D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Doğudan batıya Türkiye

Doğudan batıya Türkiye

Yazın bunaltıcı günlerinde, Türkiye’nin en batısında Çeşme’de bulunan bir kimse, ülkenin serin yerlerine kendini atmak isterse ne yapar?
Erzurum yayla!
Benim aklıma ille de Erzurum gelir... Rakımın sıfırdan iki bine yükseldiği hızlı bir geçiş...
Erzurum’un son yıllarda kışları hatırlanan bir şehir olması, orada rağbet gören bir kayak merkezinin bulunması, bu şehrimizin yaz güzelliğini elbette etkilemez. Son yıllarda birkaç defa, yaz sıcaklarında Erzurum ve havalisinde bulunduk. Kars’a, Ardahan’a gittik. Çıldır gölünün tam da bu mevsimde rengarenk çiçek hâleleriyle sarıldığını gördük.
Bir günde Çeşme’den Erzurum’a... İki ayrı dünya veya dünya içinde dünya... Yaz ortasında Erzurum baharı yaşıyor. Her taraf yemyeşil. Yağış mevsiminin uzaması, yeşilin ömrünü artırmış.
Trafiği geçmiş yıllara göre hayli artmış olan havaalanında has Erzurumlu Salih Lütfi Şengül’le Türkiye’nin en batısından Edirne’den gelip Erzurum kültürüne hizmet eden bir edebiyat ve ilim adamı, Rıdvan Canım bizi karşılıyor.
İlk uğrağımız, Su Ürünleri Fakültesi’ne dönüşmek üzere olan, su ürünleri bölümünün geniş üniversite arazisinde farklı bir atmosfere sahip uygulama sahası. Balık havuzları, yorgunluğumuzu gideren, zihnimizi hafifleten su şırıltıları ve gül kokuları arasında peş peşe çay içerek Erzurum’un ziraatine katkısından daha fazlasını kültürüne yapmış olan Profesör Sıtkı Aras’la sohbet...
Erzurum, 2011 Üniversite Kış Oyunları’na hazırlanıyor. Erzurum Valisi Sami Bulut ve Üniversite Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak’ı ziyaretlerimizde konu bu çerçevede seyrediyor. Türkiye’nin İstanbul ve Ankara’dan sonra ilk yüksek öğretim kurumlarından Erzurum Üniversitesi yarım asrı aşan geçmişiyle Türkiye’nin akademik hayatında ciddi bir ağırlık oluşturuyor.
Erzurum’da ismini zikrettiğimiz veya zikredemediğimiz yetkililerle görüşmedik sadece; kültür ve sanat dostlarıyla, dostlarımızla da buluştuk. Semaver dolusu çaylar içip, uzun sohbetler ettik.
Eski tıbbiye geleneğini sürdüren bir doktor, Ali Kurt aynı zamanda Erzurum Tarih Derneği’nin başkanı. Onunla Erzurum’un kültürüne, tarihine yolculuğumuzu Hasankale’ye doğru giderken sürdürüyoruz. TYB Erzurum Şubesi’nden Hanifi İspir ve İsmail Bingöl de bizimle. Yol üzerinde Alvarlı Lütfi Efe’nin inşaa halinde olan türbesine de uğruyoruz.
Ertesi gün eğitim alanında dünyaya açılan bir merkez olan Aziziye Lisesi’ni ziyaret ediyoruz. Ardından, Kurşunlu Camii ve onu çevreleyen Kurşunlu Medreseyi görmeye gidiyoruz. Bediüzzaman’ın bir süre kaldığı, Fethullah Gülen Hoca’nın ders gördüğü mekân Alvarlı Efe’nin ilahileri ile bizi karşılıyor...
Erzurum, tarih boyunca geçirdiği dönüşümlerden birini yaşıyor gibi görünüyor. Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ticaret yollarının kavşak noktası, hayvancılığın ve ona dayalı küçük sanayi ve ticaretin büyük merkezi, şimdi bu özelliklerini eskisi kadar güçlü şekilde temsil etmiyor. Bu yüzlerce yıllık yapıları yenilenmek veya yok olmakla karşı karşıya bırakıyor.
Yeni eğitim ve öğretim kültürel zemin oluşturmakta zayıf kalsa da, mevcut kültürel yapıyı tahripte etkili oluyor. Bir zamanlar halk şiirinin, hikâyeciliğinin merkezi olan şehir, belki de Üniversite’nin konuyla ilgili çalışmalarının kitaplıklarda yerine almasıyla birlikte bu vasfını kaybediyor. Erzurum’un ve daha doğusunun ünlü âşıklarının batı şehirlerinde yerleşerek bu sonu kolaylaştırdığı söyleniyor.
Son akşam, MÜSİAD’ın salonunda, Mağlubiyet İdeolojisi’nin Sonu’nu konuşuyoruz. Türkiye’nin 21. yüzyıldaki dönüşümü bütün gecikmelere rağmen sürecek. Türkiye ideoloji devleti olmaktan çıkacak...
Erzurum’la 40 yıllık tanışıklığımızın kazandırdığı bir dostluk var. Dostlarımızla vedalaşırken, sayısı çok da fazla olmayan dost bir şehirle de vedalaşıyoruz...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D.Mehmet Doğan Arşivi