D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Görünmeyen Yahudiyi görünürleştirmek!

Görünmeyen Yahudiyi görünürleştirmek!

Türkiye’de Yahudi düşmanlığı, “antisemitizm” gerçek anlamda hiç bir zaman olmadı. Elbette, Yahudi düşmanlığı telkin eden yayınlar oldu. Bunlar ağırlıklı olarak 2. Dünya Harbi sırasında ve sonrasında belli bir tesir uyandırdı.
Avrupa din ve mezhebi farklı olanları yok ederken, Osmanlı Devleti yüzyıllar boyunca din, dil, etnik farklılık taşıyan çok sayıda unsuru içinde barındırdı. Bu farklı unsurlar arasında baştan beri yahudiler de vardı. Daha sonra Endülüs’ün katolikler tarafından yıkılmasından sonra İspanya’yı terk etmek zorunda kalan yahudilere kucak açarak benzeri görülmemiş bir âlicenaplık gösterdi. Unutulmamalı ki, Osmanlı Devleti, İspanya’yı terk etmek zorunda kalan müslümanları sadece Mağrib’e geçirmekle yetindi, yahudileri ise ülkesine kabul etti.
Yahudi düşmanlığı ile siyonizm karşıtlığı elbette birbirinden ayrılır. Filistin’de bir Yahudi devleti kurmayı ilk hedef olarak gören ırkçı Yahudi üstünlüğü ideolojisi ve hareketi olan siyonizm, baştan itibaren Osmanlı Devleti için tehlikeli bir konuma sahipti. Bu, Osmanlı Devleti’nin son büyük hükümdarı Abdülhamid tarafından da bilindiği için, onun zamanında Siyonizm Türkiye’ye diş geçiremedi. Fakat ondan sonra olup bitenlerde rolü olduğundan şüphe etmemek lâzımdır. Yeni Türkiye’nin milletlerarası kuruluş belgesi olarak kabul edilen Lozan anlaşmasının yapılmasında, Hahambaşı Hayim Nahum’un da önemli rolü oldu. Osmanlı Devleti yıkılmalı, Ortadoğu parçalanmalı idi ki Filistin’de Yahudi devleti kurulabilsin...
Filistin’de Yahudi devletinin batının büyük emperyalist güçlerinin desteği ile kurulduğunu uzun uzun izaha ihtiyaç yok. Bu kuruluştan sonra İsrail-Türkiye ilişkilerinin zikzaklar çizdiği, buna rağmen sürdürüldüğü de bilinmez değil.
Son yıllarda, Türkiye’nin gücünü İsrail’in gücüne katan bir ilişkiler manzumesi sözkonusu idi. Mevcut hükümet bu ilişkileri dengelemeye çaba sarfetti. Gazze vahşetinden sonra, bu dengeleme gittikçe zorlaştı. Dünyanın İsrail’in yaptığına kör siyaseti Türkiye’nin taşıyamayacağı bir yüktü. Başbakan’ın uluslararası bir forumda buna itirazı, sembolik bir dönüşüm olarak görülebilir.
İlk defa milletlerarası açık bir toplantıda bir devlet adamı İsrail’e itiraz ediyordu. Bu itirazı bir tepki olarak da ortaya koyuyordu. Türkiye Başbakanı toplantıyı terk etti. Bu cesareti Arap Birliği genel sekreteri gösteremedi!
Bu kritik dönüşüm anı, Türkiye’nin İsrail yandaşlığından beslenen yayın kuruluşları tarafından bir “felaket” olarak nitelendi. İsrail’in intikamının acı olacağı açıkça yazıldı.
O günden bugüne, bu intikamın nasıl alınacağına sadece İsrail’de değil, Türkiye’de de kafa yoruluyor.
Türkiye’nin İsrail’e karşı güçlenen imajını Türkiye’de tahrip etmek, bunu mağdur/mazlum Yahudi imajıyla birleştirerek dünyaya servis etmek...
İsrail’in Türkiye büyük elçisinin son günlerdeki Karadeniz gezisi nasıl anlamlandırılmalı?
Büyük elçi Levy’nin Rize Belediye Başkanını ziyaretinde Başkan Bakırcı, İstanbul’daki Yahudi cemaatini yakından tanıdığını ve şahsi dostu olan Yahudiler bulunduğunu belirterek İsrail’in yayılmacı ve işgalci politikasının Türk halkı tarafından tasvip edilemeyeceğini söylüyor.
Görüşme sırasında Büyükelçi’nin İsrailli koruması makam odasına giriyor! Türk korumaları giriş kapısında beklerken İsrailli korumanın odaya girmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Başkan, bölgeye İsraillilerin gelmesinden memnuniyet duyduklarını, şehir merkezlerini bir yana bırakarak ıssız yerlere gitmeyi tercih etmelerinin sıkıntı doğurabileceğini söyleyerek bir tesbitte bulunuyor.
Bir gün sonra Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’nü ziyaret etmek isteyen Gaby Levy, öğrencilerin protesto gösterisi ile karşılaşıyor. Büyükelçinin okullarına girmesini istemeyen öğrenciler, Levy’nin bulunduğu araca yumurta atıyor.
“Çocuk katili İsrail elçisi dışarı” sloganı atan öğrenciler, güvenlik görevlileri ile çekişiyor. Talebeler daha sonra oturarak ziyareti protesto ediyor. Olaylar sırasında makam aracından inmeyen Levy, rektörlüğe girmeden üniversiteden ayrılıyor....
İsrail elçisi, bu ziyaretleriyle görünmeyen Yahudiyi görünürleştiriyor. Tepkileri yükseltiyor. Böylece Türkiye’nin imajını Türkiye kaynaklı haberlerle etkilemeyi amaçlıyor.
Bu tertip boşa çıkarılmalı, gezinin arkası gelmemeli!


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D.Mehmet Doğan Arşivi