Selçuk Özdağ

Selçuk Özdağ

AK Parti ve Ötekiler

AK Parti ve Ötekiler

1 Kasım seçimleri  için partiler adaylarını belirlediler. Her parti 7 Haziran seçimlerindeki tabloyu esas alarak bazı düzenlemeler yaptı. Gösterilen adaylar aynı zamanda partilerin amaçlarını, siyaset tarzını ele veriyor.

Söz gelimi AK Parti aday listelerinde önemli değişiklikler yaptı, tecrübe ile gençliği, vefa ile bilgiyi buluşturan bir liste oluşturdu. Üç dönemlik bir çok isim yeniden aday oldu. Bölgelerinde karşılığı olan parlak isimler toplumun beklentilerine uygun olarak aday gösterildiler.

Siyasette toplumsal talepleri gözardı eden, seçmen tercihlerindeki değişimi okuyamayan partilerin başarı şansı yoktur. Muhalefet eleştirir ama periyodik olarak yapılan anketlerin, kamuoyu araştırmalarının, il başkanları toplantılarının amacı budur; toplumun nabzını yakalamak. Bu hassasiyeti diğer partilerde göremezsiniz. Onun için de belli  bir çerçevenin dışına çıkamazlar. Bir kısır döngü içinde dolaşır dururlar.

AK Parti’yi iktidara taşıyan ve enerjisini her dem diri tutan hususlardan biri de emeğe saygısıdır. Bir vekil çalışıyorsa AK Parti’de mutlaka karşılığını alır. Kimse kimsenin geçmişine, siyasi kökenine bakmaz önemli olan şimdiki durum ve partinin başarısıdır. Bu mantalite herkesi daha çok çalışmaya teşvik eder. Belki yakışıksız olacak ama buna kendimi pekala örnek gösterebilirim. Manisa Milletvekili olduğum ilk günden beri seçmenimi hiç ihmal etmedim. Hafta sonlarını istisnasız seçmenlerimle geçirdim. Konuşarak, yazarak AK Parti’ye yönelişlere katkıda bulundum. Son kongrede Genel Başkan yardımcılığına getirildim. Emeğin siyasette karşılığı yoktur sözü AK Parti’de geçerli değil, çalışan emeğinin karşılığını alır.

Aynı şeyi diğer partiler için söylemek mümkün değil, çok çalışmak çok göze batmak olarak görülür. Küçük küçük adamlar bu ne yapmaya çalışıyor demeye başlarlar. Partilerin başında bulunan lidercikleri bir korku alır. Parlayan her isim onlar için bir tehdittir. Ayak oyunları, Bizans entrikaları, fısıltı gazeteleri harekete geçirilir. Bir bakarsınız o partinin en çalışkan en özverili, hatta oy potansiyeli en yüksek kişi veya kişileri kendilerini kapı önünde bulmuşlardır. Bu da yetmez lidercikleri aklamak için bir iftira kampanyası başlatılır, hain, ajan, liderlikte gözü var, şuranın buranın adamı gibi yakıştırmalarla kapı önüne bırakılan doğduğuna pişman edilir.

1 Kasım seçimlerinin en önemli ve banko iktidar adayı yine AK Parti’dir. Çünkü hiçbir parti iktidarı AK Parti kadar istemiyor. Üstelik AK Parti dışında uzmanlığa, bilgiye, birikime, tecrübeye önem veren başka parti de yok. Aday göstergeleri, dışlananlar, gösterilenler buna işaret ediyor. Her kesimden insanın niçin diğer partilere değil de AK Parti’ye geldiği iyi analiz edilmelidir. AK Parti bir Türkiye partisi, bu toprakların her vatandaşına değer veriyor. Ayrıca insanlar tercihlerini belirlerken liderlere kadrolara bakıyor, kim ülkeyi yönetir, kim problemleri çözer, kim topluma liderlik yapabilir gibi soruların cevabını arıyor. Muhalefet partilerinde toplumsal beklentilere cevap verecek bir liderlik yok. Milliyetçi seçmen Bahçeli’de bir lider duruşu, edası, yeteneği göremiyor. Milliyetçiler Erdoğan’da o duruşu gördükleri için dalga dalga AK Parti’ye geliyorlar. Aynı durum Kılıçdaroğlu için de geçerli. Hiçbir CHP’li Kılıçdaroğlu’nda bir Ecevit duruşu gördüğünü iddia edemez. Onun için muhalefet AK Parti’yi suçlayacağına önce kendine bakmalı, birkaç menfaatperestin, muhterisin sesi olmak yerine milletin sesi olmayı denemelidir. Çok değil 40 gün sonra herkesin saçı önüne dökülecek bugün ne desek beyhude. 1 Kasım seçimlerinin milletimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Selçuk Özdağ Arşivi