D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Osmanlıcanın “ayın”ı

Osmanlıcanın “ayın”ı

Son günlerde osmanlıca ile ilgili çok yazıldı çizildi. Osmanlıca düşmanı kesimin hâli malum. Onlar bilgi düşmanı, sımsıkı direniyorlar, bilmek istemiyorlar, bilmek isteyenleri de istemiyorlar! 

Osmanlıca ile dost görünen milliyetçilerin bazıları da bunlarla aynı safta: “Bilseler ne olacak, zaten bilinemez!” iddiasındalar. 

Bunlar osmanlıcaya Osmanlı yazısıyla karşı çıkmaya kalkışmışlar “hırsız” yazacaklarına “habersiz” yazmışlar; böylece mevzudan habersiz olduklarını ortaya koymuşlar! 

Taibiî son zamanlarda bir hayli osmanlıca taraftarı da türedi. 

Bunların içinde osmanlıcanın “o” sunu bilmeyenler var, diyeceğim ama Osman, Osmanlı ve osmanlıca “o” ile yazılmaz. Zaten Osmanlı alfabesinde "o" harfi yok!

Osmanlıca “ayın”la yazılır! Bu yüzden osmanlıcanın “a”sını bilmeyenler desek yeri var!

Yıllardır yazıyor çiziyoruz, hem harf inkılâbı ile ilgili, hem dil devrimi ile. Türkiye’de kültürel bir soykırım yapıldığını, dilden kelime tasfiyesinin etnik soykırımlarla benzerliğini delilleriyle ortaya koyuyoruz. Öztürkçeleştirme iddiasının yerleşik ve zengin türkçeyi, hani "osmanlıca" deniliyor ya, onu zayıflattığını, fakat yerine geçemediğini; buna karşılık fransızca ve ingilizce kaynaklı latince kelimelerin dilimizi istila ettiğini... Artık sadece fen bilimlerinin değil, sosyal ilimlerin terminolojisinin de latince kökenli hâle geldiğini... 

Bunları yıllarca yazdık. Okur yazar camiadan değil bir destek, her hangi bir yaklaşım dahi göremedik. Bilenlerin malûmu, ilk baskısı 1981’de yapılan bir sözlüğümüz var. Millî Eğitim Bakanlığı bu sözlüğü yayınlanmasından bir süre sonra orta öğretim kurumlarına ve öğretmenlere tavsiye etti.

Bunun ne faydası olduğunu hâlâ tam olarak bilemiyorum. Ya aynı bakanlığın 28 Şubat döneminde bu sözlüğü yasakladığını bilen var mı? 

Bu konuyla ilgili ilk hareketin dönemin DYP’li Millî Eğitim Bakanı'ndan geldiğini ve bu zatın halen Ak Parti’nin muteber bir milletvekili olduğunu bilen var mı? Refahyol bakanı bu zat alelacele sözlüğün tavsiye kararını iptal ettirdi. Gerekçe: Sözlüğün genişletilip geliştirilmesi, bunun da bakanlığa haber vermeden yapılması!

Sen sözlüğü nasıl genişletebilirsin? Otur oturduğun yerde!

Bu memleketinden “kahraman” zatın sözlüğü eline alıp bakmadığını, iddiaların doğru olup olmadığı konusunda bir zahmete girmediğini tahmin edebilirsiniz. Bu saçma sebebi bir tarafa bırakırsak, asıl iptal sebebi sözlükteki laiklik tariflerinden biri: Laikliğin objektif tarifleri yapıldıktan sonra, “dinsizlik” anlamına geldiği de belirtiliyor.  

Tabii bu gayretkeşlik bakanı kurtarmadı. Refahyol yıkıldı. Bu zat da daha sonra AK Parti'nin muteber vekillerinden oldu. Meclis’teki sandalyesini 25 yıldır koruyor! Bundan sonra da koruyacağından şüpheniz olmasın!

Fakat bu bakanın saçma sapan iptal gerekçesi gerçek 28 şubatçıları kesmedi. 2000 yılında 4 ümmiye, ikisi edebiyat ikisi tarih öğretmeni olduğuna bakmayın, ancak bir ümmi, hayatında sözlük görmemiş birileri böyle bir rapora imza atabilir, iptal raporu hazırlattılar.  

İptal raporundan ibretlik örnekler: Sözlüğün hem türkçe hem osmanlıca hem de yabancı dillerden alınan sözcüklerden oluşturulduğu...Sanki böyle olmayan bir sözlük varmış gibi! Dil devriminin en keskin dönemlerinde bile sözlüklerde arapça ve farsça kelimeler vardı. 

Sözcükler açıklanırken arapça ve farsça karşılıklarının verildiği (mesela sığdırmak açıklanırken "istiab" kelimesi kullanılmış. Hey ahmak kafa, senin Millî marşının şairi ne diyor bak: Seni ancak ebediyyetler eder istiab!

Gereksiz yere deyim ve atasözlerine yer verildiği...

Bölüm başlarında  yer alan ç, ş gibi harflerin çengellerinin Arap harflerinde “de” harfinin yazılışına benzediği...

Daha ne komiklikler! Talim ve Terbiye o sırada bir komedi sahnesine dönüştürülmüştü. 

Son aktardığımız komiklik nereden kaynaklanıyor peki? Sözlüğün dizgi karakterleri Apple Macintosh bilgisayarlarının kullandığı harf karakterleri arasından seçilmişti ve fontun adı “zapf chancery” idi!

O zamanki gayri ciddilerin bugünkü ciddi görünümlülerden farkı ne ola ki? Çileden kaynaklanan kanaat değil, siyaset havası ağır basıyor. Dün de böyle idi, bugün de.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
D.Mehmet Doğan Arşivi