Abdulkadir Özkan

Abdulkadir Özkan

Bu zulme insanlık daha fazla sessiz kalamaz!..

Bu zulme insanlık daha fazla sessiz kalamaz!..

Hafta başında gazetelerde ABD’nin katliam raporu başlığı altında bir rapor özet olarak yayınlandı. Haberde Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün yayınladığı raporda ABD’nin sadece Irak’a uyguladığı yaptırımlar sebebiyle 1990-1995 yılları arasında 560 binden fazla çocuğun hastalıklar sonucu öldüğü belirtiliyordu. Araştırmacı James A. Lucas’ın raporunda ise ABD’nin katliam dolu geçmişi gözler önüne seriliyordu. Rapora göre ABD 72 yılda 37 ülkede işgal ve darbe gibi operasyonlarla 20 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açtığı ifade ediliyordu. Verilen rakamların İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yaşananlara dikkat çekildiği, yani bu işgal ve katliamların savaş değil, güya barış ortamında yaşandığı düşünüldüğünde sömürgecilerin yeryüzünde sadece barışın adını yaşattıklarını ama bu kisve altında sürekli olarak çatışmayı hâkim kıldıklarını gösteriyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından barış döneminin başladığı iddia edilse de öyle anlaşılıyor ki, Soğuk Savaş adı altında Üçüncü Dünya Savaşı adı konulmamış bir şekilde sürdürülüyor. Sözünü ettiğimiz bu adı konulmamış Üçüncü Dünya Savaşı’nın özellikle Müslümanları ve Müslüman ülkeleri hedef aldığı düşünülürse diyebiliriz ki, Haçlı ittifakı kendi aralarındaki çatışmalara son vererek sadece Müslümanları hedef seçmişlerdir. Böylece hem İslam dünyasının sahip olduğu zenginlikler sömürülmüş hem de Müslümanların sahip oldukları imkânlarla aralarında birlik oluşturmalarını engellemenin planları uygulamaya konulmuştur. Meseleye bu açıdan bakıldığında İsrail’in Ortadoğu’ya bir hançer gibi saplanması ve bunun gerçekleşmesinde Haçlı ittifakının üstlendiği görevin manası net bir şekilde görülecektir.

Hemen belirtelim ki, Haçlı-Siyonist ittifakının Müslüman düşmanlığı son bulmuş değildir. Etrafımızda yaşananlara dikkatlice bakıldığında bunu görmek mümkün. Afganistan, Irak, Suriye’nin işgali, Sudan’da yaşanlar İsrail’in Haçlı ittifakının koruma ve kollaması altında yürüttüğü katliamlar dikkate alındığında milyonlarca insan hayatını kaybetmiş ve kaybetmeye devam etmektedir. Bunun da ötesinde bölgemizde yaşananların geçmişi hatırlanıp bugün gözden geçirildiğinde bu cinayetlerin bitip bitmeyeceği, bitecekse ne zaman biteceği hususunda bir şey söylemek mümkün değildir. Çünkü özelde bölgemizde genelde İslam dünyasında çatışmaların başlamasında Müslümanların bir rolü olmadığı gibi ne zaman biteceğini belirlemekte emperyalistlerin inisiyatifindedir. Yani Haçlı-Siyonist ittifakının, “Bunca Müslüman’ı katlettik… Yeter artık” diyecekleri güne kadar İslam dünyasının huzura kavuşması mümkün görünmüyor. Söz konusu vampirlerden böyle bir sonucu beklemek de doğru olmayacağına göre İslam dünyasının vahşete karşı ayağa kalkması gerekiyor. Çünkü cellât cellâtlığını yapacaktır. Bunun için Müslümanlar bir an evvel cellâdına boynunu uzatmaktan vazgeçmek durumundadır.

Vampir vampirliğini sürdüreceğine göre onun etkisiz hale getirilmesi gerekiyor. Kaldı ki, Müslümanlar sadece işkence, katliam ve zulme uğramıyor, aynı zamanda sahip oldukları zenginliklere el konularak vampirler bu imkânları kendi toplumlarının hizmetine sunuyor, zenginliğin esas sahipleri sömürgecilerin lütfettikleri ile yetinmek zorunda kalıyorlar. Hatta bunca vahşete ve sömürüye rağmen Haçlı ittifakı tatmin olmuyor. Müslüman ülkelerin kimler tarafından ve nasıl yönetileceğini de belirlemeye çalışıyorlar. Birçok Müslüman ülkede yaşanan darbeler, iç isyanların hedefinin bu olduğunu bilmeyen kaldı mı?

Bunun için Müslümanlar hem kendileri hem de insanlık için hakkın hâkim olmasını sağlayacak medeniyetlerini yeniden ayağa kaldırmak durumundadırlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulkadir Özkan Arşivi