Resul Tosun

Resul Tosun

Mutabakat metnine muhalefet şerhi

Mutabakat metnine muhalefet şerhi

Bayramın ikinci günü Gaziantep'te çocukları da hunharca katleden terör eylemi, faillerinin bile kabullenemedikleri alçaklıkta bir eylemdi.

Bu eylem ülke çapında insani duyguların zirve yaptığı bir eylem oldu.

Buna rağmen akl-ı selim hâkim oldu ve hedeflenen taşkınlıklar yaşanmadı.

Yaşanmadı ama muhalif çevreleri bile bir araya getiren terör karşıtı bir mutabakata vesile oldu.

Terör örgütünün uzantısı oluşumlar dışında terörü kınamayan ne siyasi parti ne de sivil toplum örgütü kaldı.

Bu tepkiler arasında bence en önemlisi devletin iki numarasından geldi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek beyin basın mensuplarıyla yaptığı kahvaltıda açıkladığı mutabakat metni, ma'şeri vicdanın sesi olarak fevkalade önemliydi.

Cemil beyin bir vatandaş olarak hazırladığını söylediği 11 maddelik 'Teröre Karşı Ulusal Mutabakat' metnine fevkaladelik kazandıran faktör, Cemil beyin vatandaşlığı değil TBMM Başkanı olmasıydı. O da bu hususa 'isterseniz başkan olarak de değerlendirebilirsiniz' anlamındaki ifadesiyle zekice temas etmiş.

Baştan hemen sayın başkanı bu önemli çıkışı için tebrik etmemiz gerekir.

Yukarıda işaret ettiğim gibi ma'şeri vicdanın sesi olmuştur ve TBMM Başkanı'na yakışan da budur.

Mesela birinci maddede ifadesini bulan, 'Şiddeti ve terörü benimseyen hiçbir anlayış veya hareket tarzı kabul edilemez. Bu nedenle, hangi maksatla olursa olsun, terör ve şiddet yöntemlerine başvurulmasını, bunun mazur gösterilmesini, desteklenmesini ve teşvik edilmesini reddediyoruz' tespitine katılmayan sağduyu sahibi bir insan var mıdır?

Birinci maddenin son cümlesindeki silahları bırakma ve ikinci maddedeki birlikte hareket etme çağrısına teröre destek verenler dışında karşı çıkacak bir insan düşünemiyorum bile.

Sorunun çözümüne işaret eden altıncı madde ise yol gösterici mahiyette önemli bir noktaya işaret etmektedir. Diyor ki, 'Daha demokratik, daha eşitlikçi ve daha özgürlükçü bir devlet-toplum ilişkisi tesisi için yurttaşlarımızın bireysel hak ve özgürlüklerini çoğulculuk anlayışı çerçevesinde ve daha geniş bir bakış açısıyla güvence altına alacak yeni bir anayasa toplumun tüm kesimlerinin katılımı ve mutabakatı da sağlanmak suretiyle süratle hazırlanacaktır.'

Tabii buradaki 'hazırlanacaktır' ve metindeki diğer icracı ve yer yer buyurgan söylemi ben temenni olarak algılıyorum.

Mutabakat metninin altına 7. maddeye muhalefet şerhi koyarak ben de tereddütsüz imzamı atarım.

7. madde diyor ki, 'Güneydoğu Anadolu bölgesinin temel sorunlarından biri ekonomik kalkınmadır. Kalkınma hedefi bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak bu doğrultuda toplumsal ve kültürel yaşamdan idari yapılanmaya, ekonomik kalkınmadan bölgesel gelişmeye kadar bir dizi, iktisadi ve kültürel tedbir etkin bir şekilde uygulamaya konulacaktır. Bu tedbirlerin uygulanmasında üniter ve ulus devlet yapısına, idarenin bütünlüğüne ve idari vesayet ilkelerine zarar vermeyecek şekilde, yerel yönetimlerin daha güçlü bir idari ve mali yapıya kavuşturulması yaklaşımı benimsenecektir.'

Maddenin birinci ve ikinci cümlesine hiç itirazım yok, evet konulmalıdır. Ama üçüncü cümledeki, 'ulus devlet yapısı' ifadesine itirazım var.

Alınacak tedbirlerin ulus devlet yapısına aykırı olmamasına bir anlam veremediğim için itirazım var.

Terörün kendisine gerekçe olarak gösterdiği politikaların başında 'ulus devlet' politikası yok mu?

Cumhuriyetin kuruluşunda anasır-ı İslamiyye içinde bulunmaktan çekinmeyen Kürtler daha sonra ulus devlet politikasıyla küstürülmediler mi?

Üniter yapı kastediliyor desem üniter kelimesi zaten kullanılmış. Türkiye AB yerel yönetimler özerklik şartını imzalarken hatırladığım kadarıyla üniter yapıya halel getirecek maddelere zaten muhalefet şerhi koyarak imzalamıştı.

Ben mutabakat metnindeki ulus devlet ifadesi yerine demokratik hukuk devleti ifadesinin konulmasını tercih ederdim.

Ulus devlet kavramı birleştirici değil ötekileştirici bir kavram. Ulus devlet kavramı Kürt sorununun çözümüne katkıda da bulunmaz, aksine menfi tesir eder.

Ayrıca önemli bir eksiklik daha var. Mutabakat metnini TBMM web sayfasından alayım istedim, maalesef oraya konmamış.

Bu tarihi metnin başkanlık sitesinde yer almaması da büyük bir eksikliktir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Resul Tosun Arşivi