27 Nisan 2018 Cuma11 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:24Güneş 06:01Öğle 13:08İkindi 16:55Akşam 20:03Yatsı 21:33
    • 16°C Adana
    • 14°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 11°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 13°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 107.015 -0.36
  • Altın: 172,213 -0.84
  • Dolar: 4,0658 -0.91
  • Euro: 4,9307 -1.38

Ağrıyla yaşamak... Nasıl?

Haşmet Babaoğlu

Günümüz insanının bedeniyle ilişkisi pek ikircikli!
Hatta bir tür aşk- nefret ilişkisi diyebiliriz buna!
İnsan...
Sağlığın değerini ve bedensel hazların zenginliğini kavradıkça...
Ona mümkün olsa kuş sütüyle besleyeceği, sabah akşam okşayıp kucaklayacağı bir "sevgili" gibi bakmaya başlıyor.
Ama bu ilişkide bir yırtık var sanki. Dikiş tutmayan bir yırtık!
Belki bir yanlış!
Zihnimizle organlarımızın; ruhumuzla bedenimizin arasını açmışız bir kere! O iki yakayı bir türlü bir araya getiremiyoruz.
Beden demek...
Hastalıklar, deformasyonlar, akıp geçen zamanın bıraktığı izler demek aynı zamanda!
Hele o ağrılar yok mu!
Çektiği kronik ağrılar yüzünden...
Mümkün olsa, bir giysiden soyunur gibi bedenini oracıkta terk edip hızla uzaklaşmak isteyecek insanlar tanıyorum.
***

Geçen gün Elvan Demirkan uğradı! Elvan'ın cumartesi günleri bizim Günaydın'da çıkan yazılarını severek okurum.
"New Age terapileri" denen gönül çalıcı saçmalıklara yüz vermeyen; "kişisel gelişim" modasına mesafeli, gayet gerçekçi tekniklerden yana bir "stres yönetimi" uzmanıdır. (Bkz. www.elvandemirkan. com.)
İnsanları bedenlerine düşman, hayata küskün kılan kronik ağrılar konusunu ona da açtım.
Biliyorum, çok zaman önce ABD'ye yerleşmeye gittiğinde bir trafik kazası geçirmiş, ölümden dönmüştü.
Hatta bugünkü kariyerini biraz da o kazadan artakalan kronik ağrı derdine borçluydu Elvan.
Ben sorunca...
"İnsan ağrıları nedeniyle büyük bir umutsuzluğa düşüyor ve hayattan kaçıyor" dedi hemen.
"Asıl felaket o noktada başlıyor. Hayattan kaçtıkça, ağrıya daha çok yakalanıyorsun!"
***

Öğrendim ki, çok değerli sağlık yazarı arkadaşımız Esra Tüzün uzun uzun söyleşmiş Elvan'la.
Stresle başa çıkamayışımızın nedenleri, iş, ilişki ve kilo streslerimiz hakkında konuşmuşlar. Söyleşi önümüzdeki günlerde Sabah'ta yayınlanacak, haberiniz olsun!
Ama Elvan Demirkan'ın kronik ağrılar konusunda altını çizdiği bir noktayı burada özellikle vurgulamak istiyorum.
"Hareketsizlik çözüm değil" diyor Elvan.
Şöyle anlatıyor...
"Kronik ağrısı olanlar hareketsizliği tercih ederler. Bedenlerinin limitlerini test etmekten kaçınırlar! Böylece hem kendileri hem de çevreleri için hayat kâbusa dönüşür. Atılacak ilk adım bu tercihe direnmektir!"

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.