Ali Ferşadoğlu

Ali Ferşadoğlu

Dinimizde beden temizliği

Dinimizde beden temizliği

Maddî-manevî her sahadaki temizliğe ehemmiyet veren İslâmiyet’in bütün esasları insanlığın dünya ve ahiret mutluluğunu temine yöneliktir.
Dinimiz İslâm, henüz uykudan uyanılır uyanılmaz temizliği başlatır. Peygamberimiz (asm) ilk iş olarak ellerin yıkanması gerektiğine dikkat çeker: “El nerede geceledi bilemezsiniz.” (Buhârî, Vudû: 26.) buyurur. Zaten sabah namazını kılabilmek için abdest almak gerekmektedir.
Dinimiz, yatarken de el-yüz, ayak gibi uzuvların mikroplardan arındırılmasını tavsiye eder. Yatsı ve gece namazları için alınacak abdest, bunun ibâdetleşmiş şeklidir. Yatmadan önce abdest alınmasını tavsiye eden Peygamberimiz (asm), “Elinde bulaşık kokusu olduğu halde yıkamadan uyuyan kimseye herhangi bir rahatsızlık isabet ederse, kendisinden başkasında suç aramasın” uyarısında bulunmaktadır. (Tirmizî, Et’ime: 48; Müslim, Mesâcid: 72.) Her namazda, yüzünden Kur’ân okunacağı için de abdest alınır.
İslâmî terbiye sisteminde, yemeklerden ve herhangi bir şey yemeden önce ve sonra elleri yıkamanın öneminin vurgulandığını bilmeyenimiz yok.
Bir hadîs-i şerifte, “Evinizin önünden akan bir nehir olsa da, günde beş defa bu nehirde yıkansanız, üzerinizde kirden, pastan eser kalır mı hiç? İşte beş vakit namaz da böyledir, günahları siler süpürür” (Müslim, Mescid: 51; Buhârî, Merakid: 6.) buyurulmuştur.
Tırnak temizliği meselesi de her halde el temizliği ile ilgilidir. Yine Yüce Peygamberimiz (asm) bu hususta ne yapılacağını uygulamalı olarak ümmetine ders vermiştir.
Bir gün, Cuma namazından sonra tırnaklarını kesince, Enes’ten (ra) içine tırnaklarını gömmek için bir parça çamur istemiş, çamur parçasını yola atmayıp bir duvar kovuğuna koymasını emretmiş olduğunu, hadis-i şerîflerden öğreniyoruz. (A. Rıza Temel, İslâma göre İnsan Çevre İlişkisi, İnsanlığa Hizmet Vakfı Yayınları, 1992, s. 75.)
Evet, maddî-manevî her sahadaki temizliğe ehemmiyet veren İslâmiyet’in bütün esasları insanlığın dünya ve ahiret mutluluğunu temine yöneliktir. Ve “Şeriat-ı Muhammediye ve Sünnet-i Ahmediyede hiçbir mesele yoktur ki, müteaddit hikmetleri bulunmasın.” (11. Lem’a, 8. Nükte)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Ali Ferşadoğlu Arşivi