Hasan Aksay

Hasan Aksay

Hacc-ı Ekber ve hükümet tezkeresi

Hacc-ı Ekber ve hükümet tezkeresi

Okurlarımın, milletimin ve bütün İslam dünyasının, birleşen iki bayramını, Hacc-ı Ekber, mübarek Kurban bayramını tebrik ediyor, ümmetin birlik ve beraberliğine; ahlakın, barışın, özgürlüğün, hakim olması yolunda maddi, manevi önemli atılımlara vesile kılmasını ve ümmet olarak hepimizin gayret ve liyakatımızı artırıp güç vermesini Allah’tan niyaz ediyorum.

Bayramla beraberönemli bir Hükümet tezkeresi TBMM’de 3-5 farkla değil, 3 katından fazla bir farkla kabul edildi. Böyle bir konunun, devlet ve hükümet bilgileri, şartları ve imkanlarıyla tartışılması ve zaten zaruret olmuş bir karar olması gibi nedenlerle, başka bir yazı düşünmüştüm. Bazı endişeler ve tek yönlü yorumlar nedeniyle konuyu değiştirdim.

Bir kere, toplantıya katılmayanların tamamı aleyhte verse, karara engel gücü yok. Kaldı ki, nasıl olsa kazanması zaruri olan bir oylamada makul sebeplerle katılmamalar her zaman vardır. İstişareye önem veren bir partide, parti iç denetime, neticeyi etkilemeyen, “Dikkat işareti” daha koymayı hizmet görenler; donmuş buz kalıbı gibi hareket eden partilere benzemek istemeyen de olabilir. Mesela, İstanbul Belediyesi CHP grubunun ittifakla onayladığı Taksim meydanı projesini, CHP Genel Başkanlık kademesi Gezi terörünün peşine takılarak toptan reddetti. Böylece mahkeme de, hemen yürütmeyi durdurdu. Ülkeyi, maddi ve manevi zarara soktu. Muhalefetin baş sorumluluğu, müspet katkılar sağlamaktır. Bu tür, “Konu önemine dikkat çekme” ile muhalefet eksiği kapanmaz. 

Savaş ve dış ülkelere asker göndermeyi kimse istemez. Zorunlu hale gelmişse de hiçbir vatanperver tereddüt etmez. 

Hükümete yetki vermek, o yetkinin mutlaka kullanılacağı demek değildir. Öncesi de var ama, benim, hükümet ortağı Adalet Partisi GİK üyesi, İsmet İnönü’nün de Başbakan olduğu 1961’den 1974 Kıbrıs Barış harekatına kadar, Kıbrıs’ta akan kanı durdurmak için verilen yetkilerin hiç biri tam kullanılmadı. 

TBMM, daha önce,Suriye ve Irak için Hükümete yetki verdi. Bunların günü doldu. Bölgedeki durum ise çok daha vahimleşti. Yetkinin yenilenmesi şart. Tezkere bunu yapıyor ve yeni gereklere göre genişletiyor. 

CHP, sadece yetki genişlemesini değil, verdiği örneklerle yetki daralması da istiyor. 6 devlet sadece bombalayacak, diğerlerinin katılımı daha küçük diyor. Ve gereksiz usul tartışmalarıyla  engelleme yapıyor.

Her yetki gerektiği zaman kullanılmak için verilmiştir. Hükümet de dahil, hiç kimse, gereksiz yetki kullanamaz. Her hakim, geciken adaletin zulüm olduğunu bilmesine rağmen “Avukatının başı örtülü” diye bu zulmü irtikap etmesi ve yargı imtiyazına sığınması gibi basit istisnalar hariç. Bu konuda hükümete verilecek geniş yetkinin zararı yok, faydası çoktur. Dar yetki, düşmanı cesaretlendirir. Bu tür koalisyonlarda yetkisizlik, söz hakkını, pazarlık gücü yok eder. Sen hükümetine güvenmiyorsan, kimseden itibar bekleyemezsin. Oysa Türkiye, bu birlikte en fazla söz hakkı ve etkinliği olması gereken tek ülkedir.

Türkiye, Suriye ve Irak’a, yüz ve binlerce Km. uzak değil. 1500 Km. hududu olan devlettir. 2) Bu insanlarla asırlaca tek devlettik. Kardeş olarak yaşadık. Aynı dava için beraber şehit olduk. 3) Görülüyorki şimdi de, acıları bizim yüreğimizdedir. 4) Bu bölge yangını, bizi de tehdit ediyor. 5) Hükümetlerin hiç riske girmemesine yapılan övgüler, faraziyedir. CHP’nin, 12 Adayı Yunanistan’a hediyesini, başarı sayma türü şeylerdir. 6) Hükümete geniş yetki, caydırıcılığına güç katar.  

Bölgenin en çok zarar gören ve giderek daha fazla zarar görmesi planlandığı anlaşılan ülkesi Türkiye, inşallah, çözüm ve barışta güçlü yerini alacak ve aldığı yetkinin hakkını en iyi şekilde verecektir. 

Mesele, görüldüğü ve sanıldığından da zor bir kör düğümdür. Ama inşallah, adalet ve barışı arayarak, bu büyük zorluğun arkasındaki büyük kolaylığı yakalayacağız. Yeşil namına ne varsa kurutulmaya çalışıldığı günlerden, bugünlere geldik, ümitvar olmak için çok sebebimiz var. Kaldı ki, yalnız imanımız yeter.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hasan Aksay Arşivi