23 Nisan 2018 Pazartesi8 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:32Güneş 06:07Öğle 13:09İkindi 16:54Akşam 19:58Yatsı 21:27
    • 18°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 14°C Afyon
    • 10°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 19°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 110.932 -1.06
  • Altın: 174,897 -0.13
  • Dolar: 4,0605 0.06
  • Euro: 4,9845 0.07

Reis

Engin Ardıç

Bugün pazar, bol vaktiniz var. Gelin şu konuyu bir daha toparlayalım ve sindire sindire, düşüne düşüne okuyalım:
Başkanlık sisteminde başkan, gene cumhurbaşkanıdır.
Yani padişahlık falan yok!
Bazı kişiler sanki o başkan "cumhurbaşkanı olmayacakmış da başka bir şey olacakmış"gibi bir hava yaratıyorlar. Yaratmak istiyorlar.
Buna eski dilde "reis-i cumhur', daha sonraları da "cumhurreisi" denirdi. Hani Teşrin-i Evvel'i İlkteşrin yapmaları gibi.
Yani, halkın oyuyla da seçilse, meclis de seçse, o zat cumhurreisidir.
Bazı kişiler bu "reis" tanımıyla dalga geçiyorlar.
Atatürk de reisti, İnönü de. O zamanlar bununla dalga geçmeye de "petka" isterdi...
"Reis" zaten Arapça "başkan" demektir yahu!
Başkanlık sisteminde ayrıca bir de başbakan yoktur, çünkü ayrı bir başbakana gerek yoktur. Başbakanlık etmek de başkanın görevleri arasındadır, iki makam birbiriyle kaynaştırılmıştır. Seçmen bir anlamda "başbakanını da" doğrudan seçmektedir.
Başkanlık sisteminde hükümet, bazılarının pek özledikleri gibi öyle "haftalar sonra" değil, hemen, belki de seçimin akşamına kurulur, çünkü başkanın kafasında hazırdır ve üstelik beyan da edilmiştir. Seçmen, kimi başkan seçerse kimin bilmemne bakanı olacağını da önceden bilir, uygulayacağı programı da. Kimse "bakan-toto" oynamaz.
Hükümetin meclisle hiçbir ilgisi yoktur, ne güvenoyu vardır ne de gensoru.
Ne bir mebus bakan olabilir, ne de bir bakan mebus.
Çünkü hükümet, "başkanın belli konularda bir yardımcılar heyetidir" neticede... Ayrıca başkanın bir de "danışmanlar ordusu" vardır tabii. Bunlar bir "icraat görevlileri" topluluğu olurlar.
Yani, yasamayla yürütme birbirinden iyice ayrılmıştır.
Başkan, istediği bakanı her an değiştirebilir, başarısız olanı gönderir, başarılı olacağı getirir. Bunun için meclise danışmaz.
Başkanlık sisteminde erken seçim yoktur. Vatandaş zırt pırt sandık başına gitmez, "sıktı be" demez.
Beş yıl (ya da dört yıl, anayasa ne diyorsa artık) kimse başkanı düşüremez.
Başkan da meclisi dağıtamaz.
Meclis de erken seçime gidemez.
Herkes kendi işine bakar.
"Kuvvetler ayrılığı" budur.
Asıl bugünkü sistem, yani hükümetin meclisin içinden çıkması, yani bir kişinin hem bakan (yani yürütme üyesi) hem de milletvekili (yani yasama üyesi) olması, o kuvvetler ayrılığı ilkesine, yani demokrasiye aykırıdır!
Yaaa, bunu hiç düşünmüş müydünüz?

***

GÜNÜN İNCİSİ

"Üçüncü köprü için milyonlarca ağaç kesildi, mevsimler sapıttı."
Berna Laçin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.