habersiz!

 Zaman zaman Müslüman göçmenler Batı ülkelerinde istiskale uğruyorlar. Bu istiskal karşısında göçmenler bir defasında Julia gibilerine de cevap veya ders mahiyetinde bir pankart kaldırıyorlar: Siz niçin bizim ülkemize gittiyseniz biz de onun için buradayız! 100 yıl önce Anzakların Çanakkale’de ve ülkemizde ne işleri vardı? Keza Bush’ların Körfez bölgesine sevk ettiği uluslar arası işgal güçleri arasında İngiltere, Avustralya gibi ülkeler yok muydu? Julia bunları unutmuş olmalı. Güzelliği ile meşgul olduğu kadar bu işlerle meşgul olsa, hatırlardı. Zaten bu gibi durumlarda hatırlamamak en iyi hal çaresidir. Eşerseniz altında kalırsınız! ‘Unutmak en iyi ilaçtır’ derler. Yoksa vicdanı insanı rahatsız edebilir. Evet! Avusturalya’da hitap ettiği ‘yobaz adam’ işgal etmek için gittikleri ülkelerden birisine ait olmalı. İşe farklı bir yönden daha bakmak mümkündür. Avustralya’nın Kızılderilileri sayılan Aborjinlerden birisi Julia Gillard ile karşılaşsa ve o adama sorduğu soruyu kendisine tevcih etse ne diyebilir? Julia ‘senin benim ülkemde ne işin var? Soyumuzu tükettin, kuruttunuz’ dese Julia ne cevap verirdi? Cin çarpmışa döner ve ağzı tutulurdu. Şaşkın Julia ne cevap versin? Sözün bittiği noktaya gelinmiş olurdu. Ama zavallı Müslümanlar üzerinden yobazlık edebiyatı iyi gidiyor. Vurun abalıya. Altta kalanın canı çıksın!

 Julia Gillard’ın Yahudi olup olmadığını bilmiyoruz. Ama Julia’ya benzeyen çok akıllı Yahudilerden kimileri veya onlar adına hareket eden Yahudi muhibbi (Judaizerler) işgüzar tayfası aynı mantıkla modern Yahudi başkenti sayılabilecek olan Washington’daki otobüslere ilan asmış. İlan da Müslümanlar karalanıyor. Yahudi aleyhtarlığına karşı mücadele adı altında Müslümanlar ve bizzat İslam karalanıyor. Zaten onların nazarında en iyi savunma saldırıdır. Orada Hitler ile birlikte Kudüs Müftüsü El Hac Emin el Hüseyni’nin birlikte fotoğrafları yer alıyor. Demek istedikleri şu: Faşistler yan yana! Şerif Hüseyin veya onun halefleri İngiltere’den yana oldular da ne oldu? Reklamda şu ifadeler dikkat çekiyor: “Islamic Jew-hatred: It’s in the Quran. Two-thirds of all US aid goes to Islamic countries. Stop racism. End all aid to Islamic countries.” İslam’ın Yahudi düşmanlığı Kur’an’da saklı. ABD’nin dış yardımlarının üçte ikisi İslam ülkelerine gidiyor. Irkçılığı ve bütün İslam ülkelerini durdurun…” Mantık aynı mantık. Julia’nın mantığı. Daha doğrusu mantık karartma. ABD’nin yardımlarının üçte ikisi İslam ülkelerine gidiyor da Amerikan bankalarında yatan Müslümanlara ait haram paraların miktarı ne kadar acaba? Irak’la petrol alışverişimiz bile neredeyse Amerikan bankaları üzerinden icraya mecbur ediliyor? Körfez şeyhleri halklarına yedirmedikleri paraları ABD’de saklıyor ve onlara yediriyorlar. Velid Bin tallal gibi modern Karunların paraları nerelerde geziniyor? Kimlerin sermayesi? Demek ki, gasp paraları helal. Dünyanın sermayesini Wall Street’e toplayan Yahudiler ve Amerikalılar dünya servetini tekellerine geçiriyor. Dünyanın servetinin yüzde 99’una neredeyse yüzde 1 hükmediyor. Sonuç itibarıyla, Obama ve Julia gibiler de onlara çalışıyor. Washigton otobüslerindeki reklama karşı en iyi cevap bir Türk atasözünde gizli: Hindi gelecek yerden tavuk esirgenmez! Bu yardımlarla birlikte Amerikalılar ‘uyandırmayın kerizi’ faslındalar! Gerçekler ancak bu kadar tersyüz edilebilir. Kızılderilileri topraklarından atan zihniyet şimdi de Müslümanlardan devşirdiği petrol ganimetlerle geçiniyor. Bu akışı temin etmek için de iki de bir dünyayı savaş alanına çeviriyor. Kızılderililer gibi mustazaflar ortadan kaldırıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa Özcan Arşivi