D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Bir İttifak Ekseni: İran, Rusya, Ermenistan

Bir İttifak Ekseni: İran, Rusya, Ermenistan

1990’larda Türkiye Yazarlar Birliği heyeti bir İran seyahatı yaptı. Tabii ezan duyurularının dahi Türkçe yapıldığı Tebriz’de başladı programımız. İşte Erk Kal’asını dolaşırken işittik bu duyuruyu: “Tebriz-i şarkî vaktiyle gün orta ezanı.” Yani, doğu Tebriz vaktine göre öğle ezanı...

Galiba Ayetullah Cenneti idi... Hayli yaşlı bir molla. Tebriz’de Şairler Kabristanı’ndan sonra onu da ziyaret etmiştik. Türkler ve Osmanlı için güzel sözler söylemişti. “Osmanlı İslâm dünyasına siper oldu, emperyalist saldırıları önledi” gibi...

Safevi Şahı İsmail’in Osmanlı yenilgisinin İran’da nasıl bir kırılmaya yol açtığını anlamak zor değil. İran’da bu psikolojiden kurtulmak isteyenler de olmuştur elbette. Isfahan’da meşhur Cihil sütun/Kırk sütun sarayında kocaman bir duvar resminde Osmanlı ordusunun Safevi ordusunu mağlup etmesi tasvir ediliyordu. Sağ tarafta Osmanlı ordusu, bizdeki imajın aksine, gür sakallı bir Sultan Selim ve savaşın gidişini tayin eden topları... Resmin sağ alt köşesine Safevî ordusunun mühimmat eksikliğinden yenildiği yazılmış.  

Resmin İran’ı Safeviler’den alan Kacar hanedanı döneminde yapıldığını belirtelim... 

Osmanlı İran mücadelesinin yüzyıllar boyu sürdüğünü unutmayalım ve bu mücadelede Batılıların nasıl tavır aldığını da akıldan çıkarmayalım. İran’la Kasr-ı Şirin’den beri değişmeyen sınırlarımız var. Fakat ne zaman ki İran kendinde güç hissetmiştir, Türkiye ile ilgili bir takım hesaplar devreye girer. Şah zamanında bu hissedilir hale gelmişti. 

(İslâm) inkılâbı, İran’ı İslâm dünyasında etkili hale getirdi. İslâm dünyasının yüzde 15’ini temsil eden Şii kesimi aşan daha umumi mesajlarla işe başladı İran, zamanla milli köklerine döndü. Başta külliyen reddedilen İslâm öncesi dönem tarihi ön plana çıktı. Tahran’a son gidişimizde konferans salonuna böyle bir maketin içinden geçerek girdiğimizi hatırlıyorum. 

İran’ın Şii siyaseti Irak’ta, bazı Körfez ülkelerinde yansımasını buldu. Suriye’de tam tecessüm etti. Türkiye’ye sınır komşusu Suriye’den uzak durmamızı telkin edenler, İran’ın sınırı olmadığı halde Suriye’de asker bulundurmasını, çok sayıda generalini savaşta kaybetmesini sorgulamayı akıllarından bile geçirmiyorlar. 

Rusya’nın değişmez Akdeniz hayallerini Suriye krizi ile somutlaşırmaya yürürken sahada en büyük destekçisi İran. 

İran devrimine baştan beri sıcak bakmadım. O zamanki heyecan dalgasının dışında kalmaya çalıştım. İslâm devriminin İran’da patlak vermesini bir emperyalist hile olarak gördüm. Şimdi bu hissiyatım doğrulanıyor. İran biraz daha kendinde güç hissetse, Türkiye’ye karşı bir takım unsurları harekete geçirecek, nitekim Irak’ta bunun alâmetleri hissediliyor. 

Türkiye’nin son dönem siyaseti İran’la kriz çıkarmamak üzerine kurulmuştur desek yanlış olmaz. ABD ile nükleer krizinde Türkiye’nin İran’dan yana koyduğu ağırlık bu ülkede karşılığını bulsa idi, bugün bu noktaya gelinmez idi. 

İran-Türkiye çatışmasında Rusya yanında küçük Ermenistan’ın da mevzi alacağı beyanlardan anlaşılıyor. 

Velhasıl yeni bir şer ekseni ile karşı karşıyayız! 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum
D.Mehmet Doğan Arşivi