24 Nisan 2018 Salı9 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:30Güneş 06:05Öğle 13:08İkindi 16:55Akşam 20:00Yatsı 21:28
    • 25°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 15°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 21°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 24°C Aydın
    • 22°C Balıkesir
  • BIST: 110.145 -0.71
  • Altın: 174,438 -0.33
  • Dolar: 4,0874 0.66
  • Euro: 4,9915 0.14

Sonunda sevinç çiçekleri!

Haşmet Babaoğlu

Hâlâ kulağımıza, zihnimize, gönlümüze en derinden seslenebilen duygu sevgi ise...
Şu hoyrat modern ilişkiler dünyasında bile hâlâ çözümün "sevgi"de olduğuna inanıyorsak...
Bir yerde hata yaptığımız açık!
Belki sevgi dediğimiz hallerin sevgiyle ilgisi yok!
Belki de sevmeyi yeniden öğrenmeye başlamalıyız.
Diyorum ki... 
Bitkileri sevmekle başlayalım...
Var mısınız?
Tabii biraz cesaret ve çokça sabır gerekiyor. 

***
"Sevgi" denince zihnimizde uyanan acı tat nedendir? Bu haksızlık değil mi?
Neden severken içimizde sevinç hep endişeyle el eledir?
Kaybetmek korkusundan mı?
Karşılık alamamaktan ve aldığımız karşılıktan kuşkulanmaktan mı?
Eğer böyleyse şunu da sormalıyız kendimize? Gerçekten seviyor muyuz, yoksa sahip olmaya mı çalışıyoruz?
Sonuçta ortaya çıkan tabloyu iyi tanıyoruz: Sevilmek için sevenler; severek köleleştirenler; sevgi arsızları, sevme beceriksizliklerini mızmızlıkla örtmeye çalışanlar,severek öldürenler... 
***
Bana sorarsanız...
Sevgiye dair ezberlerimizi, alışkanlıklarımızı, basmakalıp tutumlarımızı bir yana bırakıpyavaş yavaş pratik yapmalı. 
Nasıl mı?
Dediğim gibi, bitkileri sevmekle başlamalı.
Kolay değil tabii!
Bitkileri sevdiğini söyleyen nice kişi bu eşsiz varlıkların kendi bildikleri zaman ve yoluseçmek konusundaki ısrarları karşısında yorulup vazgeçiyor.
Öyledir çünkü.
Hayallerimize, projelerimize, hesabımıza kitabımıza uymaz bitkiler. 
Diz çökmezler, kandırmazlar, yalan söylemezler. 
Anlayacağınız, aşk için gözyaşı dökmek yerine kendine ağlamaya yatkın günümüz insanının kolayca altından kalkacağı bir iş değildir bitkileri sevmek.
Fakat bir kez yol tutuldu mu...
Bir kez almayı beklemeksizin vermenin hazlarını öğrendik mi... 
Sonunda bir bakarız ki, yaprakların arasında dünya güzeli sevinç çiçekleri... 
(NOT: Dün tam bambaşka şeyler yazmaya oturmuşken, yeğenim Arda "Bak, 90'lı yıllardan bu yazını saklamışım" diyerek "Sonunda sevinç çiçekleri" başlıklı yazımı gönderdi. Hatırladığım kadarıyla bu konuya daha sonraki yıllarda da değinmiştim. Ama ilk halini biraz elden geçirerek buraya almanın iyi olacağını düşündüm!)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.