Abdullah Büyük

Abdullah Büyük

Üç aylık bir zaman bir anda bitti

Üç aylık bir zaman bir anda bitti

Siz okuyucularımızdan adeta izin istemiştim. 1 Eylül 2008 tarihine kadar yazılarımıza, mesajlarımıza ara vereceğim diye... Bugün 5 Eylül Cuma ve Ramazan ayının ilk on günü olan rahmet günlerinin içindeyiz.
Öncelikle hepinizin Ramazan ayını tebrik ediyor ve bu ay içinde affedilen kullardan olmanızı diliyorum.
Geçtiğimiz bu üç ayın kısa olarak muhasebesini yaparak yazılarıma başlamak istiyorum.
Allah’a ve gönderdiği kitaba inanan her insan, hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanır. Ancak hayra rızası olmasına rağmen, şerre rızası yoktur. Bir zamanların 28 Şubatları şer gibi anlaşıldı. Zamanla bir gerçek daha ortaya çıktı ki, hakkımızda şer gibi anlaşılan 28 Şubat, hayırlara vesile oldu. Birçok olayın, konuların ve insanların arka bahçesi aydınlandı. Ama tam olarak değil tabii...
Rabbimizin bildiği ve bizim bilemediğimiz sayısız olaylar, konular vardır ki bu olayların bir kısmını bir başka olaylar, hadiseler deşifre etmektedir.
Bir asra yakındır bu ülkenin inanan insanlarına olmadık iftiralar ve ithamlar yapılmaktadır. Laiklik gibi ellerinde büyük bir sermayeyi bulunduran zihniyet, başı daraldığında, nemalanmak istediğinde, başarısızlığını gizlemek ihtiyacı duyduğunda hemen laikliğe sarılır. Bu acı durum ne yazık ki bu ülkenin yüzkarası olan insanların tamamında görülmekte ve duyulmaktadır. Ama bunları basına taşımak, ekranlara gerçek simalarını yansıtmak mümkün olmuyordu. Çünkü iri gazeteler, basın ve yayını ellerinde tutan kartel medyanın sahne önü ve perde arkası sahipleri ülke halkına doğru dürüst haberleri vermiyordu.
Ucundan, kıyısından, köşesinden küçük birtakım hadiseler, haberler olsa bile sadra şifa vermiyordu. Ama ne oldu? Zifiri karanlıkta, toprakların altında siyah böceklerin nereye gittiğini, ne yaptığını bilen ve gören Yüce Yaratıcı, inanan insanların aleyhine bir asra yakındır yapılan ithamları, iftiraları açığa çıkarmada kullarını vesile kıldı ve “Ergenekon” isimli pislik kokan, ölüm kokan, yıkmak, çalmak kokan bir hadiseyi günyüzüne çıkarttı. Senelerdir kravatların, laikliğin, Atatürk’ün, cumhuriyetin gölgesine sığınarak, yeryüzünde az diktatörlerin, zalimlerin yapabileceği çirkin ve iğrenç işler bir anda ortaya çıkarıldı.
Kimi yüzler mosmor kesilirken, kimi yüzler pişmiş kelle gibi sırıttı. Ve ortaya “Vay be” dosyaları çıktı. Ne güzel denilmiş, Allah, mühlet verir ama, ihmal etmez. Kullarına yapılan açık bir yardım devreye giriyordu cumhuriyet döneminde.
Bir zamanların 163. madde mağdurlarının, kıyafetleri sebebiyle aşağılanan mazlumların, namaz kıldığı gerekçesiyle görevine son verilen yiğit insanların, İmam Hatip’te okumaması için baskı ve dayatma altında horlanan nurlu neslin ahları, iç sıkıntıları, can sıkıntıları ve gözyaşları yerde kalmadı. Damlaya damlaya göl olur misali, bu ülke halkının aydınlatılmasına, ülkesine ve milletine yararlı hale gelmesi için kollarını sıvalayan gönül erlerine senelerce yapılan haksızlık ve kötülük uzun ömürlü olmadı.
İnatçı inkârcıların dışında kalan her insan bugün ateş püskürüyor. Senelerdir laikliği, cumhuriyeti savunarak saman altından nehirler akıtanlara halkımız rest çekiyor artık. Dini kullanarak, bazı Müslüman simalara ve insanlara iftira ve komplolar yaparak bir şeyler yaptığı görüntüsünü vermek isteyenlerin, Ergenekon dosyası yüzlerindeki maskeyi indirdi.
Şimdi ise yine dimdik ayakta olan, Müslümanlığı ile, doğruluğu ve dürüstlüğü ile övünen bu ülkenin gerçek sahipleri tribünde gelişen olayları izliyor.
Senelerdir söylenilen bir sözün gerçekliği ispatlandı nihayet: Namaz kılan insanlardan bu ülkeye zarar gelmez... Başını kapatan insanlardan bu ülkeye zarar gelmez... Namaz kılan doktorlardan, başını kapatan avukatlardan, umreye giden ekonomistlerden bu ülkeye zarar gelmez... Mermer kafalı insanların kafalarına inen Ergenekon balyozu umarız onların da gerçekleri görmelerine vesile olur. Rahmet ayı sebebi ile hidayetlerine dua edeceğiz ama, zalimlerin hidayeti için dua edilmemesi uyarısına uymaktan başka elimizden bir şey gelmiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdullah Büyük Arşivi