Cezayir notları

Cezayir notları

Üç gündür Cezayir'deyim. Ülkeyle aynı adı taşıyan başkentte.

Cezayir'e ilk gelişim; ama 1990'lı yıllar boyunca bu ülkeyle o kadar çok haşır neşir oldum ki, daha önce gelmişim gibi hissediyorum. “Görmeyeli çok değişti” diyesim geliyor.

1991'deki askeri darbenin yol açtığı şiddet olaylarında 200 bin kişi can vermişti. Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın 1998 sonu itibarı ile uygulamaya koyduğu 'milli uzlaşma' programı sayesinde bu korkunç şiddet furyası sona erdi. Tam sona ermediyse de şiddet iyice marjinalleşti. Yılda bir veya iki bombalı saldırı oluyormuş. Cezayirliler “Buna da şükür” diyor.

“Terörle mücadele”nin yerini kalkınma hamleleri aldı. Doğalgaz ve petrol zenginliği ile yetinmeyen Cezayir Hükümeti ziraat, balıkçılık ve turizm alanında büyük yatırımlar yapıyor. İnşaat sektöründe de büyük canlılık var. Türkiye firmaları bu sektörde çok etkin, ama ihalelerde aslan payı Çin'e veriliyor. “Niye Çin?” diye sorduğum bir Cezayirlinin cevabı: “1954 ile 1962 yılları arasındaki kurtuluş savaşımız sırasında birçok ülkeden silah satın aldık, ama Çin bizden silah için para istemedi. Savaş boyunca hep yanımızda oldu, bizi sonuna kadar destekledi. Bunu hiç unutmadık. Çin'e vefa borcumuz var.”

Vefa borcu deyince… Cezayirliler, 1510'lu yıllarda kendilerini İspanyolların saldırılarına karşı koruyan Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa'yı daima şükranla anıyorlar. Cezayir'i Osmanlı topraklarına katan ve burada uzun süre Osmanlı Padişahı / Halife adına hüküm süren Barbaros, yabancı bir istilacı olarak değil, Cezayir'in milli kahramanı olarak görülüyor. Askeri müzede kocaman bir heykeli var. Birçok dükkanın tabelasında “Barbaros” yazıyor. Mesela, Barbaros'un Cezayir'e ayak bastığı mıntıkadaki bir balıkçı dükkanı merhumun adını taşıyor. Dükkanın içinde heybetli bir resmi de var.

Bizim çoktan unuttuğumuz Osmanlı kahramanları Deli İbrahim Paşa ve Murad Reis'in hatıralarına da sahip çıkıyor Cezayirliler. Başkentin iki mahallesi “Deli İbrahim Paşa” ve “Bir Murad Reis” (Murad Reis Kuyusu) adını taşıyor. Murad Reis, bundan asırlar evvel, başkentin ortasında bir kuyu açıp halkın istifadesine sunmuş. O kuyu hâlâ yerinde duruyor, üzerine yapılmış olan bir kulübeyle korunuyor. “Kerîm Devlet”in bir hatırası olarak.

Cezayir notlarına pazartesi günü devam edeceğim inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi