26 Nisan 2018 Perşembe10 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:26Güneş 06:02Öğle 13:08İkindi 16:55Akşam 20:02Yatsı 21:31
    • 18°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 15°C Amasya
    • 13°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 107.401 -2.42
  • Altın: 173,640 -0.67
  • Dolar: 4,1031 0.40
  • Euro: 4,9999 -0.05

Hayatın tadı... Tatlı mı, ekşi mi, acı mı?

Haşmet Babaoğlu

Orta sınıftan insanlar arasında şöyle bir dert türedi...
Neymiş! Geç olmadan hayatın tadını çıkartmayı öğrenmek lazımmış!
Ama nasıl?
Popüler medya sürekli "hayattan tat almak için yapılması gerekenler" listeleri sunuyor.
Şu yemek yenmeli; bu giysiden edinmeli; o geziye çıkmalı; şu semte gitmeli; bu dükkâna uğramalı; o kitap okunmalı; şu müzik dinlenmeli, vd.
Bunlar basit kaçmaya başladığında, kendini helak edercesine fitness programlarına katılmak ve kişisel gelişim öğretilerine ilgi duymak gibi şeyler devreye giriyor.
İtirazım yok!
Çoğu içsel bir "üretim"den çok parayı bastırıp satın almaya dayanıyor da olsa...
Ucunda o güzelim sevinç duygusu saklıysa, itiraz etmem.
***

Fakat tam bu noktada durup sormak isterim...
Neden ortadaki manzara bir tat arayışından çok çatışmayı andırıyor?
Bakıyorum...
"Ne yapsak da hayattan tat almayı becersek" diye dertlenen 30'larındakiler...
Henüz 18'inde, bilemedin tam 20'sinde olup "hiçbir başarı ve tadı yakalayamıyorum" diye şimdiden hayatına küsenler...
Yavaş yavaş "benden bu iş geçti" demeye başlayan ve "talihli" saydığı akranlarına hasetle bakan 50'sindekiler...
Ne çoklar!
Ve hepsinde hoşluktan çok huzursuzluk; neşeden çok endişe hüküm sürüyor. Yalan mı!
***

Bana sorarsanız...
Mesela asma yaprağına yatırılmış ızgara sardalyenin bir tadı var, elbette! Enfestir!
Mesela güzel bir müzikle, iyi bir filmle tanışmanın; şehrin hoş semtlerinde dolaşıp kafelerde soluklanmanın; ruhu dinlendiren bir seyahate çıkmanın nasıl keyifli bir şey olduğunu kimse inkâr edemez!
Ama söyleyin...
Bunlar "hayatın tadı" konusunda fazla çıtır çerez kalmıyorlar mı?
Şu dünyada "nereden gelip nereye gittiğini" hiç sorgulamayan ve bir gram şeker için bir keçi boynuzundan ötekine koşturanlar hayatı tadabilirler mi?
Hem nasıldır hayatın tadı?
Tatlı mı? Pek az.
Ekşi mi? Bazen.
Acı mı? Çoğu zaman.
Tuzlu mu? Neredeyse, her zaman.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.