23 Nisan 2018 Pazartesi8 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:32Güneş 06:07Öğle 13:09İkindi 16:54Akşam 19:58Yatsı 21:27
    • 19°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 14°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 17°C Aydın
    • 11°C Balıkesir
  • BIST: 110.932 -1.06
  • Altın: 175,102 -0.02
  • Dolar: 4,0605 0.06
  • Euro: 4,9845 0.07

Hangi söz bitti, hangisi başlamalı!

Haşmet Babaoğlu

Acı bütün ağırlığıyla üzerimize çöktüğünde "yeter" diyoruz; "artık sözün bittiği yerdeyiz!"
Derin öfke ve çaresizliğin medyadaki "son sözü" bu oldu!
Ama düşünün şöyle bir...
Yıllardır ne çok söyledik, manşet yaptık, tekrarladık bu lafı ve sonunda naylonlaştı!
İçindeki "kırgınlık" duygusunu bile aktaramaz oldu.
En kötüsü de yavaş yavaş militarist bir mesaja dönüştü.
Oysa...
En korkunç savaşlar bile eninde sonunda biter. En keskin düşmanlıklar bile çözülür, öfkeler diner.
Ama söz bitmez.
Sonunda oturup konuşmamız gerekir.
Yani kırık dökük de olsa, bazen boğazımızda tıkanıp kalsa da söze muhtacız. Söz biterse, insanlık biter!
***
Doğru!
Vurulup düşen delikanlılar için bizim sözümüzün bir anlamı kalmadı artık!
Dün Kanat'ın (Atkaya) yazdığı gibi...
"Gözyaşlarının damlayamayacağı bir yerde...
Ajans görüntülerinin izlenemeyeceği bir yerde...
Kürsü konuşmalarının, meydan nutuklarının, toplantı çıkışı yapılacak açıklamaların ve elbette lanetleme/ kınama mesajlarının zerre miskal taşımadığı bir yerde...
24 genç beden yatıyordu."
Onlar sözümüzün bittiği yerdeler.
Onların geride kalan sevenleri için de teselli sözlerimiz ne kadar an lamlıdır, tartışılır!
***
Ama bu ülke...
Ve siyaset kurumu bilmeli ki...
Konuşmadan olmaz!
Ama hangi sözün bitmesi, hangisinin tam da şimdi başlaması gerektiğini iyi bilmek zorundayız.
Mesela arkasına savaş ve şiddetin saklandığı "barış" kavramına ihtiyacımız yok!
Savaş baronlarına teslim olmuş partiler ve savaşa bağımlı örgütler bizi klişe sloganlar ve parlak ifadelerle daha fazla kandıramazlar.
Köhnemiş barış sloganlarına değil, gerçekten barış siyasetinin yolunu açacak sözlere ihtiyacımız var.
BDP bunu beceremeyecekse Kürt halkının önünden çekilmelidir.
Daha fazla inkâr edemeyeceğimiz bir gerçek de şu...
Yaşadıklarımız semptomları bakımından elbette terördür ama dinamikleriyle ve son Çukurca saldırısında gördüğümüz haliyle basbayağı savaştır!
Terörle yoğunluğu artarak veya azalarak da olsa, sürekli mücadele edersin fakat savaşların kazananı yoktur, barışı vardır.
Öyle ya da böyle "barışın dili"ne hazırlanmak zorundayız.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.