D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Devlet’in ipi ile Apo asılabilir mi?

Devlet’in ipi ile Apo asılabilir mi?

Geçen seçimlerin traji-komik görüntülerinden biri zihnimden hiç silinmiyor. MHP lideri seçimin favorisi AK Parti’ye kuvvetli bir darbe vurmak istiyor. Bunu da milliyetçiliğin giderek ulusçuluğa dönüşmeye başladığı Erzurum’da yapmayı uygun buluyor.
Bu şehirde partisinin mitinginde konuşurken lafı Apo’nun idamı meselesine getiriyor ve mizansen icabı yanında bulunan urganı eline alıp sallamaya başlıyor ve bas bas bağırıyor: Hükümet Apo’yu asmak için ip bulamamışsa, işte o ip buradadır!
Bu iptidai ve gösterimci siyasetin son zamanlarda MHP’ye musallat olması düşündürücü. Hareketin lideri Türkeş’in hiçbir zaman bu iptidailiğe düşmediğini hatırlayanlar, partideki tereddiyi anlamakta zorlanıyorlar.
MHP’ye yakın gazetelerin Kırklareli valisinin bir toplantıda CHP ile ilgili tarih yorumunu aynı CHP’liler gibi algılama eğilimleri, MHP’nin eksen kaymasını bütün açıklığı ile ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, yetişmiş az sayıdaki milliyetci entelijansiyanın MHP aklının oluşmasında bir rolünün olmadığı anlamına geliyor.
Türkocağı çevresi böyle bir yaklaşımla daha önce safdışı bırakılmıştı. Kırklareli valisinin de aynı gelenekten geldiği, muhtemelen Türkeş’in önem verdiği gençler arasında olduğu bilinmez değildir. Türkiye’nin sayısı çok fazla olmayan eser sahibi valilerinden biri olan Kırklareli valisi o tepkisini milliyetçi yaklaşımla dillendirmiş, fakat milliyetçi partinin artık böyle bir fikir zemini kalmamıştır.
Akil adamların rolü kalmayınca şarlatanlığın prim yapması kaçınılmazdır.
Şaban Karataş’ın TRT Genel Müdürlüğü sonrasında görevimize son verilmeden önce eski Ordu Foto Film Merkezi Kumandanlarından Emekli Albay Nusret Erarslan’la bir süre aynı odayı paylaşmıştık. 1960 darbesinden sonra Yassıada mahkemelerinin filmini çeken ve bu arada İmralı’daki idamları da görüntüleyen Erarslan’da dikkat çekici bir tik hasıl olmuştu. İkide bir gravatını gevşetir gibi yaparak boynunu hareket ettiriyordu. Biz sormadan bu tikin Adnan Menderes ve arkadaşlarının idamını çektikten sonra arız olduğunu açıklamıştı!
Unutulmaz bir hadisenin şuuraltından şuurüstüne çıkışı…
Devlet Bey’in muktedir olduğu (başbakan yardımcısı idi) dönemde bölücübaşının idamının imkansız hale getirilmesinin sorumluluğunu hissederek mevcut hükümetten bunu beklemesi ve bunu şiddetli bir üslupla dile getirmesinin altında böyle bir vicdan azabının yattığını düşünebiliriz.
Evet! İp Devlet Bahçeli’nin elinde kaldı! Şimdi o ipi ne yapacağını bilemiyor!
Peki Devlet Bahçeli’ye güvenerek Apo idama gönderilebilir mi? Hafızamızı toparlarsak, bunun mümkün olmadığını hatırlayabiliriz. Mezkur zat, ABD tarafından Türkiye’ye verildi; elbette asılmamak şartıyla! Bu hadiseden sonra yapılan seçimlerde MHP ikinci parti oldu. DSP, MHP ve ANAP koalisyon hükümeti kurdu. “İdam edilmemek” şartıyla teslim edilen Apo’nun durumu AB sürecinde önem taşıdığı için hükümet ortakları 12 Ocak 2000’de bir mutabakat metni imzalıyarak idam cezasının uygulanmayacağını kararlaştırdılar.
Aynı yılın 25 Haziranında Devlet Bey, Hürriyet Gazetesi’ne “Ölüm cezalarının uygulanmayacağı yolunda moratoryum ilan ettik. Buna sadığız” beyanatını verdi. Hürriyet’in bazı milletvekillerinin seçim havasının tesiriyle dosyanın Meclis’e sevkedilmesi için harekete geçmeleri halinde ne olacağı sorusuna “Elbette imzamıza sadık kalacağız” cevabını verdi.
MHP bir çok konuda karar değiştirdiyse de, o imzaya sadakatını korudu!
31 Temmuz 2002’de TBMM Adalet Komisyonu’nda AK Partili bir üye, idam cezasının kaldırılması yönündeki teklifin paketten çıkarılması yönünde önerge verdi. Komisyonun MHP’li üyelerinin Devlet Bey’le görüşmesinden sonra yapılan oylamada önerge 7’ye karşı 10 oyla reddedildi. MHP’liler AK Partili üyenin teklifine destek verselerdi, önerge 7’ye karşı 12 oyla kabul edilecek, idam cezası Anayasa’da kalacaktı. Anahtar MHP’nin elindeydi, MHP’li 5 üye çekimser kalarak idam cezasının kaldırılmasına dolaylı destek verdi.
İki gün sonra Anayasa paketinin TBMM Genel Kurulu’nda oylanmasında 162 ret oyuna karşılık 262 kabul oyu çıktı. Komisyonda verecekleri ret oyuyla teklifi önleme imkanı olan MHP’liler, sonuca tesir etmeyeceğini bildikleri Genel Kurul’da ret oyu kullanarak gösteriş yaptılar.
Böylece, MHP’nin komisyondaki dolaylı desteğiyle Öcalan idamdan kurtuldu. Daha sonra MHP’liler komisyondaki zımni desteklerini unutturarak Genel Kurul’daki red oyları ile milleti kandırmaya çalıştılar.
MHP bu hususta samimi olsa idi, Öcalan’ın idamını hükümeti bozmak için vesile ittihaz edebilirdi. Bunu da yapmadı.
Devlet Bey’in ikide bir gündeme getirdiği “haydi asalım, destek bizden” höykürtüsünün hukuken hiçbir geçerliliği yoktur! MHP iktidara 550 milletvekiliyle gelse de daha önce verdiği “İmralı sakininin hayat garantisi”ni ortadan kaldıramaz!
Bu durumda sizce Devlet’in ipi ile Apo asılabilir mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D.Mehmet Doğan Arşivi