Cihangir İşbilir

Cihangir İşbilir

Rusya’nın Suriye Manevraları

Rusya’nın Suriye Manevraları

Uluslararası birçok meselede olduğu gibi Suriye krizine müdahil aktörler konusunda da medya, akademi ve düşünce kuruluşları maalesef sığ ve geriden yorumlarla günü kurtarmaya devam ediyorlar. 

Dünyayı çalkalayan birçok kriz yanıbaşımızda gerçekleştiği halde, komşu ülkelerle ilgili donanımlı uzman ve bu krizleri derinlemesine takip edecek medya mensubu maalesef hâlâ yeterli sayı ve kalitede değil. ‘Kes-tercüme et-yapıştır medyası’ ve sahadan kopuk ‘papağan entelektüeller’le bir yere kadar… 

Konumuz medya değil elbette; Rusya’nın Suriye manevraları…

RUSYA VE İRAN İTTİFAKI 

Rusya’nın Suriye’deki etkinliğinin son haftalarda artması başta ABD olmak üzere uluslararası çevreleri tedirgin etti ve harekete geçirdi. ABD Başkanı Obama, Rusya’nın Esed’e desteğini tasvip etmediklerini söylemekle kalmadı; Rusya’daki Müslüman nüfus üzerinden diplomatik bir dille Rusya’yı uyardı. Suriye’deki tüm kırmızı çizgilerini unutarak aslında Esed’e dolaylı olarak destek veren ve Suriyelileri hayal kırıklığına uğratan Obama, Rusya’nın Esed’in yanında durmasını ‘başarısızlığa mahkûm bir strateji’ olarak tanımladı. Rusya dışişleri bakanı Lavrov, başta ABD olmak üzere diğer uluslararası aktörler gibi Suriye’deki varlıklarını DAEŞ’le gerekçelendirerek, DAEŞ’e karşı en etkili silahlı gücün Esed rejimi ordusu olduğunu, DAEŞ’i mağlup etmek için hava harekâtının yeterli olmadığını, mutlaka kara harekâtı yapmak gerektiğini ifade etti ve bütün ülkeleri Suriye rejimine desteğe davet etti. 

Tahran’dan vazgeçse Şam’ı bırakmayacak kadar Suriye krizinde taraf olan ve “Esed bizim kırmızı çizgimizdir” diyen İran için Rusya’nın son tavrı  paha biçilmez bir fırsat olarak okunuyor ve nükleer anlaşmayı imzalayan ve Batı ile ‘bahar’ havası yaşayan İran, Rusya ile Suriye üzerinden geliştirdiği ittifak ilişkisi ile Suriye politikasını da sağlama almak istiyor. Suriye’deki varlığını ve Esed rejimi ile kurulan köklü ekonomik ve askeri ilişkileri stratejik olarak vazgeçilmez gören ve bölgedeki boşluğu Doğu Akdeniz’deki jeopolitik hesapları için bulunmaz bir fırsat olarak kabul eden Rusya ise onbinlerce teknik elemanına, krizin başından beri devam eden uydu ve istihbarat desteğine, boğazlardan ve havadan taşıdığı muharip güçler ve ağır silahları ilave ederek Suriye krizinde her geçen gün daha da zor durumda kalan ve çıkmaza giren Esed rejimine şimdi açıktan destek veriyor ve DAEŞ’e karşı oluşturulan koalisyona ve sözde Esed karşıtı ülkelere de meydan okuyor...    

RUSYA TERÖRÜ DAVET EDİYOR! 

Suriye’de bugün tahminen yüz bini aşkın Rus yaşıyor. Rusya’nın Suriye ile 40 yılı aşkındır devam eden köklü ilişkileri bir yana 4 yıldan bu yana Esed rejimi ile 4 milyar dolarlık askeri anlaşma yapması ve Rus şirketlerinin Suriye’deki 20 milyar doları aşkın yatırımları Putin’in 2000 yılından beri adım adım uyguladığı ‘büyük güç’ olma planı için elverişli bir zemin olarak görülüyor. Ancak bu süreçte yüzbinlerce insanın ölümünden ve milyolarca Suriyelinin yer değiştirmesinden sorumlu olan Suriye rejimine açılan sınırsız kredi Obama’nın da altını çizdiği gibi bumerang etkisi yaparak, Kafkas kökenli müntesipleri de olan DAEŞ eylemlerini Rusya içine daha çok davet edebilir. Rusya’nın ‘terörle mücadele’ adına devlet terörü uygulayan Esed’i İran gibi korumaya alması krizi derinleştirmekle kalmayacak, şiddet sarmalını daha da çetrefil hale getirecektir. 

Meselenin Türkiye-Rusya ilişkileri boyutunu ise bir başka yazıda değerlendirelim… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Cihangir İşbilir Arşivi