Nihat Hatipoğlu

Nihat Hatipoğlu

‘Zinaya müsaade et!’

‘Zinaya müsaade et!’

Bazı insanlar öyle hatalar işlerler ki onlara tahammülünüz kalmaz.
Olmayacak sözler kullanırlar.
Öylesine çirkin şeyler yaparlar ki bir an için ne diyeceğinizi, nasıl tavır alacağınızı bilemezsiniz.
Hz. Peygamberimiz'in (s.a.v.) döneminde işte böyle bir olay yaşanır. Genç bir delikanlı Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bulunduğu yere gelir. Ama bırakınız Sevgili Peygamberimiz gibi ahlak, edep ve haya zirvesine, sıradan bir insana dahi söylenmeyecek bir teklifte bulunur.
Olayın bundan sonrasını Ebu Umame'den (r.a.) dinleyelim:
"Bir genç delikanlı Hz. Peygamber'e (s.a.v.) geldi. Şöyle dedi: Ey Allah'ın Peygamberi! Bana izin ver zina edeyim. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) etrafında bulunanlar elleriyle işaret ederek veya üstüne yürüyerek delikanlıya 'sus-sus' dediler.
Hz. Peygamber (s.a.v.) ise böyle bir tepki göstermedi.
Delikanlıya "Bana yaklaş" buyurdu.
Genç Hz. Peygamber'in (s.a.v.) yanına oturdu.
Efendimiz (s.a.v.) gence soru sormaya başladı. İlk sorusu şu oldu: Sen böyle bir şeyi (zinayı) annen için ister misin?
Genç: Canım sana feda. Hayır! Vallahi böyle bir şeyi kabul edemem ey Allah'ın elçisi.
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Diğer insanlar da elbette anneleri için böyle bir şeyi kabul etmezler.' Efendimiz (s.a.v.) bu sefer 'kızın için böyle bir şey ister misin' diye sordu. Delikanlının cevabı aynı oldu.
Hz. Peygamber (s.a.v.) kız kardeşi, halası, teyzesi için aynı soruyu yineledi.
Genç her seferinde 'Canım sana feda olsun ey Allah'ın Peygamberi. Vallahi kabul edemem' cevabını verdi.
Hz. Peygamber delikanlıya şöyle buyurdu:
'Senin zina etmek istediğin kişi de ya bir kız ya kız kardeş ya hala ya da teyzedir. Bunların yakınları da elbette böyle bir şey istemezler. Öyleyse zinadan uzak dur.
Sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) mübarek elini gencin göğsüne koydu ve şöyle dua buyurdu:
'Allah'ım! Bunun günahlarını affet. Kalbini duru hale getir. Bu gencin iffetini koru.' Bu genç bir daha böyle çirkin bir düşünce içinde olmadı."

***
Zina etmek için izin almaya çabalayan bir genç. Ya yoldan çıkmak üzere veya cahil. Ahlak ve edep peygamberinden zina için izin isteyecek kadar kendinde değil. Etraftakiler bu çirkin talebe sert tavır gösteriyorlar.
Ama Allah'ın Resulü kızmıyor, kovmuyor, hakaret etmiyor, cezalandırmıyor.
Gencin anlayacağı dille ona bu işin ne kadar çirkin olduğunu anlatıyor.
Hem de genç çocuğun en hassas olduğu noktadan. "Sen annenin veya başka yakının bir kadının başkasıyla zinasını kabullenir misin" diye sorar. Zor ve çetin bir sorudur bu.
Delikanlı sarsılır ve ama meseleyi anlar. Tevbe eder.
İşte günümüz insanı, genci ona böyle dokunacak ele muhtaç. İnsanlara rahmet nazarıyla yaklaşın. Bunu hak etmeyene dahi rahmet gösterin. Belki kurtarırsınız. Belki kazanırsınız.
Yüce Allah firavuna tebliğ için giden Hz. Musa ve Hz. Harun'a ne demişti. Yumuşak söz söyleyin.
Belki hidayete erer. Yüce Allah firavunun hidayete ermeyeceğini elbette biliyordu. Ama bu ayetlerin muhatabı sadece Hz. Musa veya Hz.
Harun değildi. Hepimiz. Hepimiz. Hepimizin bu toleransa, sevgiye affediciliğe ihtiyacımız var.
Etrafınıza bakın! Hz. Peygamber'den zina için izin isteyen çok genç göremezsiniz! Bir hocaya gelip de 'Bana zina için izin ver' diyen kaç genç var? Sanmıyorum. Belki milyonda bir. O halde kaybedeceğimiz, yitireceğimiz, harcayacağımız tek bir can bile olmamalı...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nihat Hatipoğlu Arşivi