27 Nisan 2018 Cuma11 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:24Güneş 06:01Öğle 13:08İkindi 16:55Akşam 20:03Yatsı 21:33
    • 19°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 16°C Afyon
    • 10°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 17°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 107.015 -0.36
  • Altın: 172,213 -0.84
  • Dolar: 4,0658 -0.91
  • Euro: 4,9307 -1.38

Olgunlaşıyoruz...

Haşmet Babaoğlu

Kayıtsız şartsız "değişim"lerden korkarım ben.
Yenilik fetişizmine kapılmaktan ve değişirken "iyi şeyleri" de arkada bırakmaktan çekinirim.
Ama söyleyin...
Gelişmeyi kim sevmez!
Kim sevmez olgunlaşmayı!
O yüzden "Yeni Türkiye"yi seviyorum.
Çünkü zorlanarak da olsa; kan ter içinde de kalsak; kabuğumuzu çatlatıyor, hamlığı geride bırakıyoruz.
Nasıl mı?
Tabii ki sorgulayarak, inceden inceye fark ederek, bazen istemeyerek bile olsa yüzleşerek...
Her sosyal sınıftan, her inançtan, her siyasi görüşten insan artık basmakalıp yargılara başkaldırıyor; tarihsel-sosyal gerçekleri sorguluyor.
Küçücük bir örnek vereceğim.
Detay gibi görünen bir örnek.
Çünkü cafcaflı siyaset yorumlarından daha iyi anlatıyor gelişmeyi!
***
Seçim günü oy vermek için okullara gittik, malum!
Hatıraları anılarımızdan asla silinmeyecek dershanelere geri döndük, koridorlarda dolaştık.
İlginçtir, 12 Haziran akşamına doğru konuştuğum birçok kişi...
Dershanelere asılmış "özlü sözler"in aşırı otoriter, militer ve hatta koyu ırkçı karakterinden yakındı.
"Küçücük çocuklara bunları mı aşılıyoruz?" diye dertlendiler.
"Neden Atatürk'ün çağdaş uygarlıkla ilgili sözleri, neden Yunus Emre veya Mevlana'nın insan sevgisiyle ilgili sözleri yok da, bunlar var?" dediler.
Sürekli savaşan, kendine benzemeyenleri aşağılayan ve bütün dünyaya düşman gözüyle bakan bir ülkeye "ışınlanmış" gibi hissetmişlerdi kendilerini.
Şaşkındılar.
Durumun kendi çocukluklarında da böyle olduğunu unutmuşlardı.
İlk kez görüyor gibiydiler.
Halbuki çok görmüşlerdi ama tatsız gerçeği belki ilk kez "fark" ediyorlardı.
Çünkü onlar da Türkiye toplumunun olgunlaşma sürecinin bir parçasıydılar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.