Asım Yenihaber

Asım Yenihaber

“Father” nasıl “mother” oldu?

“Father” nasıl “mother” oldu?

Niyazi ağzı bozuk bir ahbabım... Onu iki dakika dinlemeye tahammül edemem. Küfürsüz cümlesi olmaz. Baktım, Mısır’daki darbecilerin anasına sövüp duruyor. “Hop, bi dakka dedim! Anaya küfür yok!”

Meğer, işin aslı başkaymış!
Amerika’nın en meşhur gazetelerinden New York Times’e göre, Mısır’da darbe Muhammed Mursi’nin ABD’nin son teklifine “hayır” demesi üzerine kesinleşmiş. ABD elçisiyle yapılan son konuşmanın ardından bir yardımcısı toplantı odasından dışarıya şu mesajı yollamış: “Mother Amerika dedi ki, oyun bir saat içinde bitecek.”
Ve General Sisi işi bitirmiş!
Biz Amerika’yı hep “Baba” olarak bilirdik. Hani, meşhur “Gotfather” filmini hatırlayalım. Bütün kirli işler için racon kesen “Baba”yı yani.
Amerika dünyanın Godfather’ı olarak bilinirdi. Dünyanın ekonomisini, siyasetini nizamlayan, ülkelerini karıştıran, darbelerle veya işgallerle yön veren…
Demek ki o da tebdil gezmeye başlamış!
Darbelerin anası Amerika! Bunda şüphe yok! Siz neden bazı yayın organları, yazarlar, siyasiler darbe yandaşı tavır takınıyor zannediyorsunuz?
İşin içinde ABD varsa, darbe aleyhinde konuşamazsınız!
“Ama”lar, “fakat”lar, “yani”ler devreye girer.
“Mother ABD” neden bir saat içinde darbe istedi?
Filistin, Gazze Tayyip Erdoğan’ı bekliyor… Bu yüz yıllık hasret. Türkiye millî mücadelesini yürütürken, Filistin’in kalbi bizimle atıyordu. Türkiye kazanınca, Filistin de kazanacaktı.
Fakat öyle olmadı…Türkiye yönünü kendisine çevirmiş olan Irak, Suriye ve Filistin’i görmezden geldi veya görmezden gelmek zorunda kaldı. O zamanın Godfadır’ı İngiltere idi. Dünyaya o nizamat veriyordu. Lozan konferansında da son sözü o söyledi.
Lozan Konferansı… Temmuz ayındayız, beyler! Birileri yine bir süre sonra Lozan medhiyeleri düzecek.
Lozan, Türkiye’nin güle oynaya kabul ettiği tadil edilmiş Sevr’dir! Zaten konferansın adı, Türkiye’de bilindiği gibi “Lozan Konferansı” filan değildir. “Yakın Şark İşleri Konferansı”dır.
Yeni Türkiye’yi kuranlar, Osmanlı’yı yıkmayı, Hilafet’i kaldırmayı taahhüt ederek anlaşmayı imzaladılar!
O resim bir hacelet belgesidir: İsmet Paşa ve Türk heyeti, silindir şapkalarla (yani galip düşmanın kılığı ile) imza törenine giderler. Bu neye işaret eder?
Daha sonra yapılacak şapka devrimi dahil, yabancılaşma devrimlerine!
İngilizler, Osmanlı Devleti yıkılmadan İsrail’in kurulamayacağını gayet iyi biliyorlardı. Osmanlı’ya onun ekmeğini yiyenlere yıktırdılar. Lozan’da biz güya müstakil olduk, fakat bütün geri kalan Osmanlı mülkünün sömürgeleşmesini kabul ettik! Belki de gücümüz yetmeyeceğinden bunu yaptık.
Türkiye, Osmanlı’ya ve Osmanlı mülküne öyle bir mesafe koydu ki, İsrail’i ilk tanıyan Türkiye oldu. Cezayir’de Fransızların tarafında duran da Türkiye idi!
Türkiye kendiyle kavgalıydı, mazisiyle kavgalıydı, değerleriyle kavgalıydı. Daha açık söyleyelim: Dünya hükümranlarının, İngiltere’nin ve ABD’nin istemediğini yapmamaya söz vermişti.
21. yüzyılda, Türkiye bir değişim sürecine girdi. Kendisiyle, halkıyla kavga etmek yerine, barışmak, değerleri üzerinde yükselmek yolunu seçti.
İşte o zaman Türkiye dünyanın yükselen yıldızı oldu. Filistin başta olmak üzere İslâm dünyasının ümidi oldu.
Türkiye Başbakanı’nın Gazze’ye gitmesi, Filistin’e destek vermesi hayati önemde bir çıkıştır. İsrail’e, onun arkaplanındaki ABD’ye posta koymaktır!
İsrail elbette Erdoğan’ın bu gezisini hiç mi hiç istemiyor. ABD de istemediğini en yetkili ağızlardan açıkça beyan eti… Bu seyahatin önünü kesmek için önce Gezi tertibi yapıldı. İstedikleri sonucu alamadılar. Sonra da Mısır darbesi!
Bu bir komplo teorisi mi?
Hayır “operasyon!” Mother Amerika’nın operasyonu!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Asım Yenihaber Arşivi