Kemal Öztürk

Kemal Öztürk

Satılık vicdan

Satılık vicdan

​Trump, devletlerin oylarını satın almaktan bahsetmiyor aslında. Bahsettiği şey, ABD siyasetinin üzerine kurulduğu, her şeyin ‘satılık’olduğu bir alışveriştir.

Amerikan iç siyasetinin nasıl işlediğini bugüne kadar en iyi anlatan dizi olan, House of Cards izlerseniz, her şeyin nasıl alınıp, satıldığını orada görürsünüz.

HERŞEY ÇIKAR ÜZERİNE KURULU FİKRİ KİMİN?

‘Siyaset çıkarlar üzerine kuruludur’ ilkesi, Amerikalıların değil, İngilizlerin icadıdır. İngiltere eski Başbakanı Lord Palmerston (1784-1865), “İngiltere’nin ebedi dostları ve düşmanları yoktur, değişmez çıkarları vardır” demesinin ardından dış politika yapıcılarının tamamı buna uymuştur.

Bu yüzden sıkıştıkları anda, ‘dış politikada ilkeler yoktur, çıkarlar vardır’ deyip kolayına kaçıyor herkes.

Amerikalılar bunu ‘siyaset kabzımalı’ gibi nasıl yapıldığını gösteriyor dünyaya. Trump’la birlikte bu siyaset, bir kovboyun bizon alışverişine döndü. O kadar kaba, o kadar banal, o kadar tehditkar.

Kudüs oylaması sırasında yaşananlar, Trump’ın ve BM daimi temsilcisi Nikki Haley’in açıklamaları yıllarca hatırlanacak ve unutulmayacak bir çiğlik olarak diplomasi tarihine geçti.

OYLARI DEĞİL, VİCDANLARI  SATIN ALMAK İSTİYORLAR

Amerikalıların birkaç milyon dolarla satın almak istedikleri, basit bir oylama değildir. ABD insanların vicdanlarını, ahlakını ve adalet duygusunu parayla satın almak istiyor. Bunu yapmayanları da tehdit ediyor üstelik.

Tam anlamıyla dibe vurmuş bir ABD yönetimi izliyoruz.

Bu satırlar yazılırken, BM’deki oylama sonucu belli olmamıştı. Ancak kimin bu şantaja boyun eğeceğini, kimin para karşılığı vicdanlarını, ahlaklarını, ideallerini ve inançlarını satacaklarını hepimiz göreceğiz.

BM kararlarına aykırı, anlaşmalara aykırı, vicdanlara aykırı bir zorlamayı kabul etmemizi istiyor ABD. Kendi öyle yaptı çünkü. Yahudi lobisinin Trump’a yaptığını, Trump tüm dünyaya yapmak istiyor yani. Parayla, güçle, zorlamayla Kudüs’ü hukuksuz bir şekilde İsrail’e vermemizi istiyorlar.

Öylesine aleni, öylesine nobran ve öylesine şımarıkça yapıyorlar ki bunu, insanın isyan etmemesi elde değil.

Bir insan vicdanını nasıl satar, kaça satar? İşte bunu göreceğiz.

VİCDANIMIZI SATIN ALMAK  İSTEYENLERE KARŞI NE YAPIYORUZ?

Bu dünya, güce tapanların, güçlüyü haklı görenlerin yüzünden acı çekiyor.

Bu dünya, gücü ele geçirmek, gücü her şeyin üzerinde görenler yüzünden perişan oldu.

Her zaman söylediğim şeyi tekrar söyleyeyim:

Onlar ahlakı, vicdanı ve ideallerimizi parayla satın almak istiyor. Peki biz ne yapıyoruz?

Güçlü olanın haklı değil, haklı olanın güçlü olduğunu dünyaya anlatmak için ne yapıyoruz mesela?

Trump’ın açıklamasından sonra şuna hayıflandım: BM’de oy kullanacak 193 ülkenin daimi temsilcisini mesaj bombardımanına tutup, ‘şantaja boyun eğmeyin’ demenin tam zamanıdır. ‘Kudüs’ü birkaç dolara satmayız’ diye kampanya yapmanın, İslam ülkelerini ayağa kaldırmanın tam vaktidir.

Ne acıdır ki bunu yapacak uluslararası etki gücüne sahip sivil örgütlerimiz, kamu diplomasi kurumlarımız, global medyamız bulunmuyor.

Dünyaya bir manifesto yayınlayıp, ABD’nin ahlaksız teklifinin akla, bilime, vicdana uymadığını anlatacak, dünyaca etkin aydınımız, bilim adamımız, gazetecimiz, düşünürümüz yok maalesef.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başka hiçbir yöneticimizin açıklaması haber değeri taşımıyor.

 İşte, ‘biz ne yapıyoruz?’ sorusuna karşılık cevaplarımız bunlar.

Ancak böyle olmamalı.

Bu saydıklarımı gerçekleştirmek için harekete geçmek zorundayız. Bunu da devletten beklemek, kolaycılıktır, işi yokuşa sürmektir, tembelliktir.

Hepimizin yapacağı bir şey var. Yeter ki bir adım atalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kemal Öztürk Arşivi