Ahmet Kekeç

Ahmet Kekeç

Beyaz Türk’ün Yiğit’e ettiği

Beyaz Türk’ün Yiğit’e ettiği

Buradaki ‘Yiğit’, mensubu bulunduğu Doğan Medya Grubu’na verip veriştiren, dolayısıyla ‘istifa et’ baskısıyla karşı karşıya kalan Yiğit Bulut oluyor.

Kendisiyle teşerrüf etmedim.

Bir-iki kez televizyonda izlemiştim; Kürşat Bumin atıf yaptığı için, birkaç da yazısını okumuştum.

Biraz milliyetçi, biraz içe kapanmacı, biraz da ‘mecburiyetten piyasacı’ bir arkadaş.

Esasında hangi düşünceyi temellük etmektedir, bilmiyorum.

Bir gazetecidir...

Beğenirsiniz, beğenmezsiniz, söyleyecek sözü olan, nutku açık, biraz da celadetli bir meslektaşımız...

Zaman gazetesine verdiği röportajı okuyunca, ‘Tamam, bunu adamdan saymıyorlar, ipini çekecekler’ diye düşünmüştüm. Grubundan, grubunun yazarlarından, tepe noktalarını istila etmiş ‘Beyaz Türk’ takımından şikayet ediyordu.

Kendisi de ‘Beyaz’ görünümlüydü ama, anlaşılan, öne geçecek bir hususiyeti yoktu ve ‘kadro’da yer bulamıyordu.

Bu yüzden (muhtemelen bu yüzden) takıntı haline getirmişti.

Bence aşırı alınganlık gösteriyordu.

Evet, Doğan Medya Grubu içinde, hükümetle Aydın Doğan’ın arasını açan, memleketin kötülüğüne çalışan bazı ideolojik arkadaşlar vardı ama, bunları ‘Beyaz Türk’ saymak ne kadar doğruydu?

Bu kadar kolay mıydı ‘Beyaz’ mertebesine erişmek?

Biri Kırcaali’den gelmiş, mücbir yoksulluklarla savaşmış, çalışmış çabalamış, sonunda adını Trafik Müşaviri, Canlı Hayvan Taciri, Film ve Müzik Yapımcısı, Genel Yayın Yönetmeni, TÜSİAD üyesi yazdırmış.

Bir diğeri, sürekli ‘Beyaz’larla düşüp kalktığı için ‘Beyaz’ muamelesi görüyor...

Bir diğeri esmerliğini gizlemek için ‘Beyaz’ rolü yapıyor...

Biri İzmir’in varoş gülü...

Bir diğeri Yozgat’tan gelmiş, geçmişini pazarlayarak ‘beyaz muhitlerde’ kendine yer açmaya çalışıyor... (Allah gecinden versin, ölünce Teşvikiye Camii’nden kaldıracağız inşaallah.)

Bence Yiğit Bulut’u ölçüsüz bir tepkiye sevkeden, bu ‘sonradan görme’lerin kıyıcılığı...

Beyaz Türkler, evet, esmer ve karaşınlardan kategorik olarak ayrılırlar; özel bir dili, ayrıcalıklı bir tavrı, farklı bir yaşam biçimini temellük etmişlerdir, hep de kendilerini ‘ötekiler’den farklı kılan hususiyetleri öne çıkarırlar ama, bir o kadar da hazımlıdırlar, umur görmüşlerdir... İsteseler de, Beyaz Türk numarası çeken ‘köylüler’ kadar zalim ve kıyıcı olamazlar.

Doğan Grubu’nun köylüleri böyledir...

Kendilerini ‘merkez’de görürler ve başkalarına yaşam hakkı tanımazlar.

Bugün Yiğit’e şarlarlar, yarın Yiğit potansiyeli gösterecek bir başka müntesibe...

Herkese sallarlar...

Mesela, Başbakan’a ‘utanmaz’ derler... Başbakan’ın damadını sarakaya alırlar. Ama, ‘Çamur yapacağız, Korkmaz Yiğit’in 1 milyon dolarının üzerine yatacağız’ diyen şanslı damatla, dizi yapımcılığına soyunan ve halkın vergileriyle kurulmuş TRT’den milyonlarca dolar ‘yapımcılık ücreti’ alan ballı damadı hiç bahis mevzuu etmezler.

Hele, TRT’yle ortaklıklar kuran ‘biraderler şirketini’ hiç görmezler.

Hangi medya patronunun ne kadar ‘kamu kredisi’ kullandığını güya ifşa ederler, kendi patronlarının POAŞ’ı hangi parayla satın alındığını hiç sormazlar.

Başkalarına edep dersi verirler, ‘Müptezel, şerefsiz, alçak, serseri, kara gömlekli, kara vicdanlı, Keşanlı Galileo’ sözlerini ağızlarından düşürmezler.

Bunlar kadar terbiyesizi, bunlar kadar vicdansızı, bunlar kadar şeriri görülmemiştir...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Kekeç Arşivi