23 Nisan 2018 Pazartesi6 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:32Güneş 06:07Öğle 13:09İkindi 16:54Akşam 19:58Yatsı 21:27
    • 12°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 110.932 -1.06
  • Altın: 175,230 0.06
  • Dolar: 4,0581 0.43
  • Euro: 4,9812 -0.14

Sevinç öte yana keder hep bu yana düşüyorsa...

Haşmet Babaoğlu

Son zamanlarda ne çok insandan duydum... Şöyle bir laf...
"Sevmeyi de, güvenmeyi de, değer vermeyi de abartıyoruz. O yüzden daha çok acı çekiyor, daha çok üzülüyoruz."
Bu iddiayı inançla dile getirenlerin yaşlarına baktım. İlginç. İki gruptan oluşuyorlar.
Birinci grup...
50'sine merdiven dayamış ve hayatı eniyle boyuyla tanımış olduğunu düşünenler.
İkinci grup...
"Yaşanacak ne varsa zaten şimdiden gördük!" havasındaki henüz 20'lerinin başlarında gençler. ???
***
Tamam! Hepimiz zaman zaman kendimize soruyoruz: Neden işler iyi gitmiyor?
Hayatımızın temel kavramları nasıl bu kadar eğrilip bükülebiliyor?
İhanet nasıl oluyor da özgürlük maskesi takabiliyor? Sadakat nasıl oluyor da kölelik olup çıkıyor?
İnsanı büyüten acılardır.
Hatta kimliğimizi inşa eden ne varsa çektiğimiz acıların harcındadır.
Ama büyük acılara yol açan küçük insanlara ne yapmalı?
Nerede tökezleyip düşüyoruz?
***
Bunları sormak iyi!
Fakat cevap bulmaya gelince iş değişiyor.
Kaçıyoruz çünkü!
Gerçeklerden, yüzleşmekten kaçıyoruz.
Kötü ilişkilerdeki sorumluluğumuzu hafifletme yolları arıyoruz.
Bu "sevmeyi, güvenmeyi, değer vermeyi abartıyoruz" iddiası da kendimizi kandırmak; egomuzu biraz daha okşamak ve hatalarımızı şık bir örtüyle kapatmaktan başka bir şey değil.
Çünkü abartıyorsak eğer...
Gerçek sevgiden, gerçek güvenden ve değerden söz etmek zordur. ???
***
Açıkça söylesek ya...
Çoğu zaman azıcık sevgi görebilmek uğruna, ne çok sevgi gösterisi yapıyoruz!
Sevgi sandığımız şey çoğu zaman bir başkasını "esir alma" operasyonu!
Ya güvenmek?
Aslında güvenmiyoruz, ya hayal kuruyoruz ya gözümüz kapalı teslim oluyoruz. Güven bu mudur?
Sonuç... Hüsran!
Oysa gerçekten sevmenin ve güvenmenin azı, çoğu, abartılısı, abartısızı yoktur!
Değer vermeye gelince...
Adı üzerinde...
Bir ölçü bu! Abartıyorsan, gerçekte değer bilmiyorsun demektir. Şımartmak, değer vermek değildir.
***
Sevinçler öte yana, sıkıntı ve keder hep bu yana mı düşüyor?
O zaman durup anlayabilsek keşke...
Hayallerimizin kırılması korkunç bir şey değildir. Yeni hayaller kurmak için, eskilerinin atılması gerekir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.