27 Nisan 2018 Cuma11 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:24Güneş 06:01Öğle 13:08İkindi 16:55Akşam 20:03Yatsı 21:33
    • 20°C Adana
    • 16°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 13°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 16°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 107.015 -0.36
  • Altın: 172,213 -0.84
  • Dolar: 4,0658 -0.91
  • Euro: 4,9307 -1.38

Zekatın Faydaları 2

Cemal Nar

Zekâtın meşrû kı­lın­ma­sı­nın çe­şit­li hik­met­ ve faydaları var­dır. Bun­lar her­kes­çe anlaşılabi­le­cek açık­lık­ta­dır.

Bugün Suriye’den gelen muhacirler için zekatın önemini yazmaya gerek var mıdır? Ya içimizdeki felaketzedeler, yoksullar, yatalak hastalar için?

Cenâb-ı Hak in­san­la­rı fark­lı ye­te­nek­ler­le do­nat­mış, bu­na bağ­lı ola­rak ser­vet da­ğı­lı­mın­da top­lum malî ya­pı­la­rı fark­lı ki­şi­ler­den oluşmuş­tur. Zekât fa­ri­za­sı ge­lir da­ğı­lı­mın­da­ki fark­lı ya­pı kar­şı­sın­da en önem­li bir ted­bir­dir. Zekât, İslâm'da­ki sos­yal yar­dım­laş­ma ve da­ya­nış­ma­nın ger­çek­leş­me­si­ni sağ­lar, ser­vet­le­rin yal­nız zen­gin­ler ara­sın­da dö­nüp do­la­şan bir güç ol­ma­sı­nı en­gel­ler.

Zekât zen­gin­le yok­su­lu bir­bi­ri­ne yak­laş­tı­rır, zen­gin yar­dım et­me­nin se­vin­ci­ni yaşar­ken, yok­sul da zen­gi­ne kar­şı sev­gi ve say­gı du­yar. Kıs­kanç­lık­lar or­ta­dan kal­kar. Hz. Pey­gam­ber (s.a.s.) şöy­le bu­yur­muş­tur:

“Mal­la­rı­nı­zı zekât ver­mek su­re­tiy­le ko­ru­ma al­tı­na alın, has­ta­lık­la­rı­nı­zı sa­da­ka ve­re­rek te­da­vi edin, ge­le­cek olan belâlara kar­şı dua ile ha­zır­lık­lı olun.”

Zekât, ça­lış­mak­tan âciz olan­la­ra nor­mal bir ha­yat sür­me imkânı sağ­lar. Top­lu­mu yok­sul­luk­tan, dev­le­ti za­yıf­lık­tan ko­rur. Al­lah'ın Rasûlü şöy­le bu­yur­muş­tur:

“Kı­ya­met gü­nü yok­sul­lar se­be­biy­le vay zen­gin­le­rin ha­li­ne!... Yok­sul­lar şöy­le diye­cek­ler: “Rab­bi­miz! Se­nin bi­ze ayır­dı­ğın hak­la­rı ver­me­mek su­re­tiy­le bi­ze zen­gin­ler hak­sız­lık et­ti­ler.” Al­lah Teâlâ şöy­le bu­yu­ra­cak­tır: “İz­ze­tim ve celâlim hak­kı için, si­zi ken­di­me yak­laş­tı­ra­ca­ğım, on­la­rı ise uzak­laş­tı­ra­ca­ğım.” Bun­dan son­ra Hz. Pey­gam­ber: “Zen­gin­le­rin mal­la­rın­da di­le­nen ve di­len­me­yen­le­rin be­lir­li bir hak­la­rı var­dır” âyetini oku­muş­tur.

Zekât, ki­şi­yi cim­ri­lik­ten ko­rur, cö­mert ve eli açık ya­par, diğergâmlık duy­gu­la­rı­nı güç­len­di­rir.

Ser­ve­ti­nin bir bö­lü­mü­nü sırf Al­lah rı­za­sı için ayı­rıp yok­sul din­daş­la­rı­na ve­ren ve bu­na kar­şı­lık on­lar­dan bir şey bek­le­me­yen kim­se, sü­rek­li ola­rak top­lum ya­ra­rı­nı ki­şi­sel ya­ra­rı üze­rin­de tut­ma alış­kan­lı­ğı­nı ka­zan­mış olur.

Zekât Ce­nab-ı Hakk'ın ver­di­ği ser­vet ni­me­ti­nin şük­rü­dür. Ger­çek­te ma­lı azalt­maz, be­re­ket­len­di­rir ve art­tı­rır. Kur'an-ı Kerîm'de; “Eğer siz şük­re­der­se­niz, mut­la­ka ver­di­ğim ni­met­le­ri ar­tı­rı­rım”6 bu­yu­ru­lur. Ma­lın zekâtını ver­mek, ba­har­da üzüm ço­tuk­la­rın­dan faz­la fi­liz­le­ri te­miz­le­me­ye ben­zer. Bun­lar te­miz­len­mez­se bü­tün çu­buk­lar­da ge­li­şen üzüm sal­kım­la­rı­nı kök bes­le­ye­mez. Sal­kım­lar za­yıf ve ve­rim­siz ka­lır. Zekâtı ve­ril­me­yen ser­ve­tin du­ru­mu da bu­nun gi­bi­dir.

Di­ğer yan­dan top­lum bir bü­tün­dür. Her­kes ge­lir ve ka­zanç el­de et­me­de bir­bi­rin­den ya­rar­la­nır. Bu yüz­den de mey­da­na ge­len ser­vet­ler­de, baş­ka­la­rı­nın hak­kı bu­lu­nur. Zen­gi­nin ser­ve­ti­nin mey­da­na gel­me­sin­de, için­de ya­şa­dı­ğı top­lu­mun kat­kı­sı­nı kim inkâr ede­bi­lir? Böy­le bir çev­re­de de­ğil de da­ğın ba­şın­da tek ba­şı­na ya­şa­say­dı bu ser­vet mey­da­na ge­lir miy­di? İş­te bü­tün bu ni­met­le­ri ve­ren Al­lah'a şü­kür ve için­de ya­şa­dı­ğı top­lu­ma te­şek­kür bor­cu zekât em­ri­ne uy­mak­la öden­miş olur.

İn­sa­nın ma­ya­sı top­rak ol­du­ğun­dan, top­ra­ğın su­yu emip tut­ma­sı gi­bi in­san­da da ma­lı tut­ma özel­li­ği var­dır. Top­ra­ğın al­dı­ğı ru­tu­bet­le bit­ki bi­tir­me­si gi­bi, in­sa­nın baş­ka­la­rı­na ver­mek su­re­tiy­le, cim­ri­lik duy­gu­la­rı aza­lır. Bi­na­e­na­leyh zekât, en az alan ka­dar ve­re­ne de fay­da­lı­dır.

Zekat, toplumsal barış ve hudutlarımızın korunmasının da açık bir sebebidir. Özellikle de dinin etkisini dinsize bile gösteren güçlü bir hikmet yanı vardır.

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.