Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Pazar notları: Kendinle barışma!..

Pazar notları: Kendinle barışma!..

Anders Behring Breivik insanlıktan uzak bir canavarmış!.. Batılı gazeteler Norveçli cani hakkında yavaş yavaş bu tezi benimsemeye başladılar. "Beyaz Hıristiyanlığı" ve Avrupa milliyetçiliğini savunurken pek cici bulunan ve "seçkin" mahfellere kabul edilen adam 90 kişiyi öldürünce "canavar" oldu! Kim inanır buna! İslamofobi ve yabancı düşmanlığıyla beslenen Batı basını şimdi Breivik'i psikopat cani veya "insanlıktan uzak canavar" ilan ederek ellerini yıkamaya çalışacak... Yok, öyle yağma!
***
Siyasi suikastçiler ve katliamcıların psikopat bir yanları olduğu doğrudur ama en yalnız, en başına buyruk olanının bile resmi ideoloji "kuvöz"ünde beslenip büyütüldüğü unutulmamalı.
***
Bizim bürokratik oligarşinin başı her sıkıştığında toplumda Hıristiyan misyonerliği korkusunu pompaladığını; her melanetin altında bir "Ermeni parmağı" aradığını, bütün devlet hatalarının "yabancı mihrak"lara yıkıldığını hesaba katarak düşündüğünüzde... Ogün Samast veya Zirve katliamcılarının ortaya çıkışına şaşar mısınız?
***
"Ben kendimle barışık biriyim" diyor. Ona bakıyorum. Kim acaba barıştığı? Çünkü kendisi uzun zamandır ortalarda yok.
***
"Ben kendimle barıştım" diyor. Ona inanmalı mıyım? Belli ki bunun olgunlaşmakla, iç huzuruyla, kendini bilmekle falan ilgisi yok! Bakıyorum. Sürekli etrafındakileri kılıçtan geçiriyor. İnsanları aşağılıyor. Yoksa iki cephede birden savaşmaktansa, kendisiyle barış yapmayı mı seçmiş?
***
Kendisiyle hiç baş başa kalmamış olduğu her halinden belli biri iddia ediyor: "Artık kendimle barışık biriyim!" "Kendim" diyerek kimi kastediyor acaba?
***
Panik halinde kendinden kaçıp kalabalığa saklananlar bir süre sonra "iç"lerinden hiçbir ses gelmeyince, bunu "hah, işte artık kendimle barıştım" diye alkışlıyorlar. Gülsem mi, ağlasam mı!
***
Bazen ortaya çıkıp bağırmak istiyorum: "İçimizdeki hileciyi, hurdacıyı, dolapçıyı, yalancıyı, yavşağı yenmeden kendimizle barışmak yok!"
***
Dücane Cündioğlu "Kendine kendinde yer açmalısın" başlıklı muhteşem yazısında Kafka'dan bir hikâye anlatır... Kafka'ya sormuşlar; hiçbir eksiğin yok, niye üzülüyorsun ki? Şöyle cevaplamış: Haklısın, hiçbir eksiğim yok, kendimden gayrı!
***
Bize "ölmeden önce mutlaka görmemiz gereken 100 yer"i anlatan kitaplar içimde burukluk hissi yaratıyor. İyiler, hoşlar ama ölümden mal kaçırır gibi seyahat kaçırmaya çalışıyorlar! Oysa ne Rio Karnavalı ne Kalkan'da günbatımı bizimle birlikte gelecek mezara!.. Bütün bunların öleceğimiz için değil, şu an yaşamakta olduğumuz için bir anlamı var, eğer varsa...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Haşmet Babaoğlu Arşivi